dask

ABD'deki 195 şehirde kış mevsimi ortalama 9 gün kısaldı

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 08.04.2026 - 11:51, Güncelleme: 08.04.2026 - 12:56 11 kez okundu.
 

ABD'deki 195 şehirde kış mevsimi ortalama 9 gün kısaldı

- İstanbul Teknik Üniversitesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Deniz Demirhan: - "Amerika'daki sonuç, ülkemiz için yapılan analizlerle ve IPCC raporlarıyla şu açıdan uyumludur, ısınma arttıkça iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirmektedir. Bu değişimler, kar örtüsünde azalma ve aşırı yağışlarda artıştır" - "Kış tanımımızda ve kışın ölçülen meteorolojik parametrelerde değişiklik oluyor. Küresel olarak iklimsel sıcaklık ve yağış ortalaması ile sıcaklık ve yağış dağılımı değişmektedir"
İSTANBUL (AA) - YEŞİM YÜKSEL - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Deniz Demirhan, sıcaklık artışlarının iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirdiğini belirterek, "Küresel olarak iklimsel sıcaklık ve yağış ortalaması ile sıcaklık ve yağış dağılımı değişmektedir." dedi. İklim araştırma kuruluşu Climate Central tarafından yayımlanan "ABD'deki 195 şehirde kışlar kısalıyor" başlıklı çalışmada, 1970'ten bu yana kış mevsiminde meydana gelen değişimler incelendi. Çalışmada, 1970-1997 döneminin en soğuk 90 ardışık günü belirlendi ve bu kış benzeri sıcaklıkların sıklığı son 28 yıllık dönemi kapsayan 1998-2025 yıllarıyla karşılaştırıldı. Elde edilen bulgulara göre, ABD'deki 245 büyük şehrin 195'inde kış mevsimi ortalama 9 gün kısaldı ve kış benzeri sıcaklıklar 1970-1997'ye kıyasla daha geç başlayıp erken sona erdi. - Bazı şehirlerde kışlar uzadı Analiz edilen şehirlerin yaklaşık 37'sinde kışlar uzarken, okyanus etkisi mevsimsel sıcaklık değişimlerini sınırlayarak özellikle California kıyıları ve Ohio Vadisi'nde belirginleşiyor. Kuzey yarım kürede yazların daha uzun ve sıcak, kışların ise daha kısa ve ılık geçmesinin temel nedeni olarak ısıyı hapseden karbon kirliliği gösteriliyor. Daha sıcak geçen kış ayları, dağlardaki kar örtüsünde azalışa yol açarak su talebindeki riskleri de beraberinde getiriyor. Ilıman kışlar, spor, rekreasyon ve yerel ekonomileri olumsuz etkiliyor. Colorado'nun bazı bölgelerinde şiddetli kar kıtlığı nedeniyle kayak merkezi ziyaretleri bu yıl yüzde 20 azaldı. - "Havanın ısınması, şiddetli yağışları da tetikliyor" İklim değişikliğinin kış mevsimi üzerindeki etkilerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dr. Öğretim Üyesi Deniz Demirhan, kış mevsiminin halen 3 ay sürdüğünü ancak soğuk havaların daha geç başlayıp daha erken bittiğini söyledi. İklim değişikliğinin, kış mevsiminin tamamını aynı şekilde etkilemediğini belirten Demirhan, "artık kışın kar yağmayacak" ya da "çok soğuk günler olmayacak" gibi ifadeler kullanmanın mümkün olmadığını kaydetti. Demirhan, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporlarında kar örtüsünün dünyanın birçok noktasında azaldığına dair veriler bulunduğunu dile getiren Demirhan, şunları kaydetti: "Bu da kışın 'karla yaşanan' bölümünün kısalması anlamına geliyor. Sonuç olarak 'kışlar ısınıyor' demek, 'kış fırtınaları, kuvvetli sağanak yağışlar, dolu bitti' demek değildir. Çünkü aslında havanın ısınması, şiddetli yağışları da tetikliyor. IPCC, aşırı yağışların şiddetlenmesinin temel mekanizmasının daha sıcak havanın daha fazla su buharı taşıması olduğunu ve bunun yaklaşık 1 derece ısınmada yaklaşık yüzde 7 mertebesinde havada nem içerme kapasitesinden artış olduğunu söylüyor. Bu, sıcaklık hala 0 derece civarının altındaysa, artan nem daha yoğun kar yağmasına neden olabilir anlamına gelir. Ancak 0 derecenin üstüne çıkıldığında aynı sistem yağmura döner ve bu sefer de taşkın riski büyür." - "Isınma arttıkça iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirmektedir" Söz konusu çalışmada kış mevsiminin takvimle değil, sıcaklıkla