dask

İsrail'de aşırı sağcı gruplar, Filistin ve Lübnan topraklarının gasbını istiyor

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 07.04.2026 - 14:03, Güncelleme: 07.04.2026 - 14:54 34 kez okundu.
 

İsrail'de aşırı sağcı gruplar, Filistin ve Lübnan topraklarının gasbını istiyor

- Milletvekili Limor Son Har-Melech: “İsrail’in güvenliği için (Lübnan’daki) Litani Nehri’ne kadar bir güvenlik tamponu oluşturmalı… Hizbullah’a karşı Litani’ye kadar ulaşmalı ve bu bölgeleri işgal etmeliyiz” - Israel Goldberg: “İsrail, Lübnan’ın güneyinde Litani Nehri’ne kadar işgal edecek ve bu bölgeyi Hizbullah’tan temizleyecek. Henüz burada bir yerleşim yeri planı yok ama şunu da biliyoruz, yerleşimlerin olduğu bölgede İsrail için güvenlik sağlanıyor”
GAZZE SINIRI (AA) - ENES CANLI/FARUK HANEDAR - İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin koalisyon ortağı aşırı sağcı partilerin destekçileri, soykırımın yaşandığı Gazze Şeridi ve İsrail ordusunun işgalini genişletmeye çalıştığı Lübnan’ın güneyinde daha fazla toprak gasbını desteklerken işgal altındaki Doğu Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın yerine Yahudi mabedi kurulması gerektiğini savunuyor. Orta Doğu, ABD-İsrail’in İran’a saldırıları ve Tahran yönetiminin misillemeleriyle çatışmanın bölge ülkelerine yayıldığı bir istikrarsızlığa sürüklendiği dönemden geçiyor. İran’ın misillemeleri başta İsrail'in başkenti Tel Aviv, sahil kenti Hayfa, Batı Kudüs, Necef Çölü bölgesindeki stratejik noktalara füze saldırılarıyla devam ediyor. İsrail ordusu, bir yandan da Lübnan’ın güneyini yeniden karadan işgal etmeye başladı. İsrail yönetimi, Litani Nehri’nin güneyinden İsrail sınırına kadar, ülkenin yaklaşık yüzde 10’unu işgal edeceklerini açıklamaktan çekinmiyor. Tüm bu gelişmeler, İsrail’in iki yıldır devam eden saldırılarıyla 21. yüzyılın en ağır insanlık felaketlerinden birinin yaşandığı Gazze Şeridi’ndeki soykırımın ardından gerçekleşiyor. Filistin topraklarının gasbedilmesini savunan aşırı sağcı partilerin destekçisi İsrailli gruplar, Yahudilik inancına göre kutsal Hamursuz (Pesah) Bayramı’nda geleneksel olarak yaptıkları üzere daha fazla toprak gasbı talebiyle Gazze Şeridi çevresinde bir etkinlik çağrısı yaptı. İsrail’in 2005’te çekildiği ve buradaki yerleşimleri boşalttığı Gazze’deki Filistinlilerin başka ülkelere zorla ya da “gönüllü” sürülmesi, burada daha fazla toprağın gasbedilmesi, İsrail yerleşimlerinin kurulması taleplerini uzunca süredir dile getiren İsrailli aşırı sağcı gruplar, İran’a saldırıların gölgesinde Gazze Şeridi çevresinde toplanarak taleplerini yineledi. Aşırı sağcı gruplar, Gazze Şeridi’nin sınırına bir kilometre mesafede İsrail ordusuna ait bir anıtın yerleşkesinde toplandı. Çok sayıda Filistin topraklarını gaspeden İsraillinin aileleriyle toplanma alanında bir araya gelmesi dikkati çekti. Etkinlik, Gazze Şeridi üzerinde uçan İsrail ordusuna ait insansız hava araçlarının vızıltısının duyulduğu, Gazze’den yükselen siyah dumanların görülebildiği bir bölgede gerçekleştirildi. - İsrailli Milletvekili de “Gazze’de toprak gasbı” etkinliğinde Toplantıya katılanlar sadece İsrail içindeki marjinal gruplar değildi. Netanyahu’nun koalisyon ortağı Yahudi Gücü Partisinden kadın Milletvekili Limor Son Har-Melech de etkinliğe katıldı. Buradaki kalabalığa seslendikten sonra AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Har-Melech, “İsrail halkının Gazze’ye yeniden dönme ve buraya yeniden yerleşmesi talebini desteklemek için etkinliğe katıldığını” söyledi. İsrailli aşırı sağcı Har-Melech, soykırımın yaşandığı