dask

Devlet korumasındaki çocuklar önlüklerini giydi, şef mutfağında hünerlerini sergiledi

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 28.04.2026 - 12:05, Güncelleme: 28.04.2026 - 12:35 74 kez okundu.
 

Devlet korumasındaki çocuklar önlüklerini giydi, şef mutfağında hünerlerini sergiledi

- İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Ayten Yılmaz: - "Bu yemek yarışması çocuklarımıza çok şey kattı. Bir şeyleri başarabilmenin farkına varmak onlar için çok önemli. Hakikaten çok istekliler. Çocuklarımızın bazıları gerçekten aşçılığı meslek olarak da yapmak istediklerini ifade ediyor" - Şef Refika Birgül: - "14 yaşında bir çocuk var, yemekleri belki de benim yaptığımdan da güzel olabilir, o kadar iyi. Benim tarifimden farklı 1-2 numara da yapmış. 14 yaşındaki bir çocuğun bunu yapmasına çok hayran kaldım. O çocukla o vakti geçirmek, onun yaptığının lezzetine bakmak bana çok büyük gurur verdi"
İSTANBUL (AA) - ŞADUMAN TÜRKAY - İstanbul'da sosyal ve mesleki gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla düzenlenen yemek yarışmasının finalinde şef Refika Birgül'ün mutfağına giren devlet korumasındaki çocuklar, hünerlerini sergileyerek jüri üyelerinden tam not aldı. İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Kalpten Kalbe Derneği işbirliğiyle Atatürk Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü bünyesinde kalan çocukların, sorumluluk bilinci, planlama ve üretim becerilerini geliştirmek, motivasyonlarını artırmak amacıyla yemek yarışması projesi hayata geçirildi. Çocuk evlerinde kalan 180 çocuk arasında belirli aralıklarla düzenlenen yarışmalarda her evin birincisi seçildi, yaş gruplarına göre yapılan değerlendirmelerle öne çıkan isimler belirlendi. Finale kalan 7 çocuk, son etap için şef Refika Birgül'ün mutfağında bir araya geldi. Yemek yapmaya ilgisi olan ve bu alanda kendisini geliştirmek isteyen çocuklar, yarışma günü önlüklerini giyerek tezgahın başına geçti. Çocuklardan, şef tarafından belirlenen mantı ve baklava menüsünü 1 saat 15 dakikada hazırlamaları istendi. Yarışma boyunca mutfak disiplini, zaman yönetimi ve ekipman kullanımı gibi konularda profesyonel bir süreç deneyimleyen çocuklar, hem öğrendi hem de üretmenin heyecanını yaşadı. Profesyonel mutfak ekipmanlarıyla tanışan çocuklar, şefin mutfak sırlarını gözlemleyerek kendi yorumlarını kattıkları tabaklar hazırladı, yaratıcılıklarını ortaya koydu. Aralarında Refika Birgül'ün de bulunduğu jüri üyeleri, değerlendirmede, lezzet ve sunum kriterlerinin yanı sıra çocukların gösterdiği azim ve motivasyonu da dikkate aldı. Koruma altındaki çocukların yeteneklerini keşfetmeleri ve özgüven kazanmaları açısından önemli bir deneyim olarak öne çıkan yarışmaya katılan çocuklar ödüllendirildi, aşçılığı meslek olarak yapmak isteyenlere de eğitim imkanı sağlanacak. - "Bazı çocuklarımız bu işte gerçekten çok profesyonel" İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Ayten Yılmaz, devlet korumasındaki çocukların gelişimini desteklemek, sosyal hayata adapte olmalarını ve kendilerini hazırlamalarını sağlamak amacıyla sosyal etkinlikler ve projeler düzenlediklerini anlattı. Yemek yarışmasının da bu kapsamda yapıldığını aktaran Yılmaz, şöyle devam etti: "Sayın Bakanımızın vizyonu ve misyonu doğrultusunda çocuklarımızı hayata hazırlama kısmı bizim için çok önemli. Öncelikle tek tek bütün evlerimizde yarışmalar yaptık. Başarılı olan 7 çocuğumuzu seçtik. Bugün de son yarışmayı Refika Hanım'ın mutfağında yaptık. Bu yemek yarışması çocuklarımıza çok şey kattı. Bir şeyleri başarabilmenin farkına varmak onlar için çok önemli. Hakikaten çok istekliler. Çocuklarımızın bazıları gerçekten aşçılığı meslek olarak da yapmak istediklerini ifade ediyor. Televizyon programlarını takip ediyorlar, kendilerini geliştirmeye çalışıyorlar. Bazı çocuklarımız bu işte gerçekten çok profesyonel. Şeflerimizin desteğiyle çocuklarımıza aşçılık mesleğini öğretecek profesyonel eğitimler de aldıracağız." Üniversite bölümünde de aşçılık seçen çocukların olduğunu ifade eden Yılmaz, her çocuğun farklı