dask

"Arı Sağlığı Çalıştayı" Ankara'da düzenlendi

Ekonomi (AA) - Anadolu Ajansı | 10.06.2026 - 15:48, Güncelleme: 10.06.2026 - 16:15 90 kez okundu.
 

"Arı Sağlığı Çalıştayı" Ankara'da düzenlendi

- Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir: - "Son yıllarda iklim değişikliği, hastalıklar, zararlılar, pestisit kaynaklı riskler ve çevresel baskılar arı sağlığını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir"
ANKARA (AA) - Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ali Demir, arıların tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistemin devamlılığı açısından vazgeçilmez bir role sahip olduğunu belirterek, "Son yıllarda iklim değişikliği, hastalıklar, zararlılar, pestisit kaynaklı riskler ve çevresel baskılar arı sağlığını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir." ifadesini kullandı. Birlikten yapılan açıklamaya göre, TAB koordinasyonunda, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) ile Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü (GKGM) iş birliğiyle "Arı Sağlığı Çalıştayı", Türkiye Milli Botanik Bahçesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Arıcılık sektörünün sürdürülebilirliği, arı sağlığının korunması ve üretimde kalite ile verimliliğin artırılması amacıyla düzenlenen çalıştayda, akademisyenler, kamu kurum temsilcileri, uzman veteriner hekimler ve sektör paydaşları bir araya geldi. - "Çalıştayın amacı uygulanabilir bir yol haritası oluşturmak" Açıklamada görüşlerine yer verilen TAB Başkanı Demir, arı sağlığının yalnızca arıcılık sektörü açısından değil, tarımsal üretim, biyolojik çeşitlilik ve gıda güvenliği açısından da büyük önem taşıdığını bildirdi. Arıcılığın sürdürülebilirliği, sektörü bekleyen risklerin değerlendirilmesi, bilim dünyasının ve Bakanlığın önerilerinin ele alınması ve ortak mücadele yöntemlerinin belirlenmesi amacıyla çalıştayın gerçekleştirildiğini vurgulayan Demir, şu değerlendirmelerde bulundu: "Arılar, yalnızca bal üreten canlılar değildir. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistemin devamlılığı açısından vazgeçilmez bir role sahiptir. Son yıllarda iklim değişikliği, hastalıklar, zararlılar, pestisit kaynaklı riskler ve çevresel baskılar arı sağlığını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir. Özellikle varroa (bal arılarının vücut sıvılarıyla beslenen parazit) ile mücadelede erken teşhis, doğru ilaç kullanımı ve koruyucu uygulamaların sahaya etkin şekilde yansıtılması büyük önem taşımaktadır. Çalıştayımızın temel hedefi, mevcut sorunları değerlendirmek, çözüm önerileri geliştirmek ve uygulanabilir bir yol haritası oluşturmaktır." - "Türkiye bal üretiminde dünyada ikinci sırada" Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Emre Gürçay da Türkiye'nin önemli bir arı varlığına sahip olduğunu belirterek, iklim değişikliği başta olmak üzere, sektörün karşı karşıya bulunduğu risklere dikkat çekti. Gürçay, arıcılıkta üretim ve sağlık alanında daha kapsamlı çalışmalar yürütülmesi gerektiğine işaret etti. Çalıştay Genel Koordinatörü Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ender Yarsan ise tarımsal üretimin sürdürülmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistemin sağlıklı şekilde devamı açısından arıların kritik öneme sahip olduğunu kaydetti. Türkiye'nin sahip olduğu zengin flora, yaklaşık 8 milyon 800 bin koloni varlığı ve yıllık yaklaşık 100 bin tonluk bal üretimiyle dünyada önemli bir konumda bulunduğunun altını çizen Yarsan, Türkiye'nin bal üretiminde Çin'den sonra ikinci sırada yer aldığını aktardı. Çalıştayda arı hastalıkları, iklim değişikliğinin etkileri, pestisit kaynaklı riskler, biyogüvenlik uygulamaları, sürdürülebilir arıcılık politikaları ile arı ürünlerinde kalite ve güvenilirlik konularında teknik sunumlar da gerçekleştirildi.
- Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir: - "Son yıllarda iklim değişikliği, hastalıklar, zararlılar, pestisit kaynaklı riskler ve çevresel baskılar arı sağlığını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir"

