dask

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Marda köyü, İsrail yerleşim projeleriyle kuşatılıyor

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 10.06.2026 - 12:06, Güncelleme: 10.06.2026 - 12:56 66 kez okundu.
 

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Marda köyü, İsrail yerleşim projeleriyle kuşatılıyor

- Filistinliler, yeni yerleşim yolları ve genişleme projelerinin tarım arazilerini yok ettiğini, köyü ise "büyük bir hapishaneye" dönüştürdüğünü vurguluyor
RAMALLAH (AA) – İşgal altındaki Batı Şeria'nın Marda köyündeki Filistinliler, İsrail'in Yahudi yerleşim birimlerini genişletme projeleri kapsamında yürüttüğü yol çalışmaları ve arazi istimlaklarının tarım alanlarını yok ettiğini, köyü ise giderek izole edilmiş bir bölgeye dönüştürdüğünü belirtiyor. Batı Şeria'nın kuzeyindeki Selfit kentine bağlı Marda köyü, yıllardır İsrail'in en büyük Yahudi yerleşim birimlerinden biri olan "Ariel"in genişleme faaliyetleriyle karşı karşıya bulunuyor. Son haftalarda köy çevresinde İsrail buldozerlerinin yürüttüğü geniş çaplı hafriyat çalışmaları kapsamında yüzlerce zeytin ağacı sökülürken, bölge sakinleri yeni yerleşim yollarının daha fazla tarım arazisinin kaybına yol açacağından endişe ediyor. - "Yahudi yerleşim faaliyetlerinde yeni bir aşamaya geçildi" Marda Köy Konseyi Başkanı Sadık el-Hafeş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köyün uzun yıllardır arazi istimlaklarıyla karşı karşıya olduğunu ancak son dönemde yaşananların "yerleşim faaliyetlerinde yeni bir aşamayı" temsil ettiğini söyledi. Köyün sürekli olarak arazi tahribatı ve yerleşim genişlemesiyle karşı karşıya kaldığını belirten Hafeş, zeytin ağaçlarının söküldüğünü, tarım arazilerinin düzleştirildiğini ve köy girişlerinde sıkı kısıtlamalar uygulandığını ifade etti. İsrail güçlerinin köyün batı girişini büyük ölçüde kapalı tuttuğunu, doğu girişinde ise hareket özgürlüğünü sınırlayan uygulamalar bulunduğunu aktaran Hafeş, bunun günlük yaşamı ciddi şekilde zorlaştırdığını dile getirdi. Yaklaşık 9 bin 500 dönümlük araziye sahip köyün 4 bin 500 dönümünün "Ariel Yahudi" yerleşim birimi için istimlak edildiğini kaydeden Hafeş, ayrıca yaklaşık 700 dönümlük alanın da "Samara Geçiş Yolu" olarak bilinen Yahudi yerleşim yolu projesine tahsis edildiğini söyledi. Gasbedilen Filistin topraklarındaki Yahudi yerleşim biriminin güneyden genişletilmesi ve çevre yollarının kuzeyden büyütülmesi nedeniyle tarım arazilerinin sürekli daraldığını ifade eden Hafeş, köy topraklarının yaklaşık üçte ikisinin yerleşimler, çevre yolları ve bunlara bağlı altyapı projeleri için kullanıldığını belirtti. Köy sakinlerinin kullanımına açık imar alanının yalnızca yaklaşık 700 dönüm olduğunu vurgulayan Hafeş, İsrail makamlarının "C Bölgesi" gerekçesiyle bu alanın dışındaki yapılaşmalara izin vermediğini söyledi. Köyün giderek "büyük bir hapishaneye" dönüştüğünü dile getiren Hafeş, girişlerin kapatılması halinde Marda'nın çevredeki Filistin bölgelerinden tamamen izole edildiğini ifade etti. - "Toprak bizim kimliğimiz ve onurumuzdur" Köyde çiftçilik yapan Celal el-Hafeş ise yerleşim faaliyetleri, çevre yolları ve İsrail'in uyguladığı erişim kısıtlamalarının her geçen yıl tarımsal faaliyetleri daha da zorlaştırdığını vurguladı. Tarım arazilerine ulaşmanın giderek güçleştiğini belirten Hafeş, "Bugün neredeyse her arazi parçası bir duvar, yol ya da yerleşim birimiyle çevrili durumda. Toprağa ulaşmak bile büyük bir mücadele haline geldi." dedi. Devam eden yol projesinin kendi arazilerinden yaklaşık 