becerisi ve ilgisi olduğunu, eğitim öğretimin takibinin yanı sıra onları sosyal, sportif, kültürel gibi ilgi duydukları alanlara da yönlendirmeye çalıştıklarını kaydetti. Yılmaz, devlet korumasındaki çocukların 25 yaşına kadar bakım hizmetinin devam ettiğini belirterek, "Hayata hazırlanırken onlara desteklerimizi veriyoruz. Çünkü çocuklarımızı yalnız bıraktığımızda, yalnızlaştıklarında ciddi anlamda hayatın içine atılırken zorluklar yaşıyorlar. O yüzden bizim Bakanlığımızın vizyonu olarak muhakkak çocuklarımızın tüm aşamalarını bir işe yerleştirildikten sonra da takip ediyoruz." diye konuştu. - "14 yaşındaki bir çocuğun elinden bu kadar lezzetli bir yemek yememiştim" Şef Refika Birgül de koruma altındaki çocuklarla böyle projede bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, "Çocuklarla bu işi yapmak tatil gibi oldu. Hiçbir paranın satın alamayacağı bir huzur veriyor, ben şu an müthiş huzur içerisindeyim. Bunu yaparken arkada 8 kişilik benim de bir ekibim var, İl Müdürlüğümüzle bu projeyi ikinci kez yapıyoruz. Çok güzel bir ekip, onlar aslında işlerini yaparken sevap da işlemiş oluyor, insan böylece yıkanmış oluyor." şeklinde konuştu. Yarışmaya katılan çocukların hepsinin yetenekli olduğunu vurgulayan Birgül, şunları kaydetti: "14 yaşında bir çocuk var, yemekleri belki de benim yaptığımdan da güzel olabilir, o kadar iyi. Benim tarifimden farklı 1-2 numara da yapmış. 14 yaşındaki bir çocuğun bunu yapmasına çok hayran kaldım. O çocukla o vakti geçirmek, onun yaptığının lezzetine bakmak bana çok büyük gurur verdi. Diğerleri de çok muazzam. Biri Uygur Türk'ü, diğeri Suriye'den gelmiş 7 yaşında. Bu çocuklar bütün yaşadıklarını atlatıp hayata sığınmış ve bir insanı besleyecek lezzetli yemeklere dönüştürebilecek dönüşümü geçirmiş çocuklar aslında. Bu çocuklar 180 kişiyi geride bırakıp da geldiler. 7'si de benim gönlümde birinci ama 14 yaşındaki bir çocuğun elinden bu kadar lezzetli bir yemek yememiştim bugüne kadar." Çocukları çok başarılı bulduğunu anlatan Birgül, 7 yarışmacıdan 5'inin okul bitiren aşçı adayları gibi zamanında yemeği yaptığını aktardı. Birgül, çocuklardan birinin kendisinin bir videosunda yaptığı gibi mantının içine nohut koyduğunu belirterek, "Biri başka bir numara yapmış. Bunlar aşçı adayı olsaydı, 5'i okullu olup gelenler seviyesinde olurdu, bazıları da onlardan daha iyi olurdu. Bu çocuklar için yemek yapmak başlı başına bu yolculuklarında terapi. Bunlardan birkaçının mesleği olursa o zaman ballı börek. Dezavantajlı gibi gözüken pek çok şey hayatta onu iyi kullanırsan senin farklılığın ve seni öne götüren bir şey olabiliyor." değerlendirmesinde bulundu. - "Onların elinden yemek tatmak özel bir duygu" Kalpten Kalbe Derneği Kurucu Başkanı Birsen Yıkılmaz ise koruma altındaki çocuklarla sık sık bu tür projeler yaptıklarını belirterek, şunları söyledi: "Sebze doğrayarak, çorba karıştırarak, sosa kıvam vererek, etleri kavurarak zamanla içlerindeki acıları, travma yaralarını sağaltıp iyileşmeye, hayata karışmaya, ikram etmeye, ürettiği özel bir ürünü paylaşmaya başlamalarını görmek çok özeldi. Mutfakta şikayetler, üzüntülü anılar yerine bıçak sesleri, tava cızırtıları, şeker çıtırtıları, 'Şefim bakar mısın?' seslenmeleri duyuyorduk. Şimdi Çocuk Evleri'nde yaşayan çocuklarımızın da kendi hayatlarını idame ettirecek ve bunu geliştirmek isteyecek kadar yemek pişirmeyi öğrendiklerini görmek, onların elinden yemek tatmak özel bir duygu."
- İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Ayten Yılmaz: - "Bu yemek yarışması çocuklarımıza çok şey kattı. Bir şeyleri başarabilmenin farkına varmak onlar için çok önemli. Hakikaten çok istekliler. Çocuklarımızın bazıları gerçekten aşçılığı meslek olarak da yapmak istediklerini ifade ediyor" - Şef Refika Birgül: - "14 yaşında bir çocuk var, yemekleri belki de benim yaptığımdan da güzel olabilir, o kadar iyi. Benim tarifimden farklı 1-2 numara da yapmış. 14 yaşındaki bir çocuğun bunu yapmasına çok hayran kaldım. O çocukla o vakti geçirmek, onun yaptığının lezzetine bakmak bana çok büyük gurur verdi"

