İçişleri Bakanlığının 2026 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda
İçişleri Bakanlığının 2026 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda
- Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu: - "Personelin refahına yapılacak her iyileştirme, güvenlik kapasitesinin güçlenmesine doğrudan katkı yapar. Bugün bütün örgütlere katılım yok seviyesine inmişse, şehirlerimiz, kasabalarımız, köylerimiz huzur bulmuşsa bunlarda bu insanların emeği büyüktür" - CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay: - "Trafik cezası olarak da kesilen bir ceza var, ciddi tahsilat var ama tahakkuk tahsilat oranı da gün geçtikçe düşüyor" - MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç: - "Günümüz şartlarına uygun yeni bir polis meslek kanunu artık kaçınılmazdır. Bu kanun çalışma saatlerini, sosyal hakları, mesai düzenini, psikolojik destek mekanizmalarını ve sendikal hakları kapsamalıdır"
TBMM (AA) - TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekilleri, İçişleri Bakanlığının 2026 yılı bütçesi üzerinde görüşlerini dile getirdi.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin görüşlerini dile getirerek, özellikle trafik cezalarına ilişkin 14. maddeyle ilgili itirazlarını daha önce de ifade ettiklerini anlattı.
Teklifin düzenlenmesine yönelik ikazlarını daha önce de yaptıklarını kaydeden Akay, "Trafik cezası olarak da kesilen bir ceza var, ciddi tahsilat var ama tahakkuk tahsilat oranı da gün geçtikçe düşüyor. Yüzde 60,9'larda olan tahakkuk tahsilat oranı, nisan sonunda en son yüzde 39'a düşmüştü yani bu, şunu düşündürüyor bize, cezalar kesiliyor fakat insanların ödeme kabiliyeti, gücü zayıfladığı için kesilen bu cezalar yeterince ödenemiyor." diye konuştu.
Akay, vatandaşların bu cezaları ödeme gücünün olmadığını söyledi.
DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, Türkiye'de bir arada yaşayabilmenin bütün farklı kimliklerin ve kültürlerin en büyük özlemlerinden biri olduğunu belirtti.
"Kardeşlik" vurgusunu hem Türkiye hem de Orta Doğu için söylediğini dile getiren Oluç, "Orta Doğu coğrafyasına da baktığımızda, bu kardeşlik hedefi önemli. Konjonktürel olarak da tarihsel olarak da baktığımızda Türk-Kürt kardeşliğinin yeniden güçlendirilmesi, tesis edilmesi büyük önem taşıyor ve bunun için de hep birlikte bir çaba sarf ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Oluç, "normalleşme diline" herkesin ihtiyacı olduğunu kaydederek, bunun 1-2 günde olamayacağını ancak süreç içinde bunu geliştirmenin önem taşıdığını anlattı.
Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, AFAD'ın görevinin sadece afetlerden sonra yaraları sarmak olmadığını, aynı zamanda afetleri önlemek ve riskleri azaltmak gibi görevlerinin de bulunduğunu kaydetti.
Kısacık, AFAD'ın hazırladığı İl Afet Risk Planı'na (İRAP) değinerek, planın içeriğini "yetersiz" bulduğu gerekçesiyle eleştirilerde bulundu.
Depremin ardından devletin birçok şehre geç girdiğini savunan Kısacık, "Şunu söyleyeyim, 2023 depreminde hiçbir teşkilatı olmayan, elinde kamu gücü olmayan Haluk Levent, AFAD'ın da Kızılay'ın önüne geçti." ifadesini kullandı.
- "Doğurganlık hızı ülke genelinde azalıyor"
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Türkiye'nin, geniş anlamda, bir nüfus politikasının olup olmadığını sordu.
Türkiye'nin gelecek yıllarda nüfus problemiyle karşılaşacağını anlatan Usta, bunun üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu dile getirdi.
Usta, doğurganlık hızının ülke genelinde azaldığını, bölgesel dağılımda da ciddi bir dengesizlik olduğunu aktararak, "Bazı bölgeler olağanüstü düşük bir şekilde devam ediyor. Bunlar bence hassas konulardır. Bunlara bakılması lazım." diye konuştu.
