dask

Kadınlarda doğurganlık 35 yaşından sonra azalmaya başlıyor

Sağlık (AA) - Anadolu Ajansı | 05.05.2026 - 10:36, Güncelleme: 05.05.2026 - 10:43 89 kez okundu.
 

Kadınlarda doğurganlık 35 yaşından sonra azalmaya başlıyor

- Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru: - "Bu azalış 38 yaşından sonra daha belirginleşiyor. Bu süreçte yumurtalık rezervi düşerken, yumurtaların genetik kalitesinde de bozulma görülebiliyor. 40 yaş sonrasında ise hem gebelik elde etme ihtimali ciddi şekilde azalıyor hem de düşük ve gebelik komplikasyonları riski artıyor"
İSTANBUL (AA) - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, kadınlarda doğurganlığın 35 yaşından sonra azalmaya başladığını, 40 yaş sonrasında ise gebelik şansının belirgin şekilde düştüğünü bildirdi. Prof. Dr. Buyru, yaptığı açıklamada, kısırlık ve tüp bebek tedavilerinin giderek daha fazla çiftin gündeminde yer aldığını belirterek, özellikle sosyal medyada yayılan yanıltıcı bilgilerin çiftlerin yanlış yönlendirilmesine neden olabildiğini ifade etti. Bugün yaklaşık her 6 çiftten birinin çocuk sahibi olabilmek için tıbbi desteğe ihtiyaç duyduğunu aktaran Buyru, bu artışın çocuk sahibi olma isteğinin giderek ileriye ertelenmesi, kariyer planları, ekonomik koşullar ve yaşam tarzı değişikliklerinin çiftlerin çocuk sahibi olma kararını geciktirmesinden kaynaklandığını dile getirdi. Bunun yanı sıra sigara kullanımı, obezite, hareketsiz yaşam ve çevresel faktörlerin de etkili olduğunu vurgulayan Buyru, "Kadınlarda doğurganlık 35 yaşından sonra azalırken, bu azalış 38 yaşından sonra daha belirginleşiyor. Bu süreçte yumurtalık rezervi düşerken, yumurtaların genetik kalitesinde de bozulma görülebiliyor. 40 yaş sonrasında ise hem gebelik elde etme ihtimali ciddi şekilde azalıyor hem de düşük ve gebelik komplikasyonları riski artıyor. Bu nedenle doğurganlık planlamasında yaş faktörünün göz ardı edilmemesi gerekiyor." ifadelerini kullandı. Buyru, tüp bebek teknolojilerindeki gelişmelerin, "ilerleyen yaşlarda da çocuk sahibi olunabilir" algısını güçlendirse de bunun her zaman gerçekçi olmadığını vurguladı. - Tüp bebekteki başarıda kadının yaşı ve yumurta kalitesi önemli Tüp bebek tedavisinde başarının büyük ölçüde kadının yaşı ve yumurta kalitesine bağlı olduğunu aktaran Buyru, şunları kaydetti: "Uzmanlar, ileri yaşta elde edilen gebeliklerin daha fazla risk taşıdığını ve tedaviye yanıtın daha sınırlı olabileceğini ifade ediyor. 'Menopozda gebe kaldı', '48 yaşında çocuk sahibi oldu' şeklindeki haberler insanları yanlış yönlendirebiliyor. Bunların çoğu Türkiye'de yasak olan 'donasyon', yani başkasından alınan yumurtalarla gebe kalan kişiler. Son yıllarda yumurta ve embriyo dondurma yöntemlerine ilgi artıyor. Özellikle yumurtalık rezervi düşük olan, ailesinde erken menopoz öyküsü bulunan ya da çocuk sahibi olmayı erteleyen kadınlar için bu yöntemler önemli bir seçenek sunuyor." Buyru, sosyal medyada tüp bebek tedavilerinin çoğu zaman yalnızca başarılı sonuçlar üzerinden anlatıldığını belirterek, ancak her tedavi sürecinin aynı sonucu vermediğini dile getirdi. Çiftlere sosyal medya yerine bilimsel veriler ve güvenilir hekimler üzerinden bilgi edinmesini öneren Buyru, gebelik şansının kadının yaşı, yumurtalık rezervi, erkeğin sperm kalitesi, daha önceki gebelik öyküsü ve kısırlık süresine göre değiştiğini, tedaviye başlamadan önce çiftin bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
- Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru: - "Bu azalış 38 yaşından sonra daha belirginleşiyor. Bu süreçte yumurtalık rezervi düşerken, yumurtaların genetik kalitesinde de bozulma görülebiliyor. 40 yaş sonrasında ise hem gebelik elde etme ihtimali ciddi şekilde azalıyor hem de düşük ve gebelik komplikasyonları riski artıyor"