Gazze, işgal altındaki Batı Şeria ve uluslararası hukuka göre Suriye’ye ait işgal altındaki Golan Tepeleri’nin “İsrail toprağı olduğunu” savundu. İsrail ordusunun işgalini genişletmeye çalıştığı Lübnan’da amacının ne olduğu sorulan Har-Melech, “İsrail’in güvenliği için Litani Nehri’ne kadar bir güvenlik tamponu oluşturmalı. Ben Meclis’te Dış İlişkiler ve Güvenlik Komitesi üyesiyim ve tehlikenin farkındayım. Artık ABD de bu tehlikenin farkında. Hizbullah’a karşı Litani’ye kadar gitmeli ve bu bölgeleri işgal etmeliyiz.” ifadelerini kullandı. -ABD-İran anlaşması ihtimali ABD ve İran arasında saldırıların sonlanması için bir anlaşmaya karşı çıkan Har-Melech şunları söyledi: “İran yönetimi henüz düşmedi bence durmamalıyız. Bence ABD şu anda herhangi bir anlaşma yapmamalı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol ettiği tabloda tehdit hala geçerli. İran tehdidi durduğu, rejimin burada kalıp kendini yenilediği formülde, buradaki adımlarımızı durdurmamalıyız. İran, hala daha çok tehlikeli, hala daha becerileri ve bunları yeniden inşa etme kapasitesi var. Bu da bizi tehdit ediyor.” İsraillilerle yaptığı ayak üstü konuşmasında, bir kişinin Netanyahu hükümetinin yargının yetkilerini kısıtlamayı amaçlayan "yargı paketini" geçiremediği eleştirisi üzerine, Har-Melech, “Filistinli esirlere idam cezası, Mescid-i Aksa’daki statükoda fiili değişiklik, İsrailliler için bireysel silahlanma” gibi adımları partisi Yahudi Gücü'nün başarıları olarak sıraladı. -“İsrail Gazze’den çekilerek hata yaptı” Öte yandan İsrail’de aşırı sağcıların buluşması dışarıdan bakıldığında ailelerin katıldığı bir piknik etkinliği görüntüsü verdi. Etrafta yemek yiyen ailelerin yanı sıra, Gazze’de yerleşim kurulması için burada çadır kurarak geceleyen bazı gruplar da yer aldı. Etkinliğe ailesiyle katılan ve yıllarca istihbaratta çalıştığını aktaran Israel Goldberg, 2005’e kadar Gazze Şeridi'ndeki Filistin topraklarından gasbedilen İsrail yerleşimlerinde yaşadığını vurgulayarak, “Gazze’nin aslında İsrail toprağı olduğunu” savundu. Mısır yönetiminin İsrail ile imzaladığı barış anlaşmasının ardından Gazze’yi almak istemediğini ileri süren Goldberg, dönemin İsrail Başbakanı Ariel Sharon’un 2005’te buradan çekilerek “hata yaptığını”, Gazze’nin “tarihsel olarak İsrail toprağı olduğunu ve burada tarihi sinagogların bulunduğunu” ileri sürdü. Goldberg, İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) soykırım suçlamasıyla yargılandığı Gazze saldırılarına ilişkin, “birçok hata yapıldığını İsrail’in Hamas’ı bitirme kararının önemli olduğunu, İsrail’in bugün İran, Hizbullah ve daha çok cepheye odaklandığını” söyledi. Lübnan’da yerleşim yeri isteyip istemediği sorulan Goldberg, “İsrail, Lübnan’ın güneyinde Litani Nehri’ne kadar işgal edecek ve bu bölgeyi Hizbullah’tan temizleyecek. Henüz burada bir yerleşim yeri planı yok ama şunu da biliyoruz ki yerleşimlerin olduğu bölgede İsrail için güvenlik sağlanıyor.” ifadelerini kullandı. - Gazze Şeridi çevresinde gözlem noktaları İsrail’in 2 yıldan fazla süren saldırılarıyla 21 binden fazla çocuğun can verdiği Gazze Şeridi'ndeki felaket çıplak gözle uzaktan da açıkça görülüyor. Yığına dönüşmüş evlerin enkazları arasında bazı noktalardan hala siyah dumanlar yükseliyor. Daha fazla Filistin toprağının gasbını savunan İsrailliler de Gazze Şeridi boyunca kırsal arazide dolaşarak soykırımın yaşandığı insanlık utancını gelecekteki evlerini kuracakları yer olarak izliyor. Fanatik grupların bir çardak altında oturarak Gazze'yi seyrettiği bir noktada İsrailli gençler, Barak ve Uria da