Türkiye'de Suriyelilerin doğurganlık hızının yüksek olduğunu ifade eden Usta, "Önümüzdeki dönem için özellikle Anadolu coğrafyasının Türksüzleştirilmesi açısından ve o riskle karşı karşıya olmasından bu işin son derece önemli bir konu olduğunu düşünüyorum. Fakat biz hükümetin buna ilişkin doğru düzgün, kapsamlı bir politikasının olduğuna bugüne kadar şahit olmadık. Eğer böyle bir politikanız varsa, bu konuda bizi bilgilendirirseniz sevinirim." değerlendirmesinde bulundu.
- "Bu başarının arkasında kahraman teşkilat mensuplarının kahramanlığı vardır"
TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu, AK Parti iktidarları döneminde, 23 yıldır devletin güvenlik kapasitesini güçlendirdiklerini, terörle mücadelede destan yazıp şehirleri huzurun merkezi haline getirdiklerini dile getirdi.
Yapılanları yeterli görüp rehavete kapılmadıklarına dikkati çeken Tipioğlu, görüşülen bütçe teklifinin 86 milyonun huzurunun, güvenliğinin, toplumsal düzeninin bütçesi olduğunu anlattı.
Tipioğlu, Türkiye'nin son yıllarda terörle mücadeleden organize suçla mücadeleye, uyuşturucu operasyonlarından sınır güvenliğine kadar elde edilen güçlü kazanımların arkasında istikrarlı, kararlı, uzun vadeli bir devlet politikası olduğunu belirtti.
"Terörle mücadelede ulaşılan başarılar hepimizin gurur kaynağıdır." ifadesini kullanan Tipioğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bütün terör örgütlerinin hareket alanı daraltılmıştır. Bu başarının arkasında aylarca ailesini görmeden görev yapan, en zor şartlarda operasyon yürüten, başkalarının anne babaları ölmesin diye kendi evlatlarını yetim bırakan güvenlik kuvvetlerimizin, kahraman teşkilat mensuplarının cesareti, kahramanlığı vardır. Bu gerçek bize şunu söylüyor, personelin refahına yapılacak her iyileştirme, güvenlik kapasitesinin güçlenmesine doğrudan katkı yapar. Bugün bütün örgütlere katılım yok seviyesine inmişse, şehirlerimiz, kasabalarımız, köylerimiz huzur bulmuşsa bunlarda bu insanların emeği büyüktür."
- "Polis intiharlarında maalesef artış gözlemlenmekte"
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç, milletin huzuru, devletin bekası ve kamu güvenliğinin teminatı olan İçişleri Bakanlığının, nüfustan göçe, güvenlikten afet yönetimine kadar geniş bir yelpazede millete gece gündüz hizmet ettiğini ifade etti.
Bu büyük yükün altındaki personelin ve emekçilerin sesi olmanın milli vazifeleri olduğunu belirten Karakoç, polislerin bayramlarda, seçimlerde ve gece vardiyalarında karşılıksız çalışmalarının doğurduğu yıpranmanın, Teşkilatın üzerinde ağır bir gölge gibi durduğunu vurguladı.
Zuhal Karakoç, şu ifadeleri kullandı:
"Bunun doğal sonucu olarak polis intiharlarında maalesef artış gözlemlenmekte, uzun mesai, mobbing, psikolojik baskılar ve sosyal hayatla bağın kopması personeli derinden yaralamaktadır. Bu tablo yalnızca bir mesleki sorun değil, toplumsal güveni ilgilendiren milli bir sorundur. Polislerimizin maruz kaldığı mevzuat dağınıklığı, yetki sınırlarının belirsizliği, eski ve güncelliğini yitirmiş düzenlemeler, farklı şehirlerde farklı uygulamalar doğurarak hem kamu güvenliğini hem personelimizin psikolojisini olumsuz etkilemektedir. Bu sebeple günümüz şartlarına uygun yeni bir polis meslek kanunu artık kaçınılmazdır. Bu kanun çalışma saatlerini, sosyal hakları, mesai düzenini, psikolojik destek mekanizmalarını ve sendikal hakları kapsamalıdır."
Köy Korucuları Yönetmeliğinin iyileştirilmesi, emekliliği gelen koruculara kıdem tazminatı verilmesi ve diğer kamu personeline uygulanan seyyanen zammın koruculara da yansıtılması gerektiğini söyleyen Karakoç, bunun, koruyucuların alın terini teslim edeceğini ve kırsaldaki güvenlik yapısını daha güçlü ve sürdürülebilir hale getireceğini belirtti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
