dask

L'Oreal Türkiye "Dünya Çevre Günü" kapsamında sürdürülebilirlik vizyonunu paylaştı

Ekonomi (AA) - Anadolu Ajansı | 03.06.2026 - 13:05, Güncelleme: 03.06.2026 - 13:14 180 kez okundu.
 

L'Oreal Türkiye "Dünya Çevre Günü" kapsamında sürdürülebilirlik vizyonunu paylaştı

- L'Oreal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu: - "Biz, L'Oreal Türkiye olarak bu dönüşümü ürün formüllerimizden tedarik zincirimize kadar tüm iş süreçlerimizin en temel parçası haline getirdik"
İSTANBUL (AA) - L'Oreal Türkiye, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında "Gelecek için L'Oreal" sürdürülebilirlik vizyonunu paylaştı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, L'Oreal Türkiye, bilimsel veriler rehberliğinde daha radikal ve yeşil bir dönüşümün kaçınılmaz olduğuna dikkati çekiyor. Şirket, küresel değişiklikle mücadelenin yol haritasını "yeşil bilim", "döngüsel istikrar" ve "bütüncül ekosistem" yaklaşımı olmak üzere 3 temel güç üzerine kuruyor. L'Oreal Türkiye, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda ürün geliştirme süreçlerinde "yeşil bilimler" ve eko-tasarım uygulamalarına odaklanıyor. Şirket, Bu doğrultuda 2030'a kadar ürün içeriklerinin yüzde 95'ini biyo bazlı kaynaklar, bol bulunan mineraller ve döngüsel süreçlerden elde etmeyi hedefliyor. Temelini minimum kimyasal süreçten geçerek yenilenebilir bitki bazlı kaynaklardan, düşük enerji tüketiminden alan yeşil kimya yaklaşımının somut örneklerinden biri ise L'Oreal'in patentli molekülü Pro-Xylane oluşturuyor. - L'Oreal, 2030'a kadar saf plastik kullanımını yüzde 50 azaltmayı taahhüt ediyor Şirket, geleneksel "al-yap-at" modelini geride bırakarak, ambalaj tasarımından lojistiğe kadar her adımda "azalt-yeniden doldur-geri dönüştür" yaklaşımını uyguluyor. Ambalajların ağırlığını ve hacmini istikrarlı bir şekilde optimize ederek atık tüketimini azaltan şirket, ambalaj verimliliği sayesinde lojistik süreçlerinde daha az araçla daha fazla ürün taşıyarak karbon emisyonlarını azaltıyor. Plastik kullanımını azaltma konusundaki kararlılığını orta vadeli hedeflerle destekleyen L'Oreal, 2030'a kadar saf plastik kullanımını yüzde 50 azaltmayı taahhüt ediyor. İstanbul içindeki lüks ve profesyonel ürünlerin dağıtımlarını tamamen elektrikli araçlarla gerçekleştirerek yılda 58 ton karbon emisyonunun önüne geçen L'Oreal Türkiye, mağaza teslimatlarında yeniden kullanılabilir kutu sistemine geçerek yılda 400 ton su tasarrufu sağlıyor. Şirketin döngüsel ekonomideki kesintisiz kararlılığı, raftaki ürünlerinde de kendini gösteriyor. İkonik markalarında sunduğu yeniden doldurulabilir (refill) çözümler sayesinde plastik ve cam kullanımında yüzde 59 ile 75 arasında radikal bir azalma sağlayan L'Oreal Türkiye, ambalaj atıklarını ortalama yüzde 70 seviyesinde düşürüyor. Bu yöntemle sürdürülebilirliği tüketiciler için de cazip hale getiren şirket, yüzde 20-25 daha fiyat avantajı sunuyor. L'Oreal Türkiye, "Gelecek için L'Oreal" sürdürülebilirlik programı kapsamında, stratejik tedarikçilerinin de 2030'a kadar doğrudan emisyonlarını (Kapsam 1 ve 2), 2019 seviyelerine kıyasla yüzde 50 azaltmalarını hedefliyor. Stratejik tedarikçilerinin yüzde 100'ünün çalışanlarına "insana yakışır ücret" politikasını benimsemesini destekleyen L'Oreal, adil çalışma koşullarını tüm değer zincirine yayıyor. Kapsayıcı tedarik yaklaşımıyla, engelli bireyler, kadın girişimciler ve yerel KOBİ'ler gibi ekonomik açıdan desteklenmesi gereken gruplara öncelik veren bu model, dünya genelinde 90 binden fazla kişinin istihdama katılmasına katkı sağladı. Türkiye'de ise tedarik zinciri aracılığıyla desteklenen 146 kişilik istihdamın yüzde 61'ini kadın girişimciler, yüzde 39'unu ise KOBİ'ler oluşturdu. Küresel ölçekte sosyal fayda projeleriyle 10 milyon kişiye ulaşanşirket, bu projelerle 5 milyon kadının güçlenmesine doğrudan destek oldu. - "Daha kapsayıcı bir güzellik ekosistemine liderlik etmekten gurur duyuyoruz" Açıklamada görüşlerine yer verilen L'Oreal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, sürdürülebilirliğin artık bir maliyet unsuru değil, yeni nesil büyüme modellerinin en büyük itici gücü olduğunu belirtti. Tanrıkulu, gezegenin geleceği için sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil, herkesin ortak sorumluluğu ve en büyük pusulası olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "Biz, L'Oreal Türkiye olarak bu dönüşümü ürün formüllerimizden tedarik zincirimize kadar tüm iş süreçlerimizin en temel parçası haline getirdik. Dünya Çevre Günü, bu kapsamda yürüttüğümüz kesintisiz çalışmaları paylaşmak ve tüm iş ortaklarımızı, tüketicilerimizi bu ortak geleceği yeniden tasarlamaya davet etmek için çok değerli bir momentum sunuyor. Küresel ölçekte yürüttüğümüz 'Gelecek için L'Oreal' sürdürülebilirlik programımız çerçevesinde ülkemizde hayata geçirdiğimiz öncü projelerle, Türkiye'yi grup içerisinde başarıyla temsil etmekten ve daha kapsayıcı bir güzellik ekosistemine liderlik etmekten gurur duyuyoruz."
- L'Oreal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu: - "Biz, L'Oreal Türkiye olarak bu dönüşümü ürün formüllerimizden tedarik zincirimize kadar tüm iş süreçlerimizin en temel parçası haline getirdik"

