dask

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada sanıkların yargılanmasına devam edildi

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 15.04.2026 - 16:10, Güncelleme: 15.04.2026 - 16:19 146 kez okundu.
 

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada sanıkların yargılanmasına devam edildi

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada sanıkların yargılanmasına devam edildi
ANKARA (AA) - Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, Serdar Sertçelik ve Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Müşteki sanıklar Kerem Gökay Öner ve Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılım sağladı. Mahkeme başkanı, duruşmaya sanıklar ve avukatların beyanlarıyla devam edileceğini bildirdi. İddianamede, Sertçelik'in Ankara'da bir mekanda yaralanmasının ardından tedavi gördüğü hastanede, "Gözaltına alınmasında sakınca vardır" ibareli raporu düzenlediği belirtilen tutuksuz sanık Doktor Recep Emre Şişman, polisleri ve Serdar Sertçelik'i tanımadığını, yalnızca hastanede karşılaştığını beyan etti. Şişman, Etlik Şehir Hastanesi'nde asistan doktor olarak görev yaptığı süreçte, 20 Kasım 2023'teki vizite sırasında Sertçelik'in ateşli silah çekirdeği yaralanması nedeniyle hastaneye getirildiğini belirterek, bacağında parçalı kırıklar olduğunu, dikiş ve pansumanını kendisinin yaptığını, hastayı alçı için ortopediye yönlendirdiğini anlattı. Şişman, olaydan dört gün sonra hastane nöbetine geleceği gün başka bir doktorun kendisini arayarak, polislerin Serdar Sertçelik için rapor talep ettiğini ve adını verdiğini söylediğini, bunun üzerine polislerin kendisine ulaşıp, hastanın gözaltına alınıp alınamayacağına ilişkin rapor istediğini ifade etti. Polislere böyle bir yetkisi olmadığını ve ortopedi servisinden raporu alabileceklerini söylediğini belirten Şişman, şu beyanda bulundu: "Polisler, ortopedi doktoruna gittiler, oradakiler hastayı o gün görmedikleri için raporun acilden alınması gerektiğini söylemişler. Tekrar gelerek raporu benim verebileceğimi, bu durumun yasal olduğunu, raporu savcılığın ivedilikle talep ettiğini söylediler. Tıbbi değerlendirmemi yazdım, 'Hastanın gözaltına alınmasında sakınca vardır ya da yoktur' şeklinde bir ibare kullanmadım. Polisler, raporda bu ibarenin yer alması gerektiğini, hastanın zaten evde takip edildiğini ve yasal açıdan sorun oluşturmayacağını söylediler. Servisin yoğunluğu ve polislerin ısrarı nedeniyle bu ibareyi eklemek durumunda kaldım. Raporu düzenleyip kaşemi bastım. Polisler ısrarcı davrandı ama tehdit, vesaire gibi bir durum yaşanmadı. Suç işlediğimi bilmiyordum." Cumhuriyet savcısının sorusu üzerine Şişman, hastanın durumu, alçının kayması, bacakta riskli kırıklar bulunması gibi sebeplerin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyleyerek, normal şartlarda da "Hastanın gözaltına alınmasında sakınca vardır" ibareli raporun düzenlenmesi gerektiği kanaatinde olduğunu belirtti. Söz verilen tutuksuz sanık Deniz Urcan ise üstüne atılı suçlamaları kabul etmediğini, suç örgütüne üye olduğu iddia edilen kişilerle hiçbir HTS ve baz kaydının bulunmadığını savundu. Tutuksuz sanık Kozan Umut Öztürk, iddianamede müşteki sıfatıyla yer alan Erkan Doğan'ın beyanı üzerine gözaltına alındığını, Doğan'ın birçok kez beyanını değiştirdiğini ancak bu beyanların içerisinde kendisinden bahsedilmediğini belirterek, soruşturma sonucunda ise takipsizlik kararı beklediğini ancak iddianame hazırlandığını söyledi. Tutuksuz sanıklardan Mahmut Gökhan Çanga, aleyhine olan hususları kabul etmediğini savunarak, "Adresim belli, telefonum da belli ancak beni, evim haricinde her yerde aradılar. Annemin evine gittiler, en son evime geldiler, terörist gibi aldılar beni. Ben örgüt üyesi değilim, 16 ay hücrede yattım, psikolojim bozuldu. Beraatimi talep ediyorum." diye konuştu. Tutuksuz sanıklar Emir Akyol, Yunus Fener ve Ersoy Yahya da önceki ifadelerini tekrar ettiklerini söyleyerek suçsuz olduklarını beyan etti. Söz alan sanık avukatları ise müvekkillerinin üzerlerine atılı suçları işlemediğini savunarak mahkemeden beraat talebinde bulundu. Duruşmaya yarın sanık ve avukatlarının beyanlarıyla devam edilecek.
Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada sanıkların yargılanmasına devam edildi

ANKARA (AA) - Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, Serdar Sertçelik ve Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Müşteki sanıklar Kerem Gökay Öner ve Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılım sağladı.