ANKARA (AA) - Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ali Demir, arıların tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistemin devamlılığı açısından vazgeçilmez bir role sahip olduğunu belirterek, "Son yıllarda iklim değişikliği, hastalıklar, zararlılar, pestisit kaynaklı riskler ve çevresel baskılar arı sağlığını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir." ifadesini kullandı.

Birlikten yapılan açıklamaya göre, TAB koordinasyonunda, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) ile Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü (GKGM) iş birliğiyle " Arı Sağlığı Çalıştayı", Türkiye Milli Botanik Bahçesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Arıcılık sektörünün sürdürülebilirliği, arı sağlığının korunması ve üretimde kalite ile verimliliğin artırılması amacıyla düzenlenen çalıştayda, akademisyenler, kamu kurum temsilcileri, uzman veteriner hekimler ve sektör paydaşları bir araya geldi.

- "Çalıştayın amacı uygulanabilir bir yol haritası oluşturmak"

Açıklamada görüşlerine yer verilen TAB Başkanı Demir, arı sağlığının yalnızca arıcılık sektörü açısından değil, tarımsal üretim, biyolojik çeşitlilik ve gıda güvenliği açısından da büyük önem taşıdığını bildirdi. Arıcılığın sürdürülebilirliği, sektörü bekleyen risklerin değerlendirilmesi, bilim dünyasının ve Bakanlığın önerilerinin ele alınması ve ortak mücadele yöntemlerinin belirlenmesi amacıyla çalıştayın gerçekleştirildiğini vurgulayan Demir, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Arılar, yalnızca bal üreten canlılar değildir. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistemin devamlılığı açısından vazgeçilmez bir role sahiptir. Son yıllarda iklim değişikliği, hastalıklar, zararlılar, pestisit kaynaklı riskler ve çevresel baskılar arı sağlığını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir. Özellikle varroa (bal arılarının vücut sıvılarıyla beslenen parazit) ile mücadelede erken teşhis, doğru ilaç kullanımı ve koruyucu uygulamaların sahaya etkin şekilde yansıtılması büyük önem taşımaktadır. Çalıştayımızın temel hedefi, mevcut sorunları değerlendirmek, çözüm önerileri geliştirmek ve uygulanabilir bir yol haritası oluşturmaktır."

- "Türkiye bal üretiminde dünyada ikinci sırada"

Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Emre Gürçay da Türkiye'nin önemli bir arı varlığına sahip olduğunu belirterek, iklim değişikliği başta olmak üzere, sektörün karşı karşıya bulunduğu risklere dikkat çekti. Gürçay, arıcılıkta üretim ve sağlık alanında daha kapsamlı çalışmalar yürütülmesi gerektiğine işaret etti.

Çalıştay Genel Koordinatörü Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ender Yarsan ise tarımsal üretimin sürdürülmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistemin sağlıklı şekilde devamı açısından arıların kritik öneme sahip olduğunu kaydetti. Türkiye'nin sahip olduğu zengin flora, yaklaşık 8 milyon 800 bin koloni varlığı ve yıllık yaklaşık 100 bin tonluk bal üretimiyle dünyada önemli bir konumda bulunduğunun altını çizen Yarsan, Türkiye'nin bal üretiminde Çin'den sonra ikinci sırada yer aldığını aktardı.

Çalıştayda arı hastalıkları, iklim değişikliğinin etkileri, pestisit kaynaklı riskler, biyogüvenlik uygulamaları, sürdürülebilir arıcılık politikaları ile arı ürünlerinde kalite ve güvenilirlik konularında teknik sunumlar da gerçekleştirildi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.