Gazze, Lübnan ve Mescid-i Aksa konusundaki soruları yanıtladı. Barak, “Gazze’de İsrailliler için daha iyi bir yaşam istediklerini, Gazze’nin her zaman İsrail toprağı olduğunu” ileri sürdü. Gazze’de Filistin toprağının gasbedilmesi gerektiğini, buraya İsraillilerin yerleşmesi fikrini savunan Barak, Gazze’deki Filistinlilerin gitmek istediğini, gitmeleri için yardım edilmesi gerektiğini, kalanların ise İsraillilerin varlığını kabul etmeleri şartıyla kalabileceklerini, kabul etmenlerin ise burada duramayacağını" dile getirdi. -Mescid-i Aksa’nın yerine Yahudi mabedi kurulması talebi İşgal altındaki Doğu Kudüs’te Mescid-i Aksa’daki statükodan “mutlu olmadıklarını” dile getiren Uria, “Burası bizim kıblemiz, kutsal mabedimiz, İsrail burayı geri aldı. Burada 2 bin yıl önceki gibi kutsal mabedi inşa etmeliyiz. Şimdi bunu yapamıyoruz. Burası bizim için çok kutsal, Araplardan çok daha kutsal. Umarız ki buradaki durum sona erer.” yorumunda bulundu. Mescid-i Aksa’da bir mabedin inşa edilmesine karşı Müslüman dünyanın muhtemel tepkisinden “çekinmediklerini” aktaran Uria, “Burası bizim değil, Tanrı'nın evi. Burada Yahudi mabedi kurulabilir. Herkes buradaki duruma saygı duymalı.” diye konuştu. Yahudi mabedi kurulması için Mescid-i Aksa’nın yıkılması fikrine karşı çıkmadıklarını ifade eden İsrailli gençler, Müslümanların Mescid-i Aksa ve buradaki Kubbetüs Sahra’yı, Yahudi mabedinin yerini korumak için inşa ettiğini savundu. İsrailli gençler, İsrail ordusunun işgalini genişlettiği Lübnan’da toprak gasbedilmesi, burada İsrail yerleşimleri kurulması gerektiğini ve bu bölgelerin de kutsal kitaplarında yer aldığını söyledi. -“Bölgedeki sınırlar Sykes-Picot anlaşmasıyla keyfi biçimde oluşturuldu” Fanatik Yahudilerin etkinliğine ailesiyle katılan ABD-İsrail çifte vatandaşı Deja Kipnis isimli kadın ise İran misillemeleri nedeniyle dışarı çıkamadıklarını, fakat “ironik bir şekilde” Gazze sınırının güvenli olduğunu düşündüğü için etkinliğe katıldığını söyledi. Kipnis, Gazze Şeridi’nde Filistinlilerin topraklarını gasbederek Yahudi yerleşimi kurulmasına ilişkin, “Yahudilerin vatanında, Yahudilerin bulunmaması gereken yerler olması absürt. Yahudiler, dünyanın istedikleri her yerinde yaşayabilmeliler, özellikle de binlerce yıldır çok zengin bir tarihe sahip oldukları topraklarda. Buna Gazze de dahil, çünkü orada da tarihimiz var.” ifadelerini kullandı. Bu konunun tartışmaya kapalı olduğunu iddia eden Kipnis, Gazze’deki yasa dışı Yahudi yerleşimlerinin 2005’te terk edilmesinin hata olduğunu ileri sürdü. Kipris, Lübnan’ın güneyindeki işgal ve toprakların gasbedilmesine dair sınırların Sykes-Picot anlaşmalarıyla oluşturulan keyfi sınırlar olduğunu belirterek işgali ve Yahudi yerleşimi kurulmasını desteklediğini dile getirdi. Mescid-i Aksa’nın yerine “3. Tapınak” yapılması konusundaki soruya Kipnis, Yahudilerin binlerce yıldır geri dönmek ve “kutsal mekanı” yeniden inşa etmek için dua ettiğini söyledi. Kipnis, “Orası kutsal yer. Orası Tanrı'nın seçtiği yer.” diyerek Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya girememesinin ırkçılık olduğunu öne sürdü.
- Milletvekili Limor Son Har-Melech: “İsrail’in güvenliği için (Lübnan’daki) Litani Nehri’ne kadar bir güvenlik tamponu oluşturmalı… Hizbullah’a karşı Litani’ye kadar ulaşmalı ve bu bölgeleri işgal etmeliyiz” - Israel Goldberg: “İsrail, Lübnan’ın güneyinde Litani Nehri’ne kadar işgal edecek ve bu bölgeyi Hizbullah’tan temizleyecek. Henüz burada bir yerleşim yeri planı yok ama şunu da biliyoruz, yerleşimlerin olduğu bölgede İsrail için güvenlik sağlanıyor”

