İstanbul'daki büyüklerden Kars'taki çocuklara mesafe tanımayan 23 Nisan sürprizi
İstanbul'daki büyüklerden Kars'taki çocuklara mesafe tanımayan 23 Nisan sürprizi
- İstanbul'daki huzurevi sakinleri ile köy okulu öğrencileri arasında kurulan gönül bağı sonucu gönderilen hediyeler çocukları sevindirirken, ulaştırılan mektuplar ve video mesajlar ise iki tarafa duygusal anlar yaşattı - Sarıyer İzzet Baysal Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Mesut Ocak: - "Hatırlanmak, düşünülmek her insan için çok kıymetli bir şey. Birini tanımadan, sadece var olduğundan dolayı sevgi duyulması zaten bizim kültürümüzde de olan bir şey. Bunu görmek, bunu hissetmek büyüklerimize, sakinlerimize çok iyi hissettirdi, heyecanlandılar"
İSTANBUL (AA) - ŞADUMAN TÜRKAY - İstanbul'daki huzurevi sakinleri ile Kars'taki köy okulu öğrencilerinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle kurdukları gönül bağı sonucu hazırlanan hediyeler, mektuplar ve video mesajlar, iki kuşağı aynı duyguda buluşturdu.
Geçmişte sosyal hizmet alanında birlikte görev yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğüne bağlı Sarıyer İzzet Baysal Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Mesut Ocak ile öğretmen Ceylan Aykutluğ'un yeniden iletişime geçmesiyle ortaya çıkan bağ, İstanbul ile Kars arasında mesafeleri aşan dayanışmaya dönüştü.
Ocak'ın müdürlüğünü yaptığı huzurevinin sakinleri 23 Nisan öncesinde çocuklar için ne yapabileceklerini konuşurken, kısa sürede personel sürece dahil oldu. Büyükler, çocukların maddi ihtiyaçlarından çok hatırlanmaya ve bayramlarının kutlanmasına ihtiyaç duyduğunu düşünerek hediyelerini hazırladı.
Kars'taki köy okuluna gönderilen paketlerde çocukların gelişimine katkı sağlayacak eğitsel oyuncaklar ile spor ayakkabıların yer almasının yanı sıra okul için bisiklet ve akülü araba temin edildi.
Ulaştırılan hediyeler, öğrenciler tarafından büyük heyecanla karşılandı. Çocuklar paketleri açtıkları anlarda sevinçlerini birbirleriyle paylaştı. Oyuncaklarla oynamaya başlayan çocuklar, bisiklet ve akülü arabayla vakit geçirdi.
Huzurevi sakinlerinin gönderdiği video mesajlar öğrencilerin bayram coşkusunu artırırken, çocuklar hiç tanımadıkları büyüklerinden gelen sürpriz karşısında duygusal anlar yaşadı.
Çocukların mektupları ve yaptığı resimler ise huzurevine ulaştığında benzer bir heyecan yaşandı.
23 Nisan vesilesiyle başlayan bu iletişim, iki kuşağı mesafeleri aşarak aynı duyguda buluşturdu.
Mesut Ocak, AA muhabirine, geçmiş yıllarda sosyal hizmetler merkezinde birlikte görev yaptıkları Ceylan Aykutluğ'un daha sonra çocukluk hayalinin gerçek olduğunu ve Kars'a öğretmen olarak atandığını anlattı.
Kars'ın Arpaçay ilçesi Büyükçatma İlkokulunda öğretmen olan Aykutluğ'un, İstanbul'da kendilerini ve huzurevini ziyaret ettiğini belirten Ocak, şöyle konuştu:
"Ben artık sosyal hizmet merkezinden ayrılıp İzzet Baysal Huzurevinde görev yapmaya başlamıştım. Onunla konuşurken şunu fark ettim. Daha önceden de örneklerini çok sık gördüğüm şekilde, sosyal hizmet alanında çalışan herkesin, yollarımız ayrılsa bile belli bir bakış açısı kazandığını, gündelik hayatımızda gözümüzü kaçırdığımız, başımızı çevirdiğimiz durumlara, olaylara, kişilere karşı farklı bir hassasiyet geliştiğini gördüm. Çünkü gittiği ilde, ilçede, köyde fark yaratmak için neler yapabileceğine dair düşünceleri vardı."
Ocak, Aykutluğ ile sohbet ederken Yaşlılara Saygı Haftası ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında İstanbul'dan Kars'a hem mesafeleri aşan hem de kuşaklar arası ilişkiyi kuvvetlendirecek proje geliştirmeyi düşündüklerini söyledi.
Bu fikrin kendilerini çok heyecanlandırdığını ifade eden Ocak, projeyi huzurevi sakinleriyle paylaştıklarında onların da çok mutlu olduğunu ve heyecan duyduklarını belirtti.
