Ekrem İmamoğlu'nun "bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs"ten yargılanmasına devam edildi
Ekrem İmamoğlu'nun "bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs"ten yargılanmasına devam edildi
- Başka suçtan tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu: - "Bilirkişiyi etkilemedik. Çünkü ortada etkilenecek bir süreç yoktu. Karşımıza çok ilginç bir şahsiyet çıktı. Söz konusu bilirkişi raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. Bizim yaptığımız bu raporların içeriğini, sonuçlarını ve yarattığı etkilerini kamuoyuna anlatmaktan ibaret" - Duruşma, eksikliklerin giderilmesinin ardından dava dosyasının mütalaa için Cumhuriyet savcısına gönderilmesine karar verilerek, 13 Temmuz'a ertelendi
İSTANBUL (AA) - "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik dava kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, soruşturma ve davalarda görevli bilirkişiyi hedef gösterdiği gerekçesiyle hakkında açılan dava kapsamında yargılanmasına devam edildi.
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, başka suçtan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ve avukatları hazır bulundu.
Ayrıca duruşmaya İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, bazı CHP'li milletvekilleri, il ve ilçe belediye başkanları, partililer ile çok sayıda izleyici katıldı.
Duruşma salonu çevresinde ve içerisinde jandarma ekiplerince geniş güvenlik önlemi alındı.
Duruşmada, salondaki izleyicilere, "Ekrem Bey'in savunma hakkını kısıtlayacak şekilde gürültü yapmayalım. Ses ve görüntü kaydı alınmasın. İşimizi yapmak istiyoruz, duruşmayı ertelemek istemiyorum." diyerek uyarıda bulunan hakim, İmamoğlu'na önceki celselerde yaptığı savunmalara ekleyeceği bir şey olup olmadığını sordu.
Bunun üzerine İmamoğlu, sayısını ve konularını sıralamakta zorlandığı, hakkında açılan hukuksuz davalardan biri için mahkemede olduğunu savundu.
İmamoğlu, bu davada bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs ettiği gerekçesiyle yargılandığını anımsatarak, şöyle devam etti:
"Ancak ortada izaha dahi gerek bırakmayacak kadar açık bir gerçek var. Biz bir bilirkişiyi etkilemedik. Çünkü ortada etkilenecek bir süreç yoktu. Bizim karşımıza çok ilginç bir şahsiyet çıktı. Söz konusu bilirkişi raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. Bizim yaptığımız bu raporların içeriğini, sonuçlarını ve yarattığı etkilerini kamuoyuna anlatmaktan ibaret. İsmi geçen bilirkişi, benimle veya Cumhuriyet Halk Partili belediyelerle ilgili dava dosyalarındaki görüşünü zaten çoktan sunmuştu. Biz de açıkçası o duruşmaları ve davalardaki dosyaları inceleyince böyle bir kişilikle karşı karşıya geldik. Açıkçası kişilik demek bana zül geliyor. O kadar ifade edeyim."
Suçlamaların temeli olan, 27 Ocak 2025'te yaptığı konuşmada bilirkişinin kendisiyle ilgili sunacağı yeni bir rapor olmadığını söyleyen İmamoğlu, savunmasında şunları söyledi:
"Benim bildiğim, şahsımla ilgili sunacağı yeni bir rapor var mıydı? Yok. Konuşmamda onu etkilemeye yönelik tek bir kelimem var mı? O da yok. Talimatım var mı? Mümkün değil, o da yok. O günkü açıklamalarım tamamen ifade özgürlüğü kapsamında eleştiriden ibarettir. Bu raporların sonuçları ağırdır. İnsanların hayatına mal olacak seviyededir. Ben de işte tam olarak bunları anlattım o günkü basın açıklamamda. Hukuksuz yöntemlerle oluşturulmuş bu davaları tespit ettik. Özellikle beni ve Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri hedef olan bu raporları kim yazmış. Hep aynı isim çıktı karşımıza. Böyle bir durumu eleştirdiğim için yargılanıyorum gerçekten bu absürt davada. Ne yazık ki sizin de ifade ettiğiniz gibi çok yoğun mesainizde böyle bir absürt davaya da mesai ayırmak zorunda kalıyorsunuz. Ne yapmam gerekiyor? Milletin önünde bize kasıtlı iftiralar atılırken kendimizi savunmayıp 'Ya Rabbi şükür' diyecek halimiz yok yani."
İstanbul'da 8 binin üstünde bilirkişi olduğunu ifade eden İmamoğlu, aynı ismin kendisi ve başka CHP'li belediyelere bilirkişi olarak atanmasına matematiğin yetmediğini söyledi.
Duruşmada, İmamoğlu'nun yaklaşık 2 saat süren savunmasının ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, her ne kadar dosya mütalaa için kendisine gönderilse de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından davayla ilgili istediği dosyanın kendisine gönderilmediğini belirtti. Savcı, bu aşamada eksik hususların giderilmesini talep etti.
Mahkeme, söz konusu yargılamayla ilgili iki soruşturma dosyasının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından istenmesine ve dosyaların gelmesine halinde mütalaasını hazırlaması için dava dosyasının duruşma savcısına gönderilmesine karar verdi.
Hakim, İmamoğlu hakkında "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçundan da dava açıldığını anımsatarak, bu suçun önödeme kapsamına girdiğini ve ödeme yapılması halinde suçun düşebileceğini kaydederek, bununla ilgili işlemlerin yapılmasını kararlaştırdı.
Duruşma, 13 Temmuz'a ertelendi.
- İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun 27 Ocak 2025'te düzenlediği basın toplantısında, bazı soruşturmalar ile kamu davalarında görevli bilirkişilerden birini, şüpheliler lehine karar verilmesi amacıyla alenen hedef gösterdiği iddiasıyla soruşturma başlatıldığı belirtiliyor.
İddianamede, İmamoğlu'nun basın toplantısında, bilirkişinin görev aldığı bir kısım soruşturma ve kovuşturmalardan bahsettiği aktarılarak "Dosya içerisindeki mevcut çözümleme tutanağı ile de sabit olduğu üzere bilirkişi ve yargı organlarının bağımsız ve tarafsız olmadığı yönünde bir kamuoyu oluşmasını amaçladığı, bu şekilde oluşacak kamuoyu baskısıyla da İstanbul Adliyesi ve diğer adliyelerde görülmekte olan çeşitli soruşturma ve kovuşturmalarda yapılan resmi bilirkişilik görevinin etkilenmeye çalışıldığı, Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan dava dosyasını etkilemeye teşebbüs ettiği" değerlendirmesi yapılıyor.
İmamoğlu'nun " yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ile "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçundan 50 günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılması istenen iddianamede, ayrıca hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde yer alan "belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması talep ediliyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
