dask

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi: (3)

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 07.04.2026 - 08:18, Güncelleme: 07.04.2026 - 08:49 15 kez okundu.
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi: (3)

- "Özellikle bölgemizin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı, Türkler, Kürtler, Araplar ve Farsların arasına yeni duvarlar örülmek istendiği bu dönemde oynanan oyunları ancak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun temsil ettiği değerlerle etkisiz hale getirebiliriz" - "Gerek dünyanın gidişatı gerekse bölgemizdeki gelişmeler ülkemizde iç cephemizi tahkim etmek, huzur, güvenlik ve kardeşliği güçlendirmek amacıyla başlattığımız Terörsüz Türkiye sürecinin önemini göstermiştir" - "Türkiye olarak İran'ı ve Körfez'i etkileyen bu savaşın ilk gününden beri kardeşlik hukukumuzun gereklerini en güzel şekilde yerine getirdik. Kim yaparsa yapsın doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten çekinmedik" - "İsrail, Mescid-i Aksa'yı kapalı tutarak, Filistinli mahkumlara yönelik idam cezası getirerek, Lübnan'daki işgalini genişleterek, komşusu Suriye'yi sürekli taciz ederek, gerilimden beslenen bir ülke olduğunu kendi eylemleriyle tescil ve teyit ediyor" - "(ABD ve İsrail'in İran'a müdahalesi) 28 Şubat'ta başlayan savaş, diplomatik çabalara rağmen maalesef can almaya ve can yıkmaya devam ediyor. İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya dönük her türlü girişimi baltalamayı sürdürüyor"
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Özellikle bölgemizin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı, Türkler, Kürtler, Araplar ve Farsların arasına yeni duvarlar örülmek istendiği bu dönemde oynanan oyunları ancak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun temsil ettiği değerlerle etkisiz hale getirebiliriz." dedi. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. ABD ve İsrail'in İran'a müdahalesine dikkati çeken Erdoğan, "28 Şubat'ta başlayan savaş, diplomatik çabalara rağmen maalesef can almaya devam ediyor. İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya dönük her türlü girişimi baltalamayı sürdürüyor. İsrail, Mescid-i Aksa'yı kapalı tutarak, Filistinli mahkumlara yönelik idam cezası getirerek, Lübnan'daki işgalini genişleterek, komşusu Suriye'yi sürekli taciz ederek, gerilimden beslenen bir ülke olduğunu kendi eylemleriyle tescil ve teyit ediyor." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin tarih boyunca olduğu gibi bugün de çatışmanın, şiddetin ve zulmün değil; hakkın, hukukun, sulhun ve istikrarın tarafında olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti: "Hemen yanı başımızdaki bir ülkede ateş varken, çatışma ve yıkım varken, siviller ve sivil altyapı hedef alınırken, biz buna asla kayıtsız kalamayız. 14 asırdır aynı kıbleye yöneldiğimiz kardeşlerimiz sıkıntı içindeyken, biz kendimizi rahat hissedemeyiz. Türkiye olarak İran'ı ve Körfez'i etkileyen bu savaşın ilk gününden beri kardeşlik hukukumuzun gereklerini en güzel şekilde yerine getirdik. Kim yaparsa yapsın doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten çekinmedik. Savaş uzadıkça yangının başka ülkelere de sirayet edebileceğine dikkat çektik. Çatışmaların 38. günü geride kalırken, bölgemiz adına aynı endişeleri taşımaya maalesef devam ediyoruz. Artan riskler karşısında Cumhurbaşkanı olarak şahsım bir taraftan, bakan arkadaşlarımız diğer taraftan diplomatik temaslarımızı hızlandırdık. Silahların susması ve müzakereye alan açılması için eğer iğne ucu kadar şans varsa, bunu değerlendirmenin samimi gayreti içindeyiz. Temennimiz bu hukuksuz, anlamsız, gayrimeşru ve tüm insanlık için son derece maliyetli savaşın bir an evvel sona ermesidir." Dünyada barışın sesini yükseltmenin her zamankinden daha önemli hale geldiği kritik günlerden geçildiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin barış için sesi yükseltmeyi sürdüreceğini söyledi. "Gün olur, devran döner" sözünü hatırlatan Erdoğan, "Sırf siyasi ömürlerini uzatmak uğruna, bugün barışı dinamitleyenler, yarın kendilerinin de barışa, adalete, hukuka ihtiyaç duyacaklarını akıllarından çıkarmasın. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur." diye konuştu. - "Barış için çabalamaya devam edeceğiz" En son Hitler'in bir türlü dizginleyemediği ihtiraslarının kurbanı olduğunu, hem kendine hem halkına hem de dünyaya büyük acılar yaşattığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Hitler'in izinden gidenlerin sadece insanlığa karşı değil, kendi vatandaşlarına karşı da Hitler rolünü oynadığına işaret etti. "Uluslararası toplumun artık bu gidişe bir 'dur' demesinin vakti gelmiştir. Biz, kendi insanımızla ve kardeşlerimizle bölgedeki tüm halklar için barış istemeye, barış için çabalamaya inşallah devam edeceğiz." ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gerek dünyanın gidişatı gerekse bölgemizdeki gelişmeler, ülkemizde iç cephemizi tahkim etmek, huzur, güvenlik ve kardeşliği güçlendirmek amacıyla başlattığımız Terörsüz Türkiye sürecinin önemini göstermiştir. Başarısı için üzerine titrediğimiz süreç 17 aylık zaman diliminde hamdolsun birçok kritik eşiği aşmış, direnç testlerinden güçlenerek çıkmıştır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz uzlaşı ruhuyla kaleme aldığı ve onayladığı nihai raporuyla sürece ufuk çizmiştir. Siyaset kurumunda sürecin sağduyuyla ve uzlaşı temelinde yürütülmesi noktasında genel bir mutabakat oluşmuştur. Bu anlayış birliğini sürecin müteakip aşamalarının sağlıklı bir zeminde iletilmesi bakımından çok kıymetli buluyoruz. Her ne kadar bölgemizdeki çatışma atmosferi ülkenin, milletin ve siyasetin gündemini kaplıyor olsa da raporun çizdiği perspektif çerçevesinde süreçle ilgili çalışmaların ivme kazanmasında fayda olduğu kanaatindeyiz. Özellikle bölgemizin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı, Türkler, Kürtler, Araplar ve Farsların arasına yeni duvarlar örülmek istendiği bu dönemde oynanan oyunları ancak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun temsil ettiği değerlerle etkisiz hale getirebiliriz. Siyasi parti gruplarının da meseleye bu zaviyeden yaklaşmaları, küçük hesapların peşine takılmak yerine ülkeye ve millete karşı sorumluluk bilinciyle davranmaları en samimi temennimizdir. Bu hassas günlerde söz söyleyen herkesin dikkatli olması gerektiğinin, bu ülkede kardeşliği perçinleyen, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, sürecin yükünü azaltan yapıcı bir üslupla hareket etmesi gerektiğinin altını tekrar önemle çizmek istiyorum." - "Son bir yılda 7 milyon 700 bin vatandaşa kanser taraması" İktidar ve ittifak olarak omuzlarındaki sorumluluğun idraki içinde, büyük devlet vizyonuna yakışır biçimde süreci titizlikle yönettiklerinin altını çizen Erdoğan, Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Laz'ıyla, Alevi ve Sünni'si ile 86 milyon olarak hep beraber büyük bir aile olunduğunu hiçbir vatandaşın unutmaması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Hepimiz tarihin en zor zamanlarında acıları birlikte göğüslemiş, birlikte beka mücadelesi vermiş, kanları birbirine karışmış bir milletin evlatlarıyız. Bilhassa içinde bulunduğumuz günlerde birlik ve beraberliğimizi ne kadar sağlam tutarsak, geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz ama iç kalemizin duvarlarında bir gedik açılmasına müsaade edersek, başka ülkelerin yaşadığı sıkıntılarla Allah korusun biz de karşılaşırız. Rabb'im, milletçe dayanışmamızı muhafaza eylesin. Ülkemizi ve milletimizi her türlü fitneden korusun diyorum. Diliyor ve umuyoruz ki, sürecin sonunda kazanan tüm Türkiye olsun, barut kokusuna boğulmuş bölgemiz olsun, tüm kardeş halkları olsun." Erdoğan, 7 Nisan Ulusal Kanser Haftası vesilesiyle erken teşhisin önemine dikkati çekmek istediğini belirterek "Biliyorsunuz dünyada pek az örneği olan bir uygulamayla ülkemizde kanser taramalarını tamamen ücretsiz gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda son bir yılda 7 milyon 700 bin vatandaşımıza ücretsiz kanser taraması yapıldı. Erken evrede kanser teşhisi konulan vatandaşlarımızın tedavilerine vakit kaybetmeksizin başlandı." ifadelerini kullandı. Erken tanı sayesinde 28 bin vatandaşın cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmadan sağlığına kavuştuğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle risk grubundaki vatandaşlardan kanser taraması yaptırmayı ihmal etmemelerini istedi. (Bitti)
- "Özellikle bölgemizin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı, Türkler, Kürtler, Araplar ve Farsların arasına yeni duvarlar örülmek istendiği bu dönemde oynanan oyunları ancak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun temsil ettiği değerlerle etkisiz hale getirebiliriz" - "Gerek dünyanın gidişatı gerekse bölgemizdeki gelişmeler ülkemizde iç cephemizi tahkim etmek, huzur, güvenlik ve kardeşliği güçlendirmek amacıyla başlattığımız Terörsüz Türkiye sürecinin önemini göstermiştir" - "Türkiye olarak İran'ı ve Körfez'i etkileyen bu savaşın ilk gününden beri kardeşlik hukukumuzun gereklerini en güzel şekilde yerine getirdik. Kim yaparsa yapsın doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten çekinmedik" - "İsrail, Mescid-i Aksa'yı kapalı tutarak, Filistinli mahkumlara yönelik idam cezası getirerek, Lübnan'daki işgalini genişleterek, komşusu Suriye'yi sürekli taciz ederek, gerilimden beslenen bir ülke olduğunu kendi eylemleriyle tescil ve teyit ediyor" - "(ABD ve İsrail'in İran'a müdahalesi) 28 Şubat'ta başlayan savaş, diplomatik çabalara rağmen maalesef can almaya ve can yıkmaya devam ediyor. İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya dönük her türlü girişimi baltalamayı sürdürüyor"