tanımlandığını hatırlatan Demirhan, çalışma sonuçlarına göre 90 günlük kış döneminde 9 günlük kısalmanın yüzde 10'luk bir gün azalışına denk geldiğini aktardı. Demirhan, uzun vadede iklim değişikliğinde de benzer bir beklenti olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "İnsanların günlük hayatta hissettiği 'mevsimler mi kayıyor' sorusunu doğrudan ölçüyor. Ancak biz iklimsel analizlerimizde 'kışlar kısaldı' değil, 'kışların tanımı' değişti diyoruz. Artık kışlar daha ılık ancak sıcaklık, yağış ekstremlerinin daha sıklıkla yaşandığı dönemler olarak tanımlanabilir. Amerika'daki sonuç, ülkemiz için yapılan analizlerle ve IPCC raporlarıyla şu açıdan uyumludur, ısınma arttıkça iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirmektedir. Bu değişimler kar örtüsünde azalma ve aşırı yağışlarda artıştır. Kış tanımımızda ve kışın ölçülen meteorolojik parametrelerde değişiklik oluyor. Küresel olarak iklimsel sıcaklık ve yağış ortalaması ile sıcaklık ve yağış dağılımı değişmektedir. Çünkü IPCC'nin çalışmasında, dünyanın pek çok bölgesinde, günlük sıcaklıkların arttığı ve bunun soğuk uçları seyrekleştirdiğini yani herkesin anlayacağı şekilde 'havanın artık o kadar da çok soğumadığı' belirtilmiştir." IPCC'ye göre iklim değişikliğinin dünya genelinde deniz, kara ve tatlı su ekosistemlerini değiştirdiğine işaret eden Demirhan, buna tür kayıpları, hastalık artışları ve bazı yerlerde kitlesel ölümlerin de dahil olduğunun altını çizdi. Demirhan, daha sıcak geçen kış mevsiminin yer altı su kaynaklarını ve su kalitesini olumsuz etkilediğine değinerek, buzullarda ve donmuş zeminlerdeki bazı bakteri ve kirleticilerin erime sonucu su kaynaklarına karışabileceğini, bunun da su güvenliğini tehlikeye sokabileceğini söyledi. - Isınma, riskleri beraberinde getiriyor Öte yandan Demirhan, sıcak geçen kışların artması halinde gelecekte karşı karşıya kalınabilecek riskleri şöyle anlattı: "Ülkemizde, 1991-2020 uzun yıllar kış mevsimi ortalaması 3,9 derece ancak 2025 kış mevsimi, bundan 0,8 derece daha sıcaktır. Yani 2025 kış mevsiminde sıcaklığımız 4,7 dereceye çıkmış. Biz 2010'dan bu yana çoğunlukla ortalamadan daha sıcak kışlar yaşıyoruz. Bunun bazı riskleri var. Bunlar arasında su kıtlığı ve taşkın aynı anda bulunuyor. İklim değişikliği su güvenliğini etkiler. Aynı anda hem daha şiddetli yağış ve taşkın hem de daha uzun kurak dönemler gibi 'uçlar' birlikte yaşanır. Seller ve kuraklık nedeniyle toplu göçler artabilir. Orman yangınları kuvvetli rüzgar, nemsiz ve kurak ortamlar sebebiyle günümüzde sıklıkla ortaya çıkar hale gelmiştir. Endemik tür kayıpları, insan yaşamı kaybı, büyük miktarlarda mal kaybı ve toplu göçler ortaya çıkabilir. Kar ve buz kaybına bağlı riskler artar, ortalama sıcaklık arttıkça kar örtüsü ve donmuş alanlardaki buzlar da azalmaya başlar. Bu azalma, dağlık bölgelerde heyelan, çığ, yağmur ve kar taşkınları gibi tehlikelerin sıklık ve şiddetini de etkileyebilir. Ekosistem kayıpları ve biyolojik riskler artar. Tarım ve gıda güvenliği konuları daha kırılgan hale gelir." Sıcaklıkların artmasıyla ortaya çıkabilecek potansiyel risklerin çevre ve insan üzerinde oluşturduğu riskleri en aza indirmek için öncelikle emisyonların azaltılması gerektiğinin altını çizen Demirhan, ikinci en önemli konunun ise iklim değişikliğine uyum politikaları olduğunu sözlerine ekledi.
- İstanbul Teknik Üniversitesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Deniz Demirhan: - "Amerika'daki sonuç, ülkemiz için yapılan analizlerle ve IPCC raporlarıyla şu açıdan uyumludur, ısınma arttıkça iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirmektedir. Bu değişimler, kar örtüsünde azalma ve aşırı yağışlarda artıştır" - "Kış tanımımızda ve kışın ölçülen meteorolojik parametrelerde değişiklik oluyor. Küresel olarak iklimsel sıcaklık ve yağış ortalaması ile sıcaklık ve yağış dağılımı değişmektedir"