GAZZE SINIRI (AA) - ENES CANLI/FARUK HANEDAR - İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin koalisyon ortağı aşırı sağcı partilerin destekçileri, soykırımın yaşandığı Gazze Şeridi ve İsrail ordusunun işgalini genişletmeye çalıştığı Lübnan’ın güneyinde daha fazla toprak gasbını desteklerken işgal altındaki Doğu Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın yerine Yahudi mabedi kurulması gerektiğini savunuyor.

Orta Doğu, ABD-İsrail’in İran’a saldırıları ve Tahran yönetiminin misillemeleriyle çatışmanın bölge ülkelerine yayıldığı bir istikrarsızlığa sürüklendiği dönemden geçiyor. İran’ın misillemeleri başta İsrail'in başkenti Tel Aviv, sahil kenti Hayfa, Batı Kudüs, Necef Çölü bölgesindeki stratejik noktalara füze saldırılarıyla devam ediyor.

İsrail ordusu, bir yandan da Lübnan’ın güneyini yeniden karadan işgal etmeye başladı. İsrail yönetimi, Litani Nehri’nin güneyinden İsrail sınırına kadar, ülkenin yaklaşık yüzde 10’unu işgal edeceklerini açıklamaktan çekinmiyor.

Tüm bu gelişmeler, İsrail’in iki yıldır devam eden saldırılarıyla 21. yüzyılın en ağır insanlık felaketlerinden birinin yaşandığı Gazze Şeridi’ndeki soykırımın ardından gerçekleşiyor.

Filistin topraklarının gasbedilmesini savunan aşırı sağcı partilerin destekçisi İsrailli gruplar, Yahudilik inancına göre kutsal Hamursuz (Pesah) Bayramı’nda geleneksel olarak yaptıkları üzere daha fazla toprak gasbı talebiyle Gazze Şeridi çevresinde bir etkinlik çağrısı yaptı.

İsrail’in 2005’te çekildiği ve buradaki yerleşimleri boşalttığı Gazze’deki Filistinlilerin başka ülkelere zorla ya da “gönüllü” sürülmesi, burada daha fazla toprağın gasbedilmesi, İsrail yerleşimlerinin kurulması taleplerini uzunca süredir dile getiren İsrailli aşırı sağcı gruplar, İran’a saldırıların gölgesinde Gazze Şeridi çevresinde toplanarak taleplerini yineledi.

Aşırı sağcı gruplar, Gazze Şeridi’nin sınırına bir kilometre mesafede İsrail ordusuna ait bir anıtın yerleşkesinde toplandı. Çok sayıda Filistin topraklarını gaspeden İsraillinin aileleriyle toplanma alanında bir araya gelmesi dikkati çekti.

Etkinlik, Gazze Şeridi üzerinde uçan İsrail ordusuna ait insansız hava araçlarının vızıltısının duyulduğu, Gazze’den yükselen siyah dumanların görülebildiği bir bölgede gerçekleştirildi.

- İsrailli Milletvekili de “Gazze’de toprak gasbı” etkinliğinde

Toplantıya katılanlar sadece İsrail içindeki marjinal gruplar değildi. Netanyahu’nun koalisyon ortağı Yahudi Gücü Partisinden kadın Milletvekili Limor Son Har-Melech de etkinliğe katıldı.

Buradaki kalabalığa seslendikten sonra AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Har-Melech, “İsrail halkının Gazze’ye yeniden dönme ve buraya yeniden yerleşmesi talebini desteklemek için etkinliğe katıldığını” söyledi.