15 dönümü doğrudan etkilediğini ifade eden Hafeş, son dönemde bölgede 120'den fazla zeytin ağacının söküldüğünü kaydetti. Bazı zeytin ağaçlarının İsrail işgalinden daha yaşlı olduğunu söyleyen Hafeş, buna rağmen ağaçların kısa sürede ve asker koruması altında söküldüğünü anlattı. Hafeş, "Onlar ağaçları söküyor, biz yenilerini dikiyoruz. Çünkü bu toprak sadece geçim kaynağımız değil; tarihimiz, kimliğimiz ve onurumuzdur." ifadelerini kullandı. - Yahudi yerleşim yolları genişliyor Marda'daki çalışmalar, Batı Şeria'da Yahudi yerleşimlerine yönelik altyapı projelerinin hız kazandığı bir dönemde yürütülüyor. İsrail hükümeti geçen mayıs ayında işgal altındaki Batı Şeria'da yeni Yahudi yerleşim yollarının inşası için 1 milyar şekelden (yaklaşık 270 milyon dolar) fazla kaynak ayrılmasını onayladı. İsrail basınında yer alan haberlere göre söz konusu projeler, Yahudi yerleşim birimleri arasındaki bağlantıları güçlendirmeyi ve yeni yerleşimci nüfusunu barındırabilecek altyapıyı oluşturmayı amaçlıyor. Filistinliler ise bu yolların yalnızca yerleşimcilerin ulaşımını kolaylaştırmadığını, aynı zamanda daha fazla tarım arazisinin istimlak edilmesine ve Filistin yerleşimlerinin birbirinden kopmasına yol açtığını belirtiyor. Öte yandan Batı Şeria'da son yıllarda Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında artış yaşanıyor. Filistinli yetkililere göre saldırılar, mülklerin kundaklanması, tarım arazilerinin tahrip edilmesi, çiftçilerin topraklarına erişiminin engellenmesi ve Filistinlilere yönelik fiziksel saldırıları kapsıyor. Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin açıklamasına göre, İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, sadece geçen mayıs ayı boyunca işgal altındaki Batı Şeria'da 1659 saldırı gerçekleştirdi. Filistin makamlarının verilerine göre ise 8 Ekim 2023'ten bu yana İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında Batı Şeria'da en az 1169 Filistinli hayatını kaybetti, 12 bin 666 kişi yaralandı, yaklaşık 23 bin kişi gözaltına alındı ve 33 bin kişi yerinden edildi. - Batı Şeria'da Filistin toprakları gasbedilerek kurulan 365 yasa dışı yerleşim bulunuyor Batı Şeria'nın güneyindeki "Kefar Etzion" Yahudi yerleşim birimi, İsrail’in 1967’de Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü işgal etmesinin hemen ardından kurulduğu için ilk Yahudi yerleşim birimi olarak kabul ediliyor. Sonrasında Batı Şeria'da yüzlerce yasa dışı yerleşim yeri inşa edildi. İsraillilerin gasbettiği Filistin topraklarını takip eden İsrailli sivil toplum kuruluşu "Peace Now" (Barış Şimdi) hareketinin 2024 yılı verilerine göre, Doğu Kudüs hariç, işgal altındaki Batı Şeria'da yaklaşık 3 milyon Filistinli yaşarken, Filistin topraklarını gasbeden İsrailli nüfusu ise 500 bini aşmış durumda. İsrail hükümetinin 11 Aralık'ta onay verdiği 19 yerleşim haricinde, gasbedilen Filistin topraklarında 141 yasa dışı yerleşim mevcutken aşırı sağcı Yahudi grupların kurduğu ve İsrail yasalarına göre de kaçak sayılan 224 kaçak yerleşim yeri de bulunuyor. Buna göre, Batı Şeria'da toplam 365 yasa dışı Yahudi yerleşimi bulunmakta. İsrail hükümetinin söz konusu "kaçak yerleşim" yerlerine sık sık aldığı kararlarla tek taraflı onay verdiği biliniyor. İsrail'in işgal ettiği topraklarda kurduğu Yahudi yerleşim birimleri ve buraya nüfusunu nakletmesi uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor.
- Filistinliler, yeni yerleşim yolları ve genişleme projelerinin tarım arazilerini yok ettiğini, köyü ise "büyük bir hapishaneye" dönüştürdüğünü vurguluyor

