dask

Medicana Sağlık Grubu'ndan aşılamanın sağlık sistemi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirme

Ekonomi (AA) - Anadolu Ajansı | 28.04.2026 - 15:34, Güncelleme: 28.04.2026 - 16:07 46 kez okundu.
 

Medicana Sağlık Grubu'ndan aşılamanın sağlık sistemi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirme

- Medicana Kadıköy Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Doç. Dr. Elif Öngel: - "Aşılama, yalnızca kişinin kendisini korumasını değil, aynı zamanda toplumdaki kırılgan grupların da korunmasını sağlar"
İSTANBUL (AA) - Medicana Sağlık Grubu Anesteziyoloji ve Reanimasyon Bölümü'nden Doç. Dr. Elif Öngel, aşı tereddüdünün yalnızca bireysel bir tercih değil, sağlık sistemini doğrudan etkileyen bir risk olduğunu belirtti. Hastaneden yapılan açıklamaya göre, bulaşıcı hastalıklara karşı en etkili koruyucu yöntemlerden biri olan aşılama, yalnızca hastalığın ortaya çıkmasını değil, aynı zamanda ağır seyretmesini de engelleyen temel bir halk sağlığı uygulaması olarak öne çıkıyor. Son yıllarda aşı tereddüdünde gözlenen artış ise toplum genelinde bağışıklık düzeyinin düşmesine ve aşıyla önlenebilir hastalıkların yeniden gündeme gelmesine neden oluyor. Bu durum, yalnızca hastalık sıklığını değil, hastaneye yatış ve yoğun bakım ihtiyacını da doğrudan etkileyebiliyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Elif Öngel, aşıların sağlık sistemi üzerindeki yükü azaltmada büyük rol oynadığını ve aşılama oranlarındaki düşüşün özellikle ağır hastalık tablolarında yoğun şekilde hissedildiğini belirtti. Öngel, yoğun bakım pratiğinde karşılaşılan vakaların önemli bir bölümünün aşısız ya da eksik aşılı bireylerden oluşabildiğinin altını çizerek, konunun yalnızca bireysel sağlıkla sınırlı olmadığını vurguladı. Aşı tereddüdünün bireylerin aşıya ulaşabilmesine rağmen çeşitli nedenlerle aşı yaptırmayı geciktirmesi veya reddetmesi olarak tanımlandığını kaydeden Öngel, bu durumun arkasında bilgi kirliliği, sosyal medyada yayılan doğrulanmamış içerikler ve aşıların yan etkilerine ilişkin bilimsel temelden uzak iddiaların yer aldığını anlattı. - Aşı tereddüdü toplum sağlığını tehdit ediyor Öngel, dijital mecralarda hızla yayılan bu tür içeriklerin toplumda gereksiz kaygı oluşmasına neden olabildiğine işaret ederek, şöyle devam etti: "Yoğun bakımda takip edilen bazı hastalarda, aşıya ilişkin yanlış veya eksik bilgiler nedeniyle aşılanmanın ertelendiği ya da reddedildiği görülebilmektedir. Oysa aşılar, uzun yıllardır güvenlik ve etkinlik açısından titizlikle izlenen uygulamalardır. Bu tür yanlış bilgiler, yalnızca bireyleri değil, toplum sağlığını da riske atmaktadır." Toplumda bağışıklık düzeyi azaldığında, hastalıkların daha geniş kitlelere yayılabildiğini ve ağır seyreden vakaların sayısı artabildiğini vurgulayan Öngel, bu durumun da hastaneye yatış oranlarını ve yoğun bakım ihtiyacını doğrudan etkileyen bir faktör olduğunu anlattı. Öngel, aşıyla önlenebilir hastalıkların yeniden yaygınlaşmasının, yalnızca bireysel sağlık açısından değil, sağlık sistemleri açısından da önemli bir yük oluşturabildiğini ve özellikle risk grubunda yer alan bireylerde hastalıkların daha ağır seyretmesinin, yoğun bakım ihtiyacını artırabildiğini aktardı. Aşıların bireysel korumanın ötesinde toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkati çeken Öngel, "Aşılama, yalnızca kişinin kendisini korumasını değil, aynı zamanda toplumdaki kırılgan grupların da korunmasını sağlar. Bu nedenle aşı tereddüdünün azaltılması, toplum sağlığının sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır." değerlendirmelerinde bulundu.
- Medicana Kadıköy Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Doç. Dr. Elif Öngel: - "Aşılama, yalnızca kişinin kendisini korumasını değil, aynı zamanda toplumdaki kırılgan grupların da korunmasını sağlar"

İSTANBUL (AA) - Medicana Sağlık Grubu Anesteziyoloji ve Reanimasyon Bölümü'nden Doç. Dr. Elif Öngel, aşı tereddüdünün yalnızca bireysel bir tercih değil, sağlık sistemini doğrudan etkileyen bir risk olduğunu belirtti.

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, bulaşıcı hastalıklara karşı en etkili koruyucu yöntemlerden biri olan aşılama, yalnızca hastalığın ortaya çıkmasını değil, aynı zamanda ağır seyretmesini de engelleyen temel bir halk sağlığı uygulaması olarak öne çıkıyor.

Son yıllarda aşı tereddüdünde gözlenen artış ise toplum genelinde bağışıklık düzeyinin düşmesine ve aşıyla önlenebilir hastalıkların yeniden gündeme gelmesine neden oluyor. Bu durum, yalnızca hastalık sıklığını değil, hastaneye yatış ve yoğun bakım ihtiyacını da doğrudan etkileyebiliyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Elif Öngel, aşıların sağlık sistemi üzerindeki yükü azaltmada büyük rol oynadığını ve aşılama oranlarındaki düşüşün özellikle ağır hastalık tablolarında yoğun şekilde hissedildiğini belirtti.

Öngel, yoğun bakım pratiğinde karşılaşılan vakaların önemli bir bölümünün aşısız ya da eksik aşılı bireylerden oluşabildiğinin altını çizerek, konunun yalnızca bireysel sağlıkla sınırlı olmadığını vurguladı.

Aşı tereddüdünün bireylerin aşıya ulaşabilmesine rağmen çeşitli nedenlerle aşı yaptırmayı geciktirmesi veya reddetmesi olarak tanımlandığını kaydeden Öngel, bu durumun arkasında bilgi kirliliği, sosyal medyada yayılan doğrulanmamış içerikler ve aşıların yan etkilerine ilişkin bilimsel temelden uzak iddiaların yer aldığını anlattı.

- Aşı tereddüdü toplum sağlığını tehdit ediyor

Öngel, dijital mecralarda hızla yayılan bu tür içeriklerin toplumda gereksiz kaygı oluşmasına neden olabildiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

"Yoğun bakımda takip edilen bazı hastalarda, aşıya ilişkin yanlış veya eksik bilgiler nedeniyle aşılanmanın ertelendiği ya da reddedildiği görülebilmektedir. Oysa aşılar, uzun yıllardır güvenlik ve etkinlik açısından titizlikle izlenen uygulamalardır. Bu tür yanlış bilgiler, yalnızca bireyleri değil, toplum sağlığını da riske atmaktadır."

Toplumda bağışıklık düzeyi azaldığında, hastalıkların daha geniş kitlelere yayılabildiğini ve ağır seyreden vakaların sayısı artabildiğini vurgulayan Öngel, bu durumun da hastaneye yatış oranlarını ve yoğun bakım ihtiyacını doğrudan etkileyen bir faktör olduğunu anlattı.

Öngel, aşıyla