İSTANBUL (AA) - YEŞİM YÜKSEL - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Deniz Demirhan, sıcaklık artışlarının iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirdiğini belirterek, "Küresel olarak iklimsel sıcaklık ve yağış ortalaması ile sıcaklık ve yağış dağılımı değişmektedir." dedi.

İklim araştırma kuruluşu Climate Central tarafından yayımlanan "ABD'deki 195 şehirde kışlar kısalıyor" başlıklı çalışmada, 1970'ten bu yana kış mevsiminde meydana gelen değişimler incelendi.

Çalışmada, 1970-1997 döneminin en soğuk 90 ardışık günü belirlendi ve bu kış benzeri sıcaklıkların sıklığı son 28 yıllık dönemi kapsayan 1998-2025 yıllarıyla karşılaştırıldı.

Elde edilen bulgulara göre, ABD'deki 245 büyük şehrin 195'inde kış mevsimi ortalama 9 gün kısaldı ve kış benzeri sıcaklıklar 1970-1997'ye kıyasla daha geç başlayıp erken sona erdi.

- Bazı şehirlerde kışlar uzadı

Analiz edilen şehirlerin yaklaşık 37'sinde kışlar uzarken, okyanus etkisi mevsimsel sıcaklık değişimlerini sınırlayarak özellikle California kıyıları ve Ohio Vadisi'nde belirginleşiyor.

Kuzey yarım kürede yazların daha uzun ve sıcak, kışların ise daha kısa ve ılık geçmesinin temel nedeni olarak ısıyı hapseden karbon kirliliği gösteriliyor.

Daha sıcak geçen kış ayları, dağlardaki kar örtüsünde azalışa yol açarak su talebindeki riskleri de beraberinde getiriyor.

Ilıman kışlar, spor, rekreasyon ve yerel ekonomileri olumsuz etkiliyor. Colorado'nun bazı bölgelerinde şiddetli kar kıtlığı nedeniyle kayak merkezi ziyaretleri bu yıl yüzde 20 azaldı.

- "Havanın ısınması, şiddetli yağışları da tetikliyor"

İklim değişikliğinin kış mevsimi üzerindeki etkilerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dr. Öğretim Üyesi Deniz Demirhan, kış mevsiminin halen 3 ay sürdüğünü ancak soğuk havaların daha geç başlayıp daha erken bittiğini söyledi.

İklim değişikliğinin, kış mevsiminin tamamını aynı şekilde etkilemediğini belirten Demirhan, "artık kışın kar yağmayacak" ya da "çok soğuk günler olmayacak" gibi ifadeler kullanmanın mümkün olmadığını kaydetti.

Demirhan, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporlarında kar örtüsünün dünyanın birçok noktasında azaldığına dair veriler bulunduğunu dile getiren Demirhan, şunları kaydetti:

"Bu da kışın 'karla yaşanan' bölümünün kısalması anlamına geliyor. Sonuç olarak 'kışlar ısınıyor' demek, 'kış fırtınaları, kuvvetli sağanak yağışlar, dolu bitti' demek değildir. Çünkü aslında havanın ısınması, şiddetli yağışları da tetikliyor. IPCC, aşırı yağışların şiddetlenmesinin temel mekanizmasının daha sıcak havanın daha fazla su buharı taşıması olduğunu ve bunun yaklaşık 1 derece ısınmada yaklaşık yüzde 7 mertebesinde havada nem içerme kapasitesinden artış olduğunu söylüyor. Bu, sıcaklık hala 0 derece civarının altındaysa, artan nem daha yoğun kar yağmasına neden olabilir anlamına gelir. Ancak 0 derecenin üstüne çıkıldığında aynı sistem yağmura döner ve bu sefer de taşkın riski büyür."