RAMALLAH (AA) – İşgal altındaki Batı Şeria'nın Marda köyündeki Filistinliler, İsrail'in Yahudi yerleşim birimlerini genişletme projeleri kapsamında yürüttüğü yol çalışmaları ve arazi istimlaklarının tarım alanlarını yok ettiğini, köyü ise giderek izole edilmiş bir bölgeye dönüştürdüğünü belirtiyor.

Batı Şeria'nın kuzeyindeki Selfit kentine bağlı Marda köyü, yıllardır İsrail'in en büyük Yahudi yerleşim birimlerinden biri olan "Ariel"in genişleme faaliyetleriyle karşı karşıya bulunuyor.

Son haftalarda köy çevresinde İsrail buldozerlerinin yürüttüğü geniş çaplı hafriyat çalışmaları kapsamında yüzlerce zeytin ağacı sökülürken, bölge sakinleri yeni yerleşim yollarının daha fazla tarım arazisinin kaybına yol açacağından endişe ediyor.

- "Yahudi yerleşim faaliyetlerinde yeni bir aşamaya geçildi"

Marda Köy Konseyi Başkanı Sadık el-Hafeş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köyün uzun yıllardır arazi istimlaklarıyla karşı karşıya olduğunu ancak son dönemde yaşananların "yerleşim faaliyetlerinde yeni bir aşamayı" temsil ettiğini söyledi.

Köyün sürekli olarak arazi tahribatı ve yerleşim genişlemesiyle karşı karşıya kaldığını belirten Hafeş, zeytin ağaçlarının söküldüğünü, tarım arazilerinin düzleştirildiğini ve köy girişlerinde sıkı kısıtlamalar uygulandığını ifade etti.

İsrail güçlerinin köyün batı girişini büyük ölçüde kapalı tuttuğunu, doğu girişinde ise hareket özgürlüğünü sınırlayan uygulamalar bulunduğunu aktaran Hafeş, bunun günlük yaşamı ciddi şekilde zorlaştırdığını dile getirdi.

Yaklaşık 9 bin 500 dönümlük araziye sahip köyün 4 bin 500 dönümünün "Ariel Yahudi" yerleşim birimi için istimlak edildiğini kaydeden Hafeş, ayrıca yaklaşık 700 dönümlük alanın da "Samara Geçiş Yolu" olarak bilinen Yahudi yerleşim yolu projesine tahsis edildiğini söyledi.

Gasbedilen Filistin topraklarındaki Yahudi yerleşim biriminin güneyden genişletilmesi ve çevre yollarının kuzeyden büyütülmesi nedeniyle tarım arazilerinin sürekli daraldığını ifade eden Hafeş, köy topraklarının yaklaşık üçte ikisinin yerleşimler, çevre yolları ve bunlara bağlı altyapı projeleri için kullanıldığını belirtti.

Köy sakinlerinin kullanımına açık imar alanının yalnızca yaklaşık 700 dönüm olduğunu vurgulayan Hafeş, İsrail makamlarının "C Bölgesi" gerekçesiyle bu alanın dışındaki yapılaşmalara izin vermediğini söyledi.

Köyün giderek "büyük bir hapishaneye" dönüştüğünü dile getiren Hafeş, girişlerin kapatılması halinde Marda'nın çevredeki Filistin bölgelerinden tamamen izole edildiğini ifade etti.

- "Toprak bizim kimliğimiz ve onurumuzdur"

Köyde çiftçilik yapan Celal el-Hafeş ise yerleşim faaliyetleri, çevre yolları ve İsrail'in uyguladığı erişim kısıtlamalarının her geçen yıl tarımsal faaliyetleri daha da zorlaştırdığını vurguladı.

Tarım arazilerine ulaşmanın giderek güçleştiğini belirten Hafeş, "Bugün neredeyse her arazi parçası bir duvar, yol ya da yerleşim birimiyle çevrili durumda. Toprağa ulaşmak bile büyük bir mücadele haline geldi." dedi.