İsrailli aşırı sağcı Har-Melech, soykırımın yaşandığı Gazze, işgal altındaki Batı Şeria ve uluslararası hukuka göre Suriye’ye ait işgal altındaki Golan Tepeleri’nin “İsrail toprağı olduğunu” savundu.

İsrail ordusunun işgalini genişletmeye çalıştığı Lübnan’da amacının ne olduğu sorulan Har-Melech, “İsrail’in güvenliği için Litani Nehri’ne kadar bir güvenlik tamponu oluşturmalı. Ben Meclis’te Dış İlişkiler ve Güvenlik Komitesi üyesiyim ve tehlikenin farkındayım. Artık ABD de bu tehlikenin farkında. Hizbullah’a karşı Litani’ye kadar gitmeli ve bu bölgeleri işgal etmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

-ABD-İran anlaşması ihtimali

ABD ve İran arasında saldırıların sonlanması için bir anlaşmaya karşı çıkan Har-Melech şunları söyledi:

“İran yönetimi henüz düşmedi bence durmamalıyız. Bence ABD şu anda herhangi bir anlaşma yapmamalı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol ettiği tabloda tehdit hala geçerli. İran tehdidi durduğu, rejimin burada kalıp kendini yenilediği formülde, buradaki adımlarımızı durdurmamalıyız. İran, hala daha çok tehlikeli, hala daha becerileri ve bunları yeniden inşa etme kapasitesi var. Bu da bizi tehdit ediyor.”

İsraillilerle yaptığı ayak üstü konuşmasında, bir kişinin Netanyahu hükümetinin yargının yetkilerini kısıtlamayı amaçlayan "yargı paketini" geçiremediği eleştirisi üzerine, Har-Melech, “Filistinli esirlere idam cezası, Mescid-i Aksa’daki statükoda fiili değişiklik, İsrailliler için bireysel silahlanma” gibi adımları partisi Yahudi Gücü'nün başarıları olarak sıraladı.

-“İsrail Gazze’den çekilerek hata yaptı”

Öte yandan İsrail’de aşırı sağcıların buluşması dışarıdan bakıldığında ailelerin katıldığı bir piknik etkinliği görüntüsü verdi. Etrafta yemek yiyen ailelerin yanı sıra, Gazze’de yerleşim kurulması için burada çadır kurarak geceleyen bazı gruplar da yer aldı.

Etkinliğe ailesiyle katılan ve yıllarca istihbaratta çalıştığını aktaran Israel Goldberg, 2005’e kadar Gazze Şeridi'ndeki Filistin topraklarından gasbedilen İsrail yerleşimlerinde yaşadığını vurgulayarak, “Gazze’nin aslında İsrail toprağı olduğunu” savundu.

Mısır yönetiminin İsrail ile imzaladığı barış anlaşmasının ardından Gazze’yi almak istemediğini ileri süren Goldberg, dönemin İsrail Başbakanı Ariel Sharon’un 2005’te buradan çekilerek “hata yaptığını”, Gazze’nin “tarihsel olarak İsrail toprağı olduğunu ve burada tarihi sinagogların bulunduğunu” ileri sürdü.

Goldberg, İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) soykırım suçlamasıyla yargılandığı Gazze saldırılarına ilişkin, “birçok hata yapıldığını İsrail’in Hamas’ı bitirme kararının önemli olduğunu, İsrail’in bugün İran, Hizbullah ve daha çok cepheye odaklandığını” söyledi.

Lübnan’da yerleşim yeri isteyip istemediği sorulan Goldberg, “İsrail, Lübnan’ın güneyinde Litani Nehri’ne kadar işgal edecek ve bu bölgeyi Hizbullah’tan temizleyecek. Henüz burada bir yerleşim yeri planı yok ama şunu da biliyoruz ki yerleşimlerin olduğu bölgede İsrail için güvenlik sağlanıyor.” ifadelerini kullandı.

- Gazze Şeridi çevresinde gözlem noktaları

İsrail’in 2 yıldan fazla süren saldırılarıyla 21 binden fazla çocuğun can verdiği Gazze Şeridi'ndeki felaket çıplak gözle uzaktan da açıkça görülüyor. Yığına dönüşmüş evlerin enkazları arasında bazı noktalardan hala siyah dumanlar yükseliyor.

Daha fazla Filistin toprağının gasbını savunan İsrailliler de Gazze Şeridi boyunca kırsal arazide dolaşarak soykırımın yaşandığı insanlık utancını gelecekteki evlerini kuracakları yer olarak izliyor.