Mahkeme başkanı, duruşmaya sanıklar ve avukatların beyanlarıyla devam edileceğini bildirdi.

İddianamede, Sertçelik'in Ankara'da bir mekanda yaralanmasının ardından tedavi gördüğü hastanede, "Gözaltına alınmasında sakınca vardır" ibareli raporu düzenlediği belirtilen tutuksuz sanık Doktor Recep Emre Şişman, polisleri ve Serdar Sertçelik'i tanımadığını, yalnızca hastanede karşılaştığını beyan etti.

Şişman, Etlik Şehir Hastanesi'nde asistan doktor olarak görev yaptığı süreçte, 20 Kasım 2023'teki vizite sırasında Sertçelik'in ateşli silah çekirdeği yaralanması nedeniyle hastaneye getirildiğini belirterek, bacağında parçalı kırıklar olduğunu, dikiş ve pansumanını kendisinin yaptığını, hastayı alçı için ortopediye yönlendirdiğini anlattı.

Şişman, olaydan dört gün sonra hastane nöbetine geleceği gün başka bir doktorun kendisini arayarak, polislerin Serdar Sertçelik için rapor talep ettiğini ve adını verdiğini söylediğini, bunun üzerine polislerin kendisine ulaşıp, hastanın gözaltına alınıp alınamayacağına ilişkin rapor istediğini ifade etti.

Polislere böyle bir yetkisi olmadığını ve ortopedi servisinden raporu alabileceklerini söylediğini belirten Şişman, şu beyanda bulundu:

"Polisler, ortopedi doktoruna gittiler, oradakiler hastayı o gün görmedikleri için raporun acilden alınması gerektiğini söylemişler. Tekrar gelerek raporu benim verebileceğimi, bu durumun yasal olduğunu, raporu savcılığın ivedilikle talep ettiğini söylediler. Tıbbi değerlendirmemi yazdım, 'Hastanın gözaltına alınmasında sakınca vardır ya da yoktur' şeklinde bir ibare kullanmadım.

Polisler, raporda bu ibarenin yer alması gerektiğini, hastanın zaten evde takip edildiğini ve yasal açıdan sorun oluşturmayacağını söylediler. Servisin yoğunluğu ve polislerin ısrarı nedeniyle bu ibareyi eklemek durumunda kaldım. Raporu düzenleyip kaşemi bastım. Polisler ısrarcı davrandı ama tehdit, vesaire gibi bir durum yaşanmadı. Suç işlediğimi bilmiyordum."

Cumhuriyet savcısının sorusu üzerine Şişman, hastanın durumu, alçının kayması, bacakta riskli kırıklar bulunması gibi sebeplerin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyleyerek, normal şartlarda da "Hastanın gözaltına alınmasında sakınca vardır" ibareli raporun düzenlenmesi gerektiği kanaatinde olduğunu belirtti.

Söz verilen tutuksuz sanık Deniz Urcan ise üstüne atılı suçlamaları kabul etmediğini, suç örgütüne üye olduğu iddia edilen kişilerle hiçbir HTS ve baz kaydının bulunmadığını savundu.

Tutuksuz sanık Kozan Umut Öztürk, iddianamede müşteki sıfatıyla yer alan Erkan Doğan'ın beyanı üzerine gözaltına alındığını, Doğan'ın birçok kez beyanını değiştirdiğini ancak bu beyanların içerisinde kendisinden bahsedilmediğini belirterek, soruşturma sonucunda ise takipsizlik kararı beklediğini ancak iddianame hazırlandığını söyledi.

Tutuksuz sanıklardan Mahmut Gökhan Çanga, aleyhine olan hususları kabul etmediğini savunarak, "Adresim belli, telefonum da belli ancak beni, evim haricinde her yerde aradılar. Annemin evine gittiler, en son evime geldiler, terörist gibi aldılar beni. Ben örgüt üyesi değilim, 16 ay hücrede yattım, psikolojim bozuldu. Beraatimi talep ediyorum." diye konuştu.

Tutuksuz sanıklar Emir Akyol, Yunus Fener ve Ersoy Yahya da önceki ifadelerini tekrar ettiklerini söyleyerek suçsuz olduklarını beyan etti.

Söz alan sanık avukatları ise müvekkillerinin üzerlerine atılı suçları işlemediğini savunarak mahkemeden beraat talebinde bulundu.

Duruşmaya yarın sanık ve avukatlarının beyanlarıyla devam edilecek.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.