İSTANBUL (AA) - L'Oreal Türkiye, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında "Gelecek için L'Oreal" sürdürülebilirlik vizyonunu paylaştı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, L'Oreal Türkiye, bilimsel veriler rehberliğinde daha radikal ve yeşil bir dönüşümün kaçınılmaz olduğuna dikkati çekiyor.

Şirket, küresel değişiklikle mücadelenin yol haritasını "yeşil bilim", "döngüsel istikrar" ve "bütüncül ekosistem" yaklaşımı olmak üzere 3 temel güç üzerine kuruyor.

L'Oreal Türkiye, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda ürün geliştirme süreçlerinde "yeşil bilimler" ve eko-tasarım uygulamalarına odaklanıyor.

Şirket, Bu doğrultuda 2030'a kadar ürün içeriklerinin yüzde 95'ini biyo bazlı kaynaklar, bol bulunan mineraller ve döngüsel süreçlerden elde etmeyi hedefliyor.

Temelini minimum kimyasal süreçten geçerek yenilenebilir bitki bazlı kaynaklardan, düşük enerji tüketiminden alan yeşil kimya yaklaşımının somut örneklerinden biri ise L'Oreal'in patentli molekülü Pro-Xylane oluşturuyor.

- L'Oreal, 2030'a kadar saf plastik kullanımını yüzde 50 azaltmayı taahhüt ediyor

Şirket, geleneksel "al-yap-at" modelini geride bırakarak, ambalaj tasarımından lojistiğe kadar her adımda "azalt-yeniden doldur-geri dönüştür" yaklaşımını uyguluyor.