- "Isınma arttıkça iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirmektedir"

Söz konusu çalışmada kış mevsiminin takvimle değil, sıcaklıkla tanımlandığını hatırlatan Demirhan, çalışma sonuçlarına göre 90 günlük kış döneminde 9 günlük kısalmanın yüzde 10'luk bir gün azalışına denk geldiğini aktardı.

Demirhan, uzun vadede iklim değişikliğinde de benzer bir beklenti olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"İnsanların günlük hayatta hissettiği 'mevsimler mi kayıyor' sorusunu doğrudan ölçüyor. Ancak biz iklimsel analizlerimizde 'kışlar kısaldı' değil, 'kışların tanımı' değişti diyoruz. Artık kışlar daha ılık ancak sıcaklık, yağış ekstremlerinin daha sıklıkla yaşandığı dönemler olarak tanımlanabilir. Amerika'daki sonuç, ülkemiz için yapılan analizlerle ve IPCC raporlarıyla şu açıdan uyumludur, ısınma arttıkça iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirmektedir. Bu değişimler kar örtüsünde azalma ve aşırı yağışlarda artıştır. Kış tanımımızda ve kışın ölçülen meteorolojik parametrelerde değişiklik oluyor. Küresel olarak iklimsel sıcaklık ve yağış ortalaması ile sıcaklık ve yağış dağılımı değişmektedir. Çünkü IPCC'nin çalışmasında, dünyanın pek çok bölgesinde, günlük sıcaklıkların arttığı ve bunun soğuk uçları seyrekleştirdiğini yani herkesin anlayacağı şekilde 'havanın artık o kadar da çok soğumadığı' belirtilmiştir."

IPCC'ye göre iklim değişikliğinin dünya genelinde deniz, kara ve tatlı su ekosistemlerini değiştirdiğine işaret eden Demirhan, buna tür kayıpları, hastalık artışları ve bazı yerlerde kitlesel ölümlerin de dahil olduğunun altını çizdi.

Demirhan, daha sıcak geçen kış mevsiminin yer altı su kaynaklarını ve su kalitesini olumsuz etkilediğine değinerek, buzullarda ve donmuş zeminlerdeki bazı bakteri ve kirleticilerin erime sonucu su kaynaklarına karışabileceğini, bunun da su güvenliğini tehlikeye sokabileceğini söyledi.

- Isınma, riskleri beraberinde getiriyor

Öte yandan Demirhan, sıcak geçen kışların artması halinde gelecekte karşı karşıya kalınabilecek riskleri şöyle anlattı:

"Ülkemizde, 1991-2020 uzun yıllar kış mevsimi ortalaması 3,9 derece ancak 2025 kış mevsimi, bundan 0,8 derece daha sıcaktır. Yani 2025 kış mevsiminde sıcaklığımız 4,7 dereceye çıkmış. Biz 2010'dan bu yana çoğunlukla ortalamadan daha sıcak kışlar yaşıyoruz. Bunun bazı riskleri var. Bunlar arasında su kıtlığı ve taşkın aynı anda bulunuyor. İklim değişikliği su güvenliğini etkiler. Aynı anda hem daha şiddetli yağış ve taşkın hem de daha uzun kurak dönemler gibi 'uçlar' birlikte yaşanır. Seller ve kuraklık nedeniyle toplu göçler artabilir. Orman yangınları kuvvetli rüzgar, nemsiz ve kurak ortamlar sebebiyle günümüzde sıklıkla ortaya çıkar hale gelmiştir. Endemik tür kayıpları, insan yaşamı kaybı, büyük miktarlarda mal kaybı ve toplu göçler ortaya çıkabilir. Kar ve buz kaybına bağlı riskler artar, ortalama sıcaklık arttıkça kar örtüsü ve donmuş alanlardaki buzlar da azalmaya başlar. Bu azalma, dağlık bölgelerde heyelan, çığ, yağmur ve kar taşkınları gibi tehlikelerin sıklık ve şiddetini de etkileyebilir. Ekosistem kayıpları ve biyolojik riskler artar. Tarım ve gıda güvenliği konuları daha kırılgan hale gelir."

Sıcaklıkların artmasıyla ortaya çıkabilecek potansiyel risklerin çevre ve insan üzerinde oluşturduğu riskleri en aza indirmek için öncelikle emisyonların azaltılması gerektiğinin altını çizen Demirhan, ikinci en önemli konunun ise iklim değişikliğine uyum politikaları olduğunu sözlerine ekledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.