Esed'in ölüm merkezi Tişrin Askeri Hastanesi tanığı: "Buraya tedavi değil, idam için getiriliyorduk"
Esed'in ölüm merkezi Tişrin Askeri Hastanesi tanığı: "Buraya tedavi değil, idam için getiriliyorduk"
- "Gece olunca sayıyı azaltmak için infazlar yapılırdı" - "En fazla 3 ay dayanabilen vardı. Sonrasında ya hastalıktan ya da işkenceden ölüyordu"
ŞAM (AA) – MUHAMMED KARABACAK – Suriye'de Esed rejimi döneminde işkence ve ölüm merkezi olarak anılan Tişrin Askeri Hastanesi'nde 9 ay tutulan Basel Farran, "Buraya tedavi için değil, idam için getiriliyorduk. Hastanede tedavi diye bir şey yoktu." dedi.
İşkence ve kötü muamele iddialarıyla daha önce de gündeme gelen başkent Şam'daki Tişrin Askeri Hastanesi, son günlerde sosyal medyada paylaşılan görüntülerle yeniden tartışma konusu oldu.
Söz konusu görüntülerden birinde yer alan Basel Farran, hastanedeki uygulamaları ve infaz süreçlerini AA muhabirine anlattı.
Farran, 2013 yılındaki bir bombardımanda yaralandığını ve yakalanmamak için özel bir hastanede tedavi gördüğünü ancak tedavi sonrası Esed rejimine bağlı güçler tarafından alıkonularak Tişrin Askeri HastanesiWne götürüldüğünü dile getirdi.
Hastanenin "travma bölümü" olarak bilinen eski binasında tutulduğunu belirten Farran, buranın aslında birer koğuşa dönüştürüldüğünü ve farklı güvenlik birimlerince yakalanarak getirilen kişilerin burada tutulduğunu ifade etti.
- "Gece olunca sayıyı azaltmak için infazlar yapılırdı"
12 yaşındaki kardeşini 2011'de, babasını ise 2014'te "insan mezbahası" olarak bilinen Saydnaya Hapishanesi'nde kaybettiğini söyleyen Farran, "Buraya tedavi için değil, idam için getiriliyorduk. Hastanede tedavi diye bir şey yoktu." dedi.
İnsanların tek kişilik yataklara dörder kişi halinde kelepçelendiğini belirten Farran, "Gece olunca sayıyı azaltmak için infazlar yapılırdı." diye konuştu.
- "En fazla 3 ay dayanabilen vardı"
Koğuşlarda tutulanların çoğunun birkaç ay içinde hayatını kaybettiğini söyleyen Farran, şunları söyledi:
"En fazla 3 ay dayanabilen vardı. Sonrasında ya hastalıktan ya da işkenceden ölüyordu."
- "Gardiyanlar çocukları boyunlarına basarak öldürdü"
Tanık olduğu olaylardan birinde yaklaşık 15 çocuğun kısa sürede öldürüldüğünü anlatan Farran, "Bu çocuklar uzun kalmadılar. Her 2-3 gardiyan bir çocuğun boynuna basarak onları öldürdü. Toplu şekilde bu çocukları infaz ettiler." dedi.
Yaşlı bir adamın gördüğü ağır işkence sonrası dayanamayıp intihar ettiğini aktaran Farran, "Uzun zincirle bağlanmıştı. Sürekli ona küfür ve hakaret ediliyordu. Pencere camını kırıp kendi canına kıydı." diye konuştu.
- "Azrail" lakaplı yetkili, kimin öleceğine karar veriyordu
Hastanede görev yapan "Azrail" lakaplı bir yetkilinin infazlarda rol oynadığını anlatan Farran, "İsmi Haldun'du. Kimin öleceğine o karar veriyordu." dedi.
Hastaneden çıkmadan bir gün önce bu kişinin kendisine "Nöbetime hazır ol." dediğini aktaran Farran, "Bu, idam edileceğim anlamına geliyordu. Ancak onun nöbetinden bir gün önce başka bir hapishaneye sevk edildim. Bunda da bir hikmet var." ifadelerini kullandı.
Farran, şöyle konuştu:
"Hayatta kalabilmek için dışarıyı unutmak zorundasın. Sert olmalı ve bulunduğun ortama odaklanmalısın. Aksi halde gerçeklikten kopar, aklını yitirirsin."
- "Hâlâ o korkuyla yaşıyorum"
Farran, söz konusu hastanede yaklaşık 9 ay tutulduğunu, daha sonra Adra'daki hastaneye sevk edildiğini ve burada da 5 ay kaldığını söyledi.
Yaşadıklarının ardından 2014 yılında serbest bırakıldığını, ancak ülkede kalmaya cesaret edemediğini dile getiren Farran, "Serbest kaldıktan sonra hemen Ürdün'e gittim. Hâlâ o korkuyla yaşıyorum." dedi.
- "Anlattıklarımıza inanmıyorlardı, şimdi herkes gözleriyle gördü"
Sosyal medyada paylaşılan görüntüleri eşiyle birlikte izlediği sırada videolardan birinde kendisini fark ettiğini belirten Farran, "Yaşadıklarım bir anda yeniden canlandı. Uzun süre kendime gelemedim, her şey tekrar gözümün önüne geldi." ifadelerini kullandı.
Son dönemde yayılan işkence görüntülerinden önce birçok kişinin anlattıklarına inanmadığını söyleyen Farran, "Şimdi herkes kendi gözleriyle gördü. Biz yalan söylemiyorduk." dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