İSTANBUL (AA) - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, kadınlarda doğurganlığın 35 yaşından sonra azalmaya başladığını, 40 yaş sonrasında ise gebelik şansının belirgin şekilde düştüğünü bildirdi.

Prof. Dr. Buyru, yaptığı açıklamada, kısırlık ve tüp bebek tedavilerinin giderek daha fazla çiftin gündeminde yer aldığını belirterek, özellikle sosyal medyada yayılan yanıltıcı bilgilerin çiftlerin yanlış yönlendirilmesine neden olabildiğini ifade etti.

Bugün yaklaşık her 6 çiftten birinin çocuk sahibi olabilmek için tıbbi desteğe ihtiyaç duyduğunu aktaran Buyru, bu artışın çocuk sahibi olma isteğinin giderek ileriye ertelenmesi, kariyer planları, ekonomik koşullar ve yaşam tarzı değişikliklerinin çiftlerin çocuk sahibi olma kararını geciktirmesinden kaynaklandığını dile getirdi.

Bunun yanı sıra sigara kullanımı, obezite, hareketsiz yaşam ve çevresel faktörlerin de etkili olduğunu vurgulayan Buyru, "Kadınlarda doğurganlık 35 yaşından sonra azalırken, bu azalış 38 yaşından sonra daha belirginleşiyor. Bu süreçte yumurtalık rezervi düşerken, yumurtaların genetik kalitesinde de bozulma görülebiliyor. 40 yaş sonrasında ise hem gebelik elde etme ihtimali ciddi şekilde azalıyor hem de düşük ve gebelik komplikasyonları riski artıyor. Bu nedenle doğurganlık planlamasında yaş faktörünün göz ardı edilmemesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Buyru, tüp bebek teknolojilerindeki gelişmelerin, "ilerleyen yaşlarda da çocuk sahibi olunabilir" algısını güçlendirse de bunun her zaman gerçekçi olmadığını vurguladı.

- Tüp bebekteki başarıda kadının yaşı ve yumurta kalitesi önemli

Tüp bebek tedavisinde başarının büyük ölçüde kadının yaşı ve yumurta kalitesine bağlı olduğunu aktaran Buyru, şunları kaydetti:

"Uzmanlar, ileri yaşta elde edilen gebeliklerin daha fazla risk taşıdığını ve tedaviye yanıtın daha sınırlı olabileceğini ifade ediyor. 'Menopozda gebe kaldı', '48 yaşında çocuk sahibi oldu' şeklindeki haberler insanları yanlış yönlendirebiliyor. Bunların çoğu Türkiye'de yasak olan 'donasyon', yani başkasından alınan yumurtalarla gebe kalan kişiler. Son yıllarda yumurta ve embriyo dondurma yöntemlerine ilgi artıyor. Özellikle yumurtalık rezervi düşük olan, ailesinde erken menopoz öyküsü bulunan ya da çocuk sahibi olmayı erteleyen kadınlar için bu yöntemler önemli bir seçenek sunuyor."

Buyru, sosyal medyada tüp bebek tedavilerinin çoğu zaman yalnızca başarılı sonuçlar üzerinden anlatıldığını belirterek, ancak her tedavi sürecinin aynı sonucu vermediğini dile getirdi.

Çiftlere sosyal medya yerine bilimsel veriler ve güvenilir hekimler üzerinden bilgi edinmesini öneren Buyru, gebelik şansının kadının yaşı, yumurtalık rezervi, erkeğin sperm kalitesi, daha önceki gebelik öyküsü ve kısırlık süresine göre değiştiğini, tedaviye başlamadan önce çiftin bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.