İSTANBUL (AA) - ŞADUMAN TÜRKAY - İstanbul'da sosyal ve mesleki gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla düzenlenen yemek yarışmasının finalinde şef Refika Birgül'ün mutfağına giren devlet korumasındaki çocuklar, hünerlerini sergileyerek jüri üyelerinden tam not aldı.

İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Kalpten Kalbe Derneği işbirliğiyle Atatürk Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü bünyesinde kalan çocukların, sorumluluk bilinci, planlama ve üretim becerilerini geliştirmek, motivasyonlarını artırmak amacıyla yemek yarışması projesi hayata geçirildi.

Çocuk evlerinde kalan 180 çocuk arasında belirli aralıklarla düzenlenen yarışmalarda her evin birincisi seçildi, yaş gruplarına göre yapılan değerlendirmelerle öne çıkan isimler belirlendi.

Finale kalan 7 çocuk, son etap için şef Refika Birgül'ün mutfağında bir araya geldi. Yemek yapmaya ilgisi olan ve bu alanda kendisini geliştirmek isteyen çocuklar, yarışma günü önlüklerini giyerek tezgahın başına geçti.

Çocuklardan, şef tarafından belirlenen mantı ve baklava menüsünü 1 saat 15 dakikada hazırlamaları istendi. Yarışma boyunca mutfak disiplini, zaman yönetimi ve ekipman kullanımı gibi konularda profesyonel bir süreç deneyimleyen çocuklar, hem öğrendi hem de üretmenin heyecanını yaşadı.

Profesyonel mutfak ekipmanlarıyla tanışan çocuklar, şefin mutfak sırlarını gözlemleyerek kendi yorumlarını kattıkları tabaklar hazırladı, yaratıcılıklarını ortaya koydu.

Aralarında Refika Birgül'ün de bulunduğu jüri üyeleri, değerlendirmede, lezzet ve sunum kriterlerinin yanı sıra çocukların gösterdiği azim ve motivasyonu da dikkate aldı.

Koruma altındaki çocukların yeteneklerini keşfetmeleri ve özgüven kazanmaları açısından önemli bir deneyim olarak öne çıkan yarışmaya katılan çocuklar ödüllendirildi, aşçılığı meslek olarak yapmak isteyenlere de eğitim imkanı sağlanacak.

- "Bazı çocuklarımız bu işte gerçekten çok profesyonel"

İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Ayten Yılmaz, devlet korumasındaki çocukların gelişimini desteklemek, sosyal hayata adapte olmalarını ve kendilerini hazırlamalarını sağlamak amacıyla sosyal etkinlikler ve projeler düzenlediklerini anlattı.

Yemek yarışmasının da bu kapsamda yapıldığını aktaran Yılmaz, şöyle devam etti:

"Sayın Bakanımızın vizyonu ve misyonu doğrultusunda çocuklarımızı hayata hazırlama kısmı bizim için çok önemli. Öncelikle tek tek bütün evlerimizde yarışmalar yaptık. Başarılı olan 7 çocuğumuzu seçtik. Bugün de son yarışmayı Refika Hanım'ın mutfağında yaptık. Bu yemek yarışması çocuklarımıza çok şey kattı. Bir şeyleri başarabilmenin farkına varmak onlar için çok önemli. Hakikaten çok istekliler. Çocuklarımızın bazıları gerçekten aşçılığı meslek olarak da yapmak istediklerini ifade ediyor. Televizyon programlarını takip ediyorlar, kendilerini geliştirmeye çalışıyorlar. Bazı çocuklarımız bu işte gerçekten çok profesyonel. Şeflerimizin desteğiyle çocuklarımıza aşçılık mesleğini öğretecek profesyonel eğitimler de aldıracağız."