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Özellikle bölgemizin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı, Türkler, Kürtler, Araplar ve Farsların arasına yeni duvarlar örülmek istendiği bu dönemde oynanan oyunları ancak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun temsil ettiği değerlerle etkisiz hale getirebiliriz." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

ABD ve İsrail'in İran'a müdahalesine dikkati çeken Erdoğan, "28 Şubat'ta başlayan savaş, diplomatik çabalara rağmen maalesef can almaya devam ediyor. İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya dönük her türlü girişimi baltalamayı sürdürüyor. İsrail, Mescid-i Aksa'yı kapalı tutarak, Filistinli mahkumlara yönelik idam cezası getirerek, Lübnan'daki işgalini genişleterek, komşusu Suriye'yi sürekli taciz ederek, gerilimden beslenen bir ülke olduğunu kendi eylemleriyle tescil ve teyit ediyor." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin tarih boyunca olduğu gibi bugün de çatışmanın, şiddetin ve zulmün değil; hakkın, hukukun, sulhun ve istikrarın tarafında olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hemen yanı başımızdaki bir ülkede ateş varken, çatışma ve yıkım varken, siviller ve sivil altyapı hedef alınırken, biz buna asla kayıtsız kalamayız. 14 asırdır aynı kıbleye yöneldiğimiz kardeşlerimiz sıkıntı içindeyken, biz kendimizi rahat hissedemeyiz. Türkiye olarak İran'ı ve Körfez'i etkileyen bu savaşın ilk gününden beri kardeşlik hukukumuzun gereklerini en güzel şekilde yerine getirdik. Kim yaparsa yapsın doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten çekinmedik. Savaş uzadıkça yangının başka ülkelere de sirayet edebileceğine dikkat çektik. Çatışmaların 38. günü geride kalırken, bölgemiz adına aynı endişeleri taşımaya maalesef devam ediyoruz. Artan riskler karşısında Cumhurbaşkanı olarak şahsım bir taraftan, bakan arkadaşlarımız diğer taraftan diplomatik temaslarımızı hızlandırdık. Silahların susması ve müzakereye alan açılması için eğer iğne ucu kadar şans varsa, bunu değerlendirmenin samimi gayreti içindeyiz. Temennimiz bu hukuksuz, anlamsız, gayrimeşru ve tüm insanlık için son derece maliyetli savaşın bir an evvel sona ermesidir."

Dünyada barışın sesini yükseltmenin her zamankinden daha önemli hale geldiği kritik günlerden geçildiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin barış için sesi yükseltmeyi sürdüreceğini söyledi.

"Gün olur, devran döner" sözünü hatırlatan Erdoğan, "Sırf siyasi ömürlerini uzatmak uğruna, bugün barışı dinamitleyenler, yarın kendilerinin de barışa, adalete, hukuka ihtiyaç duyacaklarını akıllarından çıkarmasın. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur." diye konuştu.

