dask

Katar, fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya baskınını kınadı

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 01.06.2026 - 16:03, Güncelleme: 01.06.2026 - 16:07 174 kez okundu.
 

Katar, fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya baskınını kınadı

- Katar Dışişleri Bakanlığı: - "İşgalci güç sıfatıyla İsrail’in uluslararası hukuka uyması ve Filistin halkının kutsal mekanlarına yönelik ihlallerine son vermesi gerekir"
İSTANBUL (AA) - Katar, fanatik İsraillilerin işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını kınadı. Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, fanatik İsraillilerin İsrail polisi koruması altında Mescid-i Aksa’ya baskın düzenlemesi ve buna eşlik eden “provokatif uygulamaların” uluslararası hukukun açık ihlali olduğu belirtildi. Açıklamada, söz konusu girişimlerin Müslümanların kutsal değerlerine yönelik açık bir provokasyon olduğu ve Kudüs’teki tarihi ve hukuki statükoyu değiştirme çabası anlamına geldiği ifade edildi. Katar, bu tür ihlallerin bölgedeki gerilimi tırmandırdığı ve şiddet döngüsünü artırma riski taşıdığı uyarısında bulunarak, uluslararası topluma İsrail’in ihlallerini durdurması için acil harekete geçme çağrısı yaptı. “İşgalci güç sıfatıyla İsrail’in uluslararası hukuka uyması ve Filistin halkının kutsal mekanlarına yönelik ihlallerine son vermesi gerekir” ifadelerine yer verilen açıklamada, Mescid-i Aksa’nın yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğu vurgulandı. Katar ayrıca, Filistin davasına ve Filistin halkının 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devlet kurma hakkına yönelik desteğini yineledi. Dün, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya İsrail polisi korumasında baskın düzenleyen fanatik Yahudiler, Harem-i Şerif'te İsrail bayrağı açarak İsrail milli marşını okumuştu. İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de 14 Mayıs'ta Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyerek İsrail bayrağı açmış, "Harem-i Şerif'in Yahudilere ait olduğunu" iddia etmişti. - Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin egemenliği ihlal ediliyor Ürdün, 1994'te İsrail ile imzaladığı Vadi Araba Anlaşması uyarınca Kudüs'teki dini işlerden sorumlu ülke olarak kabul ediliyor. 2013'te Ürdün Kralı 2. Abdullah ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas arasında imzalanan anlaşmaya göre, Kudüs ve oradaki kutsal mekanların savunulması ve vesayet hakkı da Ürdün'e verildi. Anlaşmaya göre Mescid-i Aksa, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor. Daha önce Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin izni dahilinde Mescid-i Aksa'yı ziyaret eden Yahudiler, 2003'ten bu yana Vakıflar İdaresinin egemenliğini ihlal eden İsrail'in tek taraflı kararı çerçevesinde polis eşliğinde Müslümanların kutsal mabedine giriyor. İsrail makamlarının bu tek taraflı kararını tanımayan Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğini ihlal edici bu tür girişleri baskın olarak tanımlıyor. Tel Aviv yönetimi, Mescid-i Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarınınsa sadece ziyaret edebileceği" tarihi statükonun korunduğunu savunuyor. Ancak fanatik Yahudilerin, İsrail polisi korumasında Harem-i Şerif'e düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansıyor.​​​​​​​
- Katar Dışişleri Bakanlığı: - "İşgalci güç sıfatıyla İsrail’in uluslararası hukuka uyması ve Filistin halkının kutsal mekanlarına yönelik ihlallerine son vermesi gerekir"

İSTANBUL (AA) - Katar, fanatik İsraillilerin işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını kınadı.

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, fanatik İsraillilerin İsrail polisi koruması altında Mescid-i Aksa’ya baskın düzenlemesi ve buna eşlik eden “provokatif uygulamaların” uluslararası hukukun açık ihlali olduğu belirtildi.

Açıklamada, söz konusu girişimlerin Müslümanların kutsal değerlerine yönelik açık bir provokasyon olduğu ve Kudüs’teki tarihi ve hukuki statükoyu değiştirme çabası anlamına geldiği ifade edildi.

Katar, bu tür ihlallerin bölgedeki gerilimi tırmandırdığı ve şiddet döngüsünü artırma riski taşıdığı uyarısında bulunarak, uluslararası topluma İsrail’in ihlallerini durdurması için acil harekete geçme çağrısı yaptı.

“İşgalci güç sıfatıyla İsrail’in uluslararası hukuka uyması ve Filistin halkının kutsal mekanlarına yönelik ihlallerine son vermesi gerekir” ifadelerine yer verilen açıklamada, Mescid-i Aksa’nın yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğu vurgulandı.

Katar ayrıca, Filistin davasına ve Filistin halkının 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devlet kurma hakkına yönelik desteğini yineledi.

Dün, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya İsrail polisi korumasında baskın düzenleyen fanatik Yahudiler, Harem-i Şerif'te İsrail bayrağı açarak İsrail milli marşını okumuştu.

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de 14 Mayıs'ta Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyerek İsrail bayrağı açmış, "Harem-i Şerif'in Yahudilere ait olduğunu" iddia etmişti.

- Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin egemenliği ihlal ediliyor

Ürdün, 1994'te İsrail ile imzaladığı Vadi Araba Anlaşması uyarınca Kudüs'teki dini işlerden sorumlu ülke olarak kabul ediliyor.

2013'te Ürdün Kralı 2. Abdullah ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas arasında imzalanan anlaşmaya göre, Kudüs ve oradaki kutsal mekanların savunulması ve vesayet hakkı da Ürdün'e verildi.

Anlaşmaya göre Mescid-i Aksa, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

Daha önce Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin izni dahilinde Mescid-i Aksa'yı ziyaret eden Yahudiler, 2003'ten bu yana Vakıflar İdaresinin egemenliğini ihlal eden İsrail'in tek taraflı kararı çerçevesinde polis eşliğinde Müslümanların kutsal mabedine giriyor.

İsrail makamlarının bu tek taraflı kararını tanımayan Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğini ihlal edici bu tür girişleri baskın olarak tanımlıyor.

Tel Aviv yönetimi, Mescid-i Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarınınsa sadece ziyaret edebileceği" tarihi statükonun korunduğunu savunuyor.

Ancak fanatik Yahudilerin, İsrail polisi korumasında Harem-i Şerif'e düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansıyor.​​​​​​​

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.