Devam eden yol projesinin kendi arazilerinden yaklaşık 15 dönümü doğrudan etkilediğini ifade eden Hafeş, son dönemde bölgede 120'den fazla zeytin ağacının söküldüğünü kaydetti.

Bazı zeytin ağaçlarının İsrail işgalinden daha yaşlı olduğunu söyleyen Hafeş, buna rağmen ağaçların kısa sürede ve asker koruması altında söküldüğünü anlattı.

Hafeş, "Onlar ağaçları söküyor, biz yenilerini dikiyoruz. Çünkü bu toprak sadece geçim kaynağımız değil; tarihimiz, kimliğimiz ve onurumuzdur." ifadelerini kullandı.

- Yahudi yerleşim yolları genişliyor

Marda'daki çalışmalar, Batı Şeria'da Yahudi yerleşimlerine yönelik altyapı projelerinin hız kazandığı bir dönemde yürütülüyor.

İsrail hükümeti geçen mayıs ayında işgal altındaki Batı Şeria'da yeni Yahudi yerleşim yollarının inşası için 1 milyar şekelden (yaklaşık 270 milyon dolar) fazla kaynak ayrılmasını onayladı.

İsrail basınında yer alan haberlere göre söz konusu projeler, Yahudi yerleşim birimleri arasındaki bağlantıları güçlendirmeyi ve yeni yerleşimci nüfusunu barındırabilecek altyapıyı oluşturmayı amaçlıyor.

Filistinliler ise bu yolların yalnızca yerleşimcilerin ulaşımını kolaylaştırmadığını, aynı zamanda daha fazla tarım arazisinin istimlak edilmesine ve Filistin yerleşimlerinin birbirinden kopmasına yol açtığını belirtiyor.

Öte yandan Batı Şeria'da son yıllarda Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında artış yaşanıyor.

Filistinli yetkililere göre saldırılar, mülklerin kundaklanması, tarım arazilerinin tahrip edilmesi, çiftçilerin topraklarına erişiminin engellenmesi ve Filistinlilere yönelik fiziksel saldırıları kapsıyor.

Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin açıklamasına göre, İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, sadece geçen mayıs ayı boyunca işgal altındaki Batı Şeria'da 1659 saldırı gerçekleştirdi.

Filistin makamlarının verilerine göre ise 8 Ekim 2023'ten bu yana İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında Batı Şeria'da en az 1169 Filistinli hayatını kaybetti, 12 bin 666 kişi yaralandı, yaklaşık 23 bin kişi gözaltına alındı ve 33 bin kişi yerinden edildi.

- Batı Şeria'da Filistin toprakları gasbedilerek kurulan 365 yasa dışı yerleşim bulunuyor

Batı Şeria'nın güneyindeki "Kefar Etzion" Yahudi yerleşim birimi, İsrail’in 1967’de Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü işgal etmesinin hemen ardından kurulduğu için ilk Yahudi yerleşim birimi olarak kabul ediliyor. Sonrasında Batı Şeria'da yüzlerce yasa dışı yerleşim yeri inşa edildi.

İsraillilerin gasbettiği Filistin topraklarını takip eden İsrailli sivil toplum kuruluşu "Peace Now" (Barış Şimdi) hareketinin 2024 yılı verilerine göre, Doğu Kudüs hariç, işgal altındaki Batı Şeria'da yaklaşık 3 milyon Filistinli yaşarken, Filistin topraklarını gasbeden İsrailli nüfusu ise 500 bini aşmış durumda.

İsrail hükümetinin 11 Aralık'ta onay verdiği 19 yerleşim haricinde, gasbedilen Filistin topraklarında 141 yasa dışı yerleşim mevcutken aşırı sağcı Yahudi grupların kurduğu ve İsrail yasalarına göre de kaçak sayılan 224 kaçak yerleşim yeri de bulunuyor.

Buna göre, Batı Şeria'da toplam 365 yasa dışı Yahudi yerleşimi bulunmakta. İsrail hükümetinin söz konusu "kaçak yerleşim" yerlerine sık sık aldığı kararlarla tek taraflı onay verdiği biliniyor.

İsrail'in işgal ettiği topraklarda kurduğu Yahudi yerleşim birimleri ve buraya nüfusunu nakletmesi uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.