dask

BDI ile Deloitte'un raporuna göre jeopolitik baskı Alman ihracatında "rota değişimi"ni zorunlu kılıyor

Ekonomi (AA) - Anadolu Ajansı | 15.04.2026 - 13:50, Güncelleme: 15.04.2026 - 15:29 83 kez okundu.
 

BDI ile Deloitte'un raporuna göre jeopolitik baskı Alman ihracatında "rota değişimi"ni zorunlu kılıyor

BDI ile Deloitte'un raporuna göre jeopolitik baskı Alman ihracatında "rota değişimi"ni zorunlu kılıyor
BERLİN (AA) - Alman Sanayicileri Federasyonu (BDI) ile denetim ve danışmanlık firması Deloitte tarafından hazırlanan raporda, Alman sanayisinin ihracatının küresel jeopolitik gerilimler ve artan korumacılık politikaları nedeniyle ciddi baskı altında olduğu ve bunun "rota değişimi"ni zorunlu kıldığı belirtildi. BDI ile Deloitte'un "Jeopolitik Baskı ve Yeni Fırsatlar Arasında Alman İhracatı" başlıklı raporu yayımlandı. Raporda, Almanya'nın en stratejik iki pazarı olan Çin ve ABD'ye yönelik ihracatın gelecek 10 yıl içinde kalıcı olarak gerileyeceği öngörüldü. - Eski ekonomik model sona erdi Alman ekonomi modelinin temel direklerini oluşturan "Rusya'dan ucuz enerji, Çin'e karlı ihracat ve düşük savunma harcamaları" döneminin sona erdiği ifade edilen raporda, stratejik bir rota değişikliği yapılmaması durumunda Alman ekonomisinin kalıcı bir durgunluk tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulunuldu. Raporda, makine mühendisliği, elektrik-elektronik, kimya ve otomotiv sektörlerini kapsayan sanayi ihracatının Çin'e yıllık ortalama yüzde 1,7, ABD'ye ise yüzde 1,5 oranında azalacağının tahmin edildiği belirtildi. Çin ve ABD pazarlarındaki kaybın telafi edilmesi için serbest ticaret anlaşmalarının hızlandırılması gerektiği, özellikle AB ile Güney Ortak Pazarı, Endonezya ve Hindistan arasındaki ticari köprülerin kritik önemde olduğu ifade edildi. Raporda, gelecek 10 yılda ihracat artışının Endonezya'da yüzde 5,2, Hindistan'da yüzde 3,9 ve Çin hariç en önemli 10 Asya pazarında ortalama yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği belirtildi. - Avrupa pazarı ve kimya sektöründe potansiyel sürüyor Alman şirketlerinin, iç pazar konumundaki Avrupa’nın potansiyelini hala hafife aldığı savunulan raporda, Fransa'nın 2025 itibarıyla Almanya’nın ikinci büyük ihracat pazarı haline geldiği, Polonya'nın ise güçlü büyüme performansıyla Alman sanayisi için temel itici güçlerden biri olmaya devam edeceği kaydedildi. Raporda, sektörel bazda bakıldığında kimya endüstrisinin, özel kimyasallara yönelik yüksek talep sayesinde yıllık yüzde 2 büyüme öngörüsüyle "kesintisiz artış" beklenen tek büyük sanayi kolu olarak öne çıktığına işaret edildi. Alman şirketlerinin rekabet gücünü korumak adına ürün yelpazesini Hindistan gibi gelişmekte olan pazarlara hızla uyarlaması ve dayanıklı tedarik zincirleri kurması gerektiği belirtilen raporda, Ukrayna'nın yeniden inşasının gelecekte Alman sanayi uzmanlığı için önemli bir ekonomik fırsat sunabileceği kaydedildi.
BDI ile Deloitte'un raporuna göre jeopolitik baskı Alman ihracatında "rota değişimi"ni zorunlu kılıyor

BERLİN (AA) - Alman Sanayicileri Federasyonu (BDI) ile denetim ve danışmanlık firması Deloitte tarafından hazırlanan raporda, Alman sanayisinin ihracatının küresel jeopolitik gerilimler ve artan korumacılık politikaları nedeniyle ciddi baskı altında olduğu ve bunun "rota değişimi"ni zorunlu kıldığı belirtildi.

BDI ile Deloitte'un " Jeopolitik Baskı ve Yeni Fırsatlar Arasında Alman İhracatı" başlıklı raporu yayımlandı.

Raporda, Almanya'nın en stratejik iki pazarı olan Çin ve ABD'ye yönelik ihracatın gelecek 10 yıl içinde kalıcı olarak gerileyeceği öngörüldü.

- Eski ekonomik model sona erdi

Alman ekonomi modelinin temel direklerini oluşturan "Rusya'dan ucuz enerji, Çin'e karlı ihracat ve düşük savunma harcamaları" döneminin sona erdiği ifade edilen raporda, stratejik bir rota değişikliği yapılmaması durumunda Alman ekonomisinin kalıcı bir durgunluk tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulunuldu.

Raporda, makine mühendisliği, elektrik-elektronik, kimya ve otomotiv sektörlerini kapsayan sanayi ihracatının Çin'e yıllık ortalama yüzde 1,7, ABD'ye ise yüzde 1,5 oranında azalacağının tahmin edildiği belirtildi.

Çin ve ABD pazarlarındaki kaybın telafi edilmesi için serbest ticaret anlaşmalarının hızlandırılması gerektiği, özellikle AB ile Güney Ortak Pazarı, Endonezya ve Hindistan arasındaki ticari köprülerin kritik önemde olduğu ifade edildi.

Raporda, gelecek 10 yılda ihracat artışının Endonezya'da yüzde 5,2, Hindistan'da yüzde 3,9 ve Çin hariç en önemli 10 Asya pazarında ortalama yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği belirtildi.

- Avrupa pazarı ve kimya sektöründe potansiyel sürüyor

Alman şirketlerinin, iç pazar konumundaki Avrupa’nın potansiyelini hala hafife aldığı savunulan raporda, Fransa'nın 2025 itibarıyla Almanya’nın ikinci büyük ihracat pazarı haline geldiği, Polonya'nın ise güçlü büyüme performansıyla Alman sanayisi için temel itici güçlerden biri olmaya devam edeceği kaydedildi.

Raporda, sektörel bazda bakıldığında kimya endüstrisinin, özel kimyasallara yönelik yüksek talep sayesinde yıllık yüzde 2 büyüme öngörüsüyle "kesintisiz artış" beklenen tek büyük sanayi kolu olarak öne çıktığına işaret edildi.

Alman şirketlerinin rekabet gücünü korumak adına ürün yelpazesini Hindistan gibi gelişmekte olan pazarlara hızla uyarlaması ve dayanıklı tedarik zincirleri kurması gerektiği belirtilen raporda, Ukrayna'nın yeniden inşasının gelecekte Alman sanayi uzmanlığı için önemli bir ekonomik fırsat sunabileceği kaydedildi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.