Ocak, huzurevi sakinlerinin hepsinin, çocuklar için daha fazlasını yapmak istediklerini kendilerine aktardığını dile getirerek, şöyle devam etti:
"Şunu fark ettik ki Bakanlığımızın misyonu ve vizyonu sadece personeline değil, hizmet alanlarına da yansımış. O çocuklar için neler yapılabileceği konusunda her gün neredeyse beraber istişarede bulunduk. Şunu düşündük, devletimiz muktedir bir devlet. Okulumuzun bir ihtiyacı yok ama çocuklarımızın hatırlanmaya, düşünülmeye, bayramlarının kutlanmasına ihtiyacı var. Bu sebeple biz oyuncaktan yana tercihte bulunduk. Hediyelerimizin arasında çocuklarımızın gelişimlerine katkı sağlayabilecek eğitsel oyuncaklar var. Küçük, onların hoşuna gidecek, kişisel olarak kullanabilecekleri spor ayakkabıları var. Okula bağışladığımız bir bisikletimiz ve bir akülü arabamız var. Umarım çocuklarımız bunlarla beraber keyifli vakit geçirecekler. 23 Nisanlarını, çocuk bayramlarını, İzzet Baysal Huzurevi'nin sakinleri ve personeli tarafından kutlanmasıyla beraber daha coşkulu yaşayacaklar."
Ocak, proje başlatılınca köy okulu çocuklarının, hiç tanımadıkları ve görmedikleri huzurevi sakinleri için mektuplar yazıp, resimler çizerek İstanbul'a gönderdiğini anlattı.
- "Bayrağı bugün 23 Nisan münasebetiyle Kars'ta bir köy okulumuza devrediyoruz"
Sakinlerin, bu mektupları okuduklarında çok duygulandığını belirten Ocak, "Hatırlanmak, düşünülmek her insan için çok kıymetli bir şey. Birini tanımadan sadece var olduğundan dolayı sevgi duyulması zaten bizim kültürümüzde de olan bir şey. Bunu görmek, bunu hissetmek büyüklerimize, sakinlerimize çok iyi hissettirdi, heyecanlandılar." dedi.
Ocak, geleceğin tohumlarının şimdinin çınarlarıyla buluştuğuna dikkati çekerek, "Geleceğe daha umutla bakıyorlar artık. Çünkü Kars'ta bir köy okulunda yetişen pırıl pırıl gençlerin kendilerini düşünmeleri, kendileri için emek harcayıp resimler yapmaları, mektuplar yazmaları geleceğe de daha umutla bakmalarını sağlıyor." diye konuştu.
Onların yetiştirdiği öğrencilerin ve temas ettikleri insanların büyüdüğünü, şu anda birer Ceylan öğretmen olduğunu anlatan Ocak, kendilerinin de onlardan aldığı bayrağı taşımaya gayret ettiğini söyledi.
Ocak, "O bayrağı da bugün 23 Nisan münasebetiyle Kars'ta bir köy okulumuza devrediyoruz. Bu bayrak yarışının bu şekilde devam ediyor olması onlar için de bizim için de çok mutluluk verici." ifadelerini kullandı.
Sakinlerin çocuklarla bir araya gelmesini organize etmeye çalışacaklarını belirten Ocak, şunları kaydetti:
"Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesi altında beraber çalışan iki insanın birlikte neler yapılabilir düşüncesiyle yola çıktık. Küçük bir tohumdu bu ama şunu gördük ki hem bizden hem sakinlerimizden hem de diğer tarafta okulumuzdan, öğrencilerimizden, oradaki hocalardan bu duyguya çok ciddi bir katılım var. Bizim kapımız her zaman oradaki öğrencilerimize açık. Çünkü biz Bakanlık olarak da şuna inanıyoruz ve bu şekilde çalışıyoruz; biz büyük bir aileyiz. Bakanlık olarak, ülke olarak bu şiarla hareket ediyoruz."
- "Ben çok süslü biriyim, bana da böyle süslü bir mektup gelmiş"
Çocuklar için hazırladıkları hediyeleri paketleyen huzurevi sakinlerinden emekli İngilizce öğretmeni 89 yaşındaki Ayla Özer, çocuklara karşı sevgi dolu olduğunu söyledi.
Kars'ta köy okulundaki çocuklarla böyle bir proje yapılacağını duyunca çok mutlu olduğunu dile getiren Özer, "Şimdiye kadar öyle bir şeye imkan olmamıştı. İnşallah bundan sonra daha güzel şeyler yaparız. Çocukların yüzündeki gülümseme bizi çok mutlu edecek. Bize mektuplar yollamışlar. Keşke bu mektuplaşmaya devam etsek. Onlar bize yazsa, biz onlara yazsak çok güzel olur. Ben çok süslü biriyim, bana da böyle süslü bir mektup gelmiş. Çok mutlu oldum, 'Sevgi dolu ellerinden' diye de elinden çiçek yapmış. İnşallah çocuğumuzla mektup arkadaşı oluruz, bizi ziyarete gelirler. " dedi.
Huzurevi sakini Nurettin Gener ise hediyeleri hazırlarken büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine gelen mektuptan çok etkilendiğini söyledi.
Mektubu okuyan Gener, çocuklarının bayramını kutlayarak, onların yüzünde gülümseme olacakları için heyecanlandığını kaydetti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