Üniversite bölümünde de aşçılık seçen çocukların olduğunu ifade eden Yılmaz, her çocuğun farklı becerisi ve ilgisi olduğunu, eğitim öğretimin takibinin yanı sıra onları sosyal, sportif, kültürel gibi ilgi duydukları alanlara da yönlendirmeye çalıştıklarını kaydetti.

Yılmaz, devlet korumasındaki çocukların 25 yaşına kadar bakım hizmetinin devam ettiğini belirterek, "Hayata hazırlanırken onlara desteklerimizi veriyoruz. Çünkü çocuklarımızı yalnız bıraktığımızda, yalnızlaştıklarında ciddi anlamda hayatın içine atılırken zorluklar yaşıyorlar. O yüzden bizim Bakanlığımızın vizyonu olarak muhakkak çocuklarımızın tüm aşamalarını bir işe yerleştirildikten sonra da takip ediyoruz." diye konuştu.

- "14 yaşındaki bir çocuğun elinden bu kadar lezzetli bir yemek yememiştim"

Şef Refika Birgül de koruma altındaki çocuklarla böyle projede bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, "Çocuklarla bu işi yapmak tatil gibi oldu. Hiçbir paranın satın alamayacağı bir huzur veriyor, ben şu an müthiş huzur içerisindeyim. Bunu yaparken arkada 8 kişilik benim de bir ekibim var, İl Müdürlüğümüzle bu projeyi ikinci kez yapıyoruz. Çok güzel bir ekip, onlar aslında işlerini yaparken sevap da işlemiş oluyor, insan böylece yıkanmış oluyor." şeklinde konuştu.

Yarışmaya katılan çocukların hepsinin yetenekli olduğunu vurgulayan Birgül, şunları kaydetti:

"14 yaşında bir çocuk var, yemekleri belki de benim yaptığımdan da güzel olabilir, o kadar iyi. Benim tarifimden farklı 1-2 numara da yapmış. 14 yaşındaki bir çocuğun bunu yapmasına çok hayran kaldım. O çocukla o vakti geçirmek, onun yaptığının lezzetine bakmak bana çok büyük gurur verdi. Diğerleri de çok muazzam. Biri Uygur Türk'ü, diğeri Suriye'den gelmiş 7 yaşında. Bu çocuklar bütün yaşadıklarını atlatıp hayata sığınmış ve bir insanı besleyecek lezzetli yemeklere dönüştürebilecek dönüşümü geçirmiş çocuklar aslında. Bu çocuklar 180 kişiyi geride bırakıp da geldiler. 7'si de benim gönlümde birinci ama 14 yaşındaki bir çocuğun elinden bu kadar lezzetli bir yemek yememiştim bugüne kadar."

Çocukları çok başarılı bulduğunu anlatan Birgül, 7 yarışmacıdan 5'inin okul bitiren aşçı adayları gibi zamanında yemeği yaptığını aktardı.

Birgül, çocuklardan birinin kendisinin bir videosunda yaptığı gibi mantının içine nohut koyduğunu belirterek, "Biri başka bir numara yapmış. Bunlar aşçı adayı olsaydı, 5'i okullu olup gelenler seviyesinde olurdu, bazıları da onlardan daha iyi olurdu. Bu çocuklar için yemek yapmak başlı başına bu yolculuklarında terapi. Bunlardan birkaçının mesleği olursa o zaman ballı börek. Dezavantajlı gibi gözüken pek çok şey hayatta onu iyi kullanırsan senin farklılığın ve seni öne götüren bir şey olabiliyor." değerlendirmesinde bulundu.

- "Onların elinden yemek tatmak özel bir duygu"

Kalpten Kalbe Derneği Kurucu Başkanı Birsen Yıkılmaz ise koruma altındaki çocuklarla sık sık bu tür projeler yaptıklarını belirterek, şunları söyledi:

"Sebze doğrayarak, çorba karıştırarak, sosa kıvam vererek, etleri kavurarak zamanla içlerindeki acıları, travma yaralarını sağaltıp iyileşmeye, hayata karışmaya, ikram etmeye, ürettiği özel bir ürünü paylaşmaya başlamalarını görmek çok özeldi. Mutfakta şikayetler, üzüntülü anılar yerine bıçak sesleri, tava cızırtıları, şeker çıtırtıları, 'Şefim bakar mısın?' seslenmeleri duyuyorduk. Şimdi Çocuk Evleri'nde yaşayan çocuklarımızın da kendi hayatlarını idame ettirecek ve bunu geliştirmek isteyecek kadar yemek pişirmeyi öğrendiklerini görmek, onların elinden yemek tatmak özel bir duygu."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.