Fanatik grupların bir çardak altında oturarak Gazze'yi seyrettiği bir noktada İsrailli gençler, Barak ve Uria da Gazze, Lübnan ve Mescid-i Aksa konusundaki soruları yanıtladı.

Barak, “Gazze’de İsrailliler için daha iyi bir yaşam istediklerini, Gazze’nin her zaman İsrail toprağı olduğunu” ileri sürdü.

Gazze’de Filistin toprağının gasbedilmesi gerektiğini, buraya İsraillilerin yerleşmesi fikrini savunan Barak, Gazze’deki Filistinlilerin gitmek istediğini, gitmeleri için yardım edilmesi gerektiğini, kalanların ise İsraillilerin varlığını kabul etmeleri şartıyla kalabileceklerini, kabul etmenlerin ise burada duramayacağını" dile getirdi.

-Mescid-i Aksa’nın yerine Yahudi mabedi kurulması talebi

İşgal altındaki Doğu Kudüs’te Mescid-i Aksa’daki statükodan “mutlu olmadıklarını” dile getiren Uria, “Burası bizim kıblemiz, kutsal mabedimiz, İsrail burayı geri aldı. Burada 2 bin yıl önceki gibi kutsal mabedi inşa etmeliyiz. Şimdi bunu yapamıyoruz. Burası bizim için çok kutsal, Araplardan çok daha kutsal. Umarız ki buradaki durum sona erer.” yorumunda bulundu.

Mescid-i Aksa’da bir mabedin inşa edilmesine karşı Müslüman dünyanın muhtemel tepkisinden “çekinmediklerini” aktaran Uria, “Burası bizim değil, Tanrı'nın evi. Burada Yahudi mabedi kurulabilir. Herkes buradaki duruma saygı duymalı.” diye konuştu.

Yahudi mabedi kurulması için Mescid-i Aksa’nın yıkılması fikrine karşı çıkmadıklarını ifade eden İsrailli gençler, Müslümanların Mescid-i Aksa ve buradaki Kubbetüs Sahra’yı, Yahudi mabedinin yerini korumak için inşa ettiğini savundu.

İsrailli gençler, İsrail ordusunun işgalini genişlettiği Lübnan’da toprak gasbedilmesi, burada İsrail yerleşimleri kurulması gerektiğini ve bu bölgelerin de kutsal kitaplarında yer aldığını söyledi.

-“Bölgedeki sınırlar Sykes-Picot anlaşmasıyla keyfi biçimde oluşturuldu”

Fanatik Yahudilerin etkinliğine ailesiyle katılan ABD-İsrail çifte vatandaşı Deja Kipnis isimli kadın ise İran misillemeleri nedeniyle dışarı çıkamadıklarını, fakat “ironik bir şekilde” Gazze sınırının güvenli olduğunu düşündüğü için etkinliğe katıldığını söyledi.

Kipnis, Gazze Şeridi’nde Filistinlilerin topraklarını gasbederek Yahudi yerleşimi kurulmasına ilişkin, “Yahudilerin vatanında, Yahudilerin bulunmaması gereken yerler olması absürt. Yahudiler, dünyanın istedikleri her yerinde yaşayabilmeliler, özellikle de binlerce yıldır çok zengin bir tarihe sahip oldukları topraklarda. Buna Gazze de dahil, çünkü orada da tarihimiz var.” ifadelerini kullandı.

Bu konunun tartışmaya kapalı olduğunu iddia eden Kipnis, Gazze’deki yasa dışı Yahudi yerleşimlerinin 2005’te terk edilmesinin hata olduğunu ileri sürdü.

Kipris, Lübnan’ın güneyindeki işgal ve toprakların gasbedilmesine dair sınırların Sykes-Picot anlaşmalarıyla oluşturulan keyfi sınırlar olduğunu belirterek işgali ve Yahudi yerleşimi kurulmasını desteklediğini dile getirdi.

Mescid-i Aksa’nın yerine “3. Tapınak” yapılması konusundaki soruya Kipnis, Yahudilerin binlerce yıldır geri dönmek ve “kutsal mekanı” yeniden inşa etmek için dua ettiğini söyledi.

Kipnis, “Orası kutsal yer. Orası Tanrı'nın seçtiği yer.” diyerek Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya girememesinin ırkçılık olduğunu öne sürdü.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.