dask

Bakırhan, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu:

Siyaset (AA) - Anadolu Ajansı | 02.06.2026 - 14:37, Güncelleme: 02.06.2026 - 15:16 20 kez okundu.
 

Bakırhan, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu:

- "(CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' kararı) Yargıtay derhal toplanarak bu garabete bir son vermeli. Türkiye'de demokratik ve sivil yaşamın önünü açmalıdır" - "Siyaseti yargı kararıyla şekillendirmek, demokrasiyi prosedürün arkasına saklayarak etkisizleştirmektir"
TBMM (AA) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP'ye yönelik "mutlak butlan" kararına ilişkin, "Yargıtay derhal toplanarak bu garabete bir son vermeli. Türkiye'de demokratik ve sivil yaşamın önünü açmalıdır." dedi. Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, haziran ayının ilk haftasının Dünya Açlıkla Mücadele Haftası olduğunu, dünyada her geçen gün açlığın artarak devam ettiğini, bu durumun insanlığın en büyük ayıbı olduğunu söyledi. Türkiye'de de milyonlarca insanın açlıkla mücadele ettiğini ileri süren Bakırhan, "İktidarın bugüne kadar yaptığı planlar, programlar, projeler çöküyor. Her seferinde bize ekonomiyi düzelteceğini, yoksulluğun giderileceğini, açlıkla, yoksullukla mücadele edeceklerini söylüyorlar ama maalesef bugüne kadar gerçekleşmedi. Bundan sonra gerçekleşeceğinden de çok emin değilim. Görünen o ki yoksulluk ve açlık büyüyerek devam edecek." diye konuştu. Bakırhan, Türkiye'nin bir yandan ekonomik kriz yaşarken diğer yandan da en sert siyasi krizlerden birini yaşadığını belirterek, CHP'ye yönelik "mutlak butlan" kararına değindi. "Mutlak butlan" kararının hukuki bir meselenin çok ötesinde olduğunu iddia eden Bakırhan, şöyle konuştu: "Bu karar, demokratik siyaseti dışarıdan zorla şekillendirme girişimidir. Hiç kimse bize başka hikaye anlatmasın. Demokratik siyaset dışarıdan, hukuk müdahalesiyle şekillendirilmek isteniyor. Siyaseti yargı kararıyla şekillendirmek, demokrasiyi prosedürün arkasına saklayarak etkisizleştirmektir. Öte yandan kimse 'bu bir yargı kararıdır' diyerek 86 milyona 'cambaza bak' oyununu da oynamasın. Türkiye'de bu rejimin en yakın tanığı, sanığı ve şahidi bizleriz. Biz hiçbir zaman cambaza bakmadık. Bundan böyle de cambaza bakmayacağız. İstisnanın kural haline geldiği bir düzende tek pusula demokratik meşruiyettir. Hiçbir zaman sandığın iradesinin yargı kararıyla iptal edilmesini kabul etmeyeceğiz. Kimse de bize kabul ettirmeyecek." Bakırhan, Türkiye'de siyasetin anahtar kavramının "demokratik meşruiyet" olduğunu, verilen kararın yalnızca bir siyasi partiyi değil, siyaseti ve sivil toplum alanını, örgütleme hakkını ve demokratik yaşamı derinden etkilediğini kaydetti. "Mutlak butlan" kararıyla siyasi partilerin ve sivil toplumun güvencesinin kalmadığını iddia eden Bakırhan, "Yargıtay, derhal toplanarak bu garabete son vermeli. Türkiye'de demokratik ve sivil yaşamın önünü açmalıdır. Hukuksuzluk adrese teslim ile başlar ama hiçbir zaman yerinde kalmaz. Bugün bir partinin kapısını kıran anlayış, yarın bütün siyasetin kapısına dayanır. Biz bunu geçmişte çok gördük ve deneyimledik. Bugün CHP'ye giden kolluk, yarın AKP'ye, öbür gün MHP'ye, DEVA'ya, Gelecek Partisi'ne, Saadet Partisi'ne gider. Bize zaten hep geldi, biz o hukuksuzluğu iyi tanıyoruz, o da bizi çok iyi tanıyor. Bizim kapımızın önüne gelse de çok bir şey alamayacağını zaten sistemin kendisi de biliyor." değerlendirmesinde bulundu. "Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Bakırhan, "Bu yaşananlar barış sürecinde atılması gereken adımları gölgeleyecek, hem de kendi iç gerilimi yaratacak. Bu da topluma, sürece, ülkenin geleceğine zarar verir." ifadelerini kullandı. Bakırhan, iç barışını sağlamış, güçlü bir Türkiye'nin Tahran'a, Bağdat'a, Şam'a, Beyrut'a kadar tüm bölgeye demokratik bir vizyon sunabileceğini söyledi. Bu vizyonun can damarının da "barış ve demokratik toplum süreci" olduğunu dile getiren Bakırhan, şunları kaydetti: "Bu sebeple bölgesel konjonktürü ya da iç gerilimleri, barış sürecini bekleme odasına almanın gerekçesi yapmayalım. Bilakis bu gelişmeleri aşmanın yolu barış sürecini menziline ulaştırmaktır. Çözüm, Trump'ın hesaplarında ya da Londra'nın pozisyonunda değil. Birileri Trump'ın ne diyeceğini, ne yapacağını, İngiltere'nin pozisyonunu merak ediyor. Bunlar çözüm değil, bu toprakların kadim geçmişinde çözümü bulabiliriz. Bu tarih Anadolu'nun tarihidir. Bu çözüm, Anadolu çözümüdür."
- "(CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' kararı) Yargıtay derhal toplanarak bu garabete bir son vermeli. Türkiye'de demokratik ve sivil yaşamın önünü açmalıdır" - "Siyaseti yargı kararıyla şekillendirmek, demokrasiyi prosedürün arkasına saklayarak etkisizleştirmektir"

TBMM (AA) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP'ye yönelik "mutlak butlan" kararına ilişkin, "Yargıtay derhal toplanarak bu garabete bir son vermeli. Türkiye'de demokratik ve sivil yaşamın önünü açmalıdır." dedi.

Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, haziran ayının ilk haftasının Dünya Açlıkla Mücadele Haftası olduğunu, dünyada her geçen gün açlığın artarak devam ettiğini, bu durumun insanlığın en büyük ayıbı olduğunu söyledi.

Türkiye'de de milyonlarca insanın açlıkla mücadele ettiğini ileri süren Bakırhan, "İktidarın bugüne kadar yaptığı planlar, programlar, projeler çöküyor. Her seferinde bize ekonomiyi düzelteceğini, yoksulluğun giderileceğini, açlıkla, yoksullukla mücadele edeceklerini söylüyorlar ama maalesef bugüne kadar gerçekleşmedi. Bundan sonra gerçekleşeceğinden de çok emin değilim. Görünen o ki yoksulluk ve açlık büyüyerek devam edecek." diye konuştu.

Bakırhan, Türkiye'nin bir yandan ekonomik kriz yaşarken diğer yandan da en sert siyasi krizlerden birini yaşadığını belirterek, CHP'ye yönelik "mutlak butlan" kararına değindi.

"Mutlak butlan" kararının hukuki bir meselenin çok ötesinde olduğunu iddia eden Bakırhan, şöyle konuştu:

"Bu karar, demokratik siyaseti dışarıdan zorla şekillendirme girişimidir. Hiç kimse bize başka hikaye anlatmasın. Demokratik siyaset dışarıdan, hukuk müdahalesiyle şekillendirilmek isteniyor. Siyaseti yargı kararıyla şekillendirmek, demokrasiyi prosedürün arkasına saklayarak etkisizleştirmektir. Öte yandan kimse 'bu bir yargı kararıdır' diyerek 86 milyona 'cambaza bak' oyununu da oynamasın. Türkiye'de bu rejimin en yakın tanığı, sanığı ve şahidi bizleriz. Biz hiçbir zaman cambaza bakmadık. Bundan böyle de cambaza bakmayacağız. İstisnanın kural haline geldiği bir düzende tek pusula demokratik meşruiyettir. Hiçbir zaman sandığın iradesinin yargı kararıyla iptal edilmesini kabul etmeyeceğiz. Kimse de bize kabul ettirmeyecek."

Bakırhan, Türkiye'de siyasetin anahtar kavramının "demokratik meşruiyet" olduğunu, verilen kararın yalnızca bir siyasi partiyi değil, siyaseti ve sivil toplum alanını, örgütleme hakkını ve demokratik yaşamı derinden etkilediğini kaydetti.

"Mutlak butlan" kararıyla siyasi partilerin ve sivil toplumun güvencesinin kalmadığını iddia eden Bakırhan, "Yargıtay, derhal toplanarak bu garabete son vermeli. Türkiye'de demokratik ve sivil yaşamın önünü açmalıdır. Hukuksuzluk adrese teslim ile başlar ama hiçbir zaman yerinde kalmaz. Bugün bir partinin kapısını kıran anlayış, yarın bütün siyasetin kapısına dayanır. Biz bunu geçmişte çok gördük ve deneyimledik. Bugün CHP'ye giden kolluk, yarın AKP'ye, öbür gün MHP'ye, DEVA'ya, Gelecek Partisi'ne, Saadet Partisi'ne gider. Bize zaten hep geldi, biz o hukuksuzluğu iyi tanıyoruz, o da bizi çok iyi tanıyor. Bizim kapımızın önüne gelse de çok bir şey alamayacağını zaten sistemin kendisi de biliyor." değerlendirmesinde bulundu.

"Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Bakırhan, "Bu yaşananlar barış sürecinde atılması gereken adımları gölgeleyecek, hem de kendi iç gerilimi yaratacak. Bu da topluma, sürece, ülkenin geleceğine zarar verir." ifadelerini kullandı.

Bakırhan, iç barışını sağlamış, güçlü bir Türkiye'nin Tahran'a, Bağdat'a, Şam'a, Beyrut'a kadar tüm bölgeye demokratik bir vizyon sunabileceğini söyledi. Bu vizyonun can damarının da "barış ve demokratik toplum süreci" olduğunu dile getiren Bakırhan, şunları kaydetti:

"Bu sebeple bölgesel konjonktürü ya da iç gerilimleri, barış sürecini bekleme odasına almanın gerekçesi yapmayalım. Bilakis bu gelişmeleri aşmanın yolu barış sürecini menziline ulaştırmaktır. Çözüm, Trump'ın hesaplarında ya da Londra'nın pozisyonunda değil. Birileri Trump'ın ne diyeceğini, ne yapacağını, İngiltere'nin pozisyonunu merak ediyor. Bunlar çözüm değil, bu toprakların kadim geçmişinde çözümü bulabiliriz. Bu tarih Anadolu'nun tarihidir. Bu çözüm, Anadolu çözümüdür."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.