Ambalajların ağırlığını ve hacmini istikrarlı bir şekilde optimize ederek atık tüketimini azaltan şirket, ambalaj verimliliği sayesinde lojistik süreçlerinde daha az araçla daha fazla ürün taşıyarak karbon emisyonlarını azaltıyor.

Plastik kullanımını azaltma konusundaki kararlılığını orta vadeli hedeflerle destekleyen L'Oreal, 2030'a kadar saf plastik kullanımını yüzde 50 azaltmayı taahhüt ediyor.

İstanbul içindeki lüks ve profesyonel ürünlerin dağıtımlarını tamamen elektrikli araçlarla gerçekleştirerek yılda 58 ton karbon emisyonunun önüne geçen L'Oreal Türkiye, mağaza teslimatlarında yeniden kullanılabilir kutu sistemine geçerek yılda 400 ton su tasarrufu sağlıyor.

Şirketin döngüsel ekonomideki kesintisiz kararlılığı, raftaki ürünlerinde de kendini gösteriyor. İkonik markalarında sunduğu yeniden doldurulabilir (refill) çözümler sayesinde plastik ve cam kullanımında yüzde 59 ile 75 arasında radikal bir azalma sağlayan L'Oreal Türkiye, ambalaj atıklarını ortalama yüzde 70 seviyesinde düşürüyor.

Bu yöntemle sürdürülebilirliği tüketiciler için de cazip hale getiren şirket, yüzde 20-25 daha fiyat avantajı sunuyor.

L'Oreal Türkiye, "Gelecek için L'Oreal" sürdürülebilirlik programı kapsamında, stratejik tedarikçilerinin de 2030'a kadar doğrudan emisyonlarını (Kapsam 1 ve 2), 2019 seviyelerine kıyasla yüzde 50 azaltmalarını hedefliyor.

Stratejik tedarikçilerinin yüzde 100'ünün çalışanlarına "insana yakışır ücret" politikasını benimsemesini destekleyen L'Oreal, adil çalışma koşullarını tüm değer zincirine yayıyor.

Kapsayıcı tedarik yaklaşımıyla, engelli bireyler, kadın girişimciler ve yerel KOBİ'ler gibi ekonomik açıdan desteklenmesi gereken gruplara öncelik veren bu model, dünya genelinde 90 binden fazla kişinin istihdama katılmasına katkı sağladı.

Türkiye'de ise tedarik zinciri aracılığıyla desteklenen 146 kişilik istihdamın yüzde 61'ini kadın girişimciler, yüzde 39'unu ise KOBİ'ler oluşturdu. Küresel ölçekte sosyal fayda projeleriyle 10 milyon kişiye ulaşanşirket, bu projelerle 5 milyon kadının güçlenmesine doğrudan destek oldu.

- "Daha kapsayıcı bir güzellik ekosistemine liderlik etmekten gurur duyuyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen L'Oreal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, sürdürülebilirliğin artık bir maliyet unsuru değil, yeni nesil büyüme modellerinin en büyük itici gücü olduğunu belirtti.

Tanrıkulu, gezegenin geleceği için sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil, herkesin ortak sorumluluğu ve en büyük pusulası olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Biz, L'Oreal Türkiye olarak bu dönüşümü ürün formüllerimizden tedarik zincirimize kadar tüm iş süreçlerimizin en temel parçası haline getirdik. Dünya Çevre Günü, bu kapsamda yürüttüğümüz kesintisiz çalışmaları paylaşmak ve tüm iş ortaklarımızı, tüketicilerimizi bu ortak geleceği yeniden tasarlamaya davet etmek için çok değerli bir momentum sunuyor. Küresel ölçekte yürüttüğümüz 'Gelecek için L'Oreal' sürdürülebilirlik programımız çerçevesinde ülkemizde hayata geçirdiğimiz öncü projelerle, Türkiye'yi grup içerisinde başarıyla temsil etmekten ve daha kapsayıcı bir güzellik ekosistemine liderlik etmekten gurur duyuyoruz."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.