Hatimoğulları, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu:
Hatimoğulları, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu:
- "(ABD-İsrail'in İran'a saldırıları) Geçici ateşkes kalıcılaşmalı, kalıcı ateşkes adil bir barışa dönüşmelidir. ABD ve İsrail bölge üzerinde kanlı hesaplar yapmaktan vazgeçmelidir" - "Başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkeleri, Arap Birliğinin tamamı bu ateşkesin sürmesi, kalıcı bir barışın bölgede inşa edilmesi için samimi bir rol üstlenmelidir"
TBMM (AA) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin "Geçici ateşkes kalıcılaşmalı, kalıcı ateşkes adil bir barışa dönüşmelidir. ABD ve İsrail bölge üzerinde kanlı hesaplar yapmaktan vazgeçmelidir." dedi.
Hatimoğulları, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasına, Irak'ta Baas rejiminin 1980 ile 1988 arasında gerçekleştirdiği ve Enfal Operasyonları olarak da bilinen Enfal katliamında 182 bin kişinin yaşamını yitirdiğini anımsatarak başladı.
Enfal katliamında on binlerce insanın kimyasal silahlarla, toplu infazlarla, diri diri toprağa gömülerek öldürüldüğünü dile getiren Hatimoğulları, "Türkiye, Kürt halkının acısını paylaştığını, Enfal'i resmen tanıyarak gösterebilir. Bu nedenle her sene olduğu gibi bu yıl da Meclis'e bu konuyla ilgili kanun teklifi veriyoruz. Bu, ağır bir insanlık suçudur." ifadelerini kullandı.
Hatimoğulları, Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada, cinayet şüphesiyle 7 ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini hatırlatarak, yıllardır beklenen adaletin yerini bulması için önemli bir adım atıldığını söyledi.
Van'da 27 Eylül 2024'te kaybolan ve 15 Ekim 2024'te göl kıyısında cesedi bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmaya da değinen Hatimoğulları, bu olayın da aydınlatılması gerektiğini belirtti.
Hatimoğulları, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında uçaklardan, dronlardan ve balistik füzelerden bölgeye ölüm aktığını belirtti.
ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta 8 Nisan'da sağlanan geçici ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını ancak ABD ve İran heyetlerinin "uzlaşamadık" diyerek masadan kalktığını söyleyen Hatimoğulları, düğümlerin çözülmediğini ve yeni müzakere takvimi bile belirlenmeden ayrıldıklarını ifade etti.
Hatimoğulları, "Bu ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşüp dönüşmeyeceğine dair ilk büyük testin başarısız geçmesi gerçekten üzücü. Bu görüşmenin olumsuz sonuçlanmasına rağmen ateşkesin devam etmesi ise son derece önemli. Geçici ateşkes kalıcılaşmalı, kalıcı ateşkes adil bir barışa dönüşmelidir. ABD ve İsrail bölge üzerinde kanlı hesaplar yapmaktan vazgeçmelidir. Bunun için ABD, İsrail yurttaşları başta olmak üzere, Batı ülkeleri ve dünyadaki bütün barış yanlıları olarak tek bir sesi örgütlemeli, büyütmeli ve yükseltmeli, hep birlikte 'savaşa hayır' demeliyiz." diye konuştu.
Arap Birliğinin savaşı izlememesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, şunları söyledi:
"Zira ölenler sizin bölgenin insanı, bombalanan sizin bölgeniz, çalınan sizlerin geleceği. Bazı füzeler sizin topraklarınıza düştü. Savaşa sizi sokmak istiyorlar. Bölgede kalıcı bir savaş olsun, bölge insanı birbirini vursun, katletsin, öldürsün ve kendileri bütün bu manzarayı izleyerek hesaplarını takır takır hayata geçirmek istiyorlar. Emperyalizmin yüzyıllardır izlediği siyasetin yeni bir kanlı sahnesine tanıklık ediyoruz.
Başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkeleri, Arap Birliğinin tamamı bu ateşkesin sürmesi, kalıcı bir barışın bölgede inşa edilmesi için samimi bir rol üstlenmelidir. İran rejimine gelince, dış müdahaleye zemin hazırlayan, iç baskıyı artırma hatasında ısrar etmek onlara zarar verir. Ateşkes başladığı anda kitlesel gözaltılar, Kürtler ve kadınlar başta olmak üzere muhaliflere yönelik idam kararları devreye girdi. İran halkları emperyalizme karşı bir arada durdu. Savaşa karşı bir arada durarak 'hayır' dedi. Özellikle böylesi bir zamanda kendi halkına zulmeden yönetimler meşruluğunu kaybeder. Derin bir devlet tarihine sahip olan İran, bunun ne anlama geldiğini çok iyi bilir, çok iyi de bilmeli. Dönem 1979 dönemi değil, 2026'dayız."
Hatimoğulları, bölgede İran'ı da etkileyecek çok şeyin değiştiğine dikkati çekerek, "Haklarında idam kararı olan bütün muhalifler için bu karar kaldırılmalı ve İran'daki siyasetçiler serbest bırakılmalı. Demokratik ve adil yönetimler dış müdahalelere karşı güçlü olur, aksi er ya da geç kırılmaya mahkumdur." sözlerini sarf etti.
- "Asgari ücret yılda 4 kez güncellenmeli"
Ekonomi politikalarını eleştiren Hatimoğulları, yaşanan sorunların tek sebebinin savaş olmadığını, 2021 ile 2026 yılları arasında dünyada ham petrol fiyatları yüzde 7 düşerken, Türkiye'de yüzde 640 oranında arttığını, 7 lira olan doların 45 lira seviyesine çıktığını, savaşın olduğu ülkelerde gıda fiyatları düşerken tarım ülkesi olan Türkiye'de gıda fiyatlarının her gün arttığını savundu.
Hatimoğulları, geçen ay itibarıyla Türkiye'de 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 32 bin 553, yoksulluk sınırının ise 106 bin 942 liraya yükseldiğini söyleyerek, milyonlarca işçinin asgari ücretin altında çalıştığını, Türkiye'nin, Avrupa ülkeleri arasında asgari ücretle çalışma oranında ilk sıralarda yer aldığını ileri sürdü.
Asgari ücretin insan onuruna yaraşır bir düzeye çıkarılması gerektiğini dile getiren Hatimoğulları, "Asgari ücret yılda 4 kez güncellenmeli. Asgari ücretin genel ücret haline gelmesine son verecek düzenlemeler hayata geçirilmeli ve gerçek anlamda bir başlangıç ücreti olmalı." dedi.
Ücretli öğretmenlerin sorunlarını da anlatan Hatimoğulları, ücretli öğretmenlere kadro verilmesini istedi.
Hatimoğulları, geri dönüşüm işçilerinin sosyal güvenceden yoksun olduğunu, bu sektörün çalışma koşullarının düzeltilmesi ve belediyeler başta olmak üzere tüm kamu kurumlarının geri dönüşüm işçileri için kaynaklarını seferber etmesi gerektiğini de kaydetti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