- "Barış için çabalamaya devam edeceğiz"

En son Hitler'in bir türlü dizginleyemediği ihtiraslarının kurbanı olduğunu, hem kendine hem halkına hem de dünyaya büyük acılar yaşattığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Hitler'in izinden gidenlerin sadece insanlığa karşı değil, kendi vatandaşlarına karşı da Hitler rolünü oynadığına işaret etti.

"Uluslararası toplumun artık bu gidişe bir 'dur' demesinin vakti gelmiştir. Biz, kendi insanımızla ve kardeşlerimizle bölgedeki tüm halklar için barış istemeye, barış için çabalamaya inşallah devam edeceğiz." ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gerek dünyanın gidişatı gerekse bölgemizdeki gelişmeler, ülkemizde iç cephemizi tahkim etmek, huzur, güvenlik ve kardeşliği güçlendirmek amacıyla başlattığımız Terörsüz Türkiye sürecinin önemini göstermiştir. Başarısı için üzerine titrediğimiz süreç 17 aylık zaman diliminde hamdolsun birçok kritik eşiği aşmış, direnç testlerinden güçlenerek çıkmıştır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz uzlaşı ruhuyla kaleme aldığı ve onayladığı nihai raporuyla sürece ufuk çizmiştir. Siyaset kurumunda sürecin sağduyuyla ve uzlaşı temelinde yürütülmesi noktasında genel bir mutabakat oluşmuştur. Bu anlayış birliğini sürecin müteakip aşamalarının sağlıklı bir zeminde iletilmesi bakımından çok kıymetli buluyoruz. Her ne kadar bölgemizdeki çatışma atmosferi ülkenin, milletin ve siyasetin gündemini kaplıyor olsa da raporun çizdiği perspektif çerçevesinde süreçle ilgili çalışmaların ivme kazanmasında fayda olduğu kanaatindeyiz.

Özellikle bölgemizin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı, Türkler, Kürtler, Araplar ve Farsların arasına yeni duvarlar örülmek istendiği bu dönemde oynanan oyunları ancak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun temsil ettiği değerlerle etkisiz hale getirebiliriz. Siyasi parti gruplarının da meseleye bu zaviyeden yaklaşmaları, küçük hesapların peşine takılmak yerine ülkeye ve millete karşı sorumluluk bilinciyle davranmaları en samimi temennimizdir. Bu hassas günlerde söz söyleyen herkesin dikkatli olması gerektiğinin, bu ülkede kardeşliği perçinleyen, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, sürecin yükünü azaltan yapıcı bir üslupla hareket etmesi gerektiğinin altını tekrar önemle çizmek istiyorum."

- "Son bir yılda 7 milyon 700 bin vatandaşa kanser taraması"

İktidar ve ittifak olarak omuzlarındaki sorumluluğun idraki içinde, büyük devlet vizyonuna yakışır biçimde süreci titizlikle yönettiklerinin altını çizen Erdoğan, Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Laz'ıyla, Alevi ve Sünni'si ile 86 milyon olarak hep beraber büyük bir aile olunduğunu hiçbir vatandaşın unutmaması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hepimiz tarihin en zor zamanlarında acıları birlikte göğüslemiş, birlikte beka mücadelesi vermiş, kanları birbirine karışmış bir milletin evlatlarıyız. Bilhassa içinde bulunduğumuz günlerde birlik ve beraberliğimizi ne kadar sağlam tutarsak, geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz ama iç kalemizin duvarlarında bir gedik açılmasına müsaade edersek, başka ülkelerin yaşadığı sıkıntılarla Allah korusun biz de karşılaşırız. Rabb'im, milletçe dayanışmamızı muhafaza eylesin. Ülkemizi ve milletimizi her türlü fitneden korusun diyorum. Diliyor ve umuyoruz ki, sürecin sonunda kazanan tüm Türkiye olsun, barut kokusuna boğulmuş bölgemiz olsun, tüm kardeş halkları olsun."

Erdoğan, 7 Nisan Ulusal Kanser Haftası vesilesiyle erken teşhisin önemine dikkati çekmek istediğini belirterek "Biliyorsunuz dünyada pek az örneği olan bir uygulamayla ülkemizde kanser taramalarını tamamen ücretsiz gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda son bir yılda 7 milyon 700 bin vatandaşımıza ücretsiz kanser taraması yapıldı. Erken evrede kanser teşhisi konulan vatandaşlarımızın tedavilerine vakit kaybetmeksizin başlandı." ifadelerini kullandı.

Erken tanı sayesinde 28 bin vatandaşın cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmadan sağlığına kavuştuğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle risk grubundaki vatandaşlardan kanser taraması yaptırmayı ihmal etmemelerini istedi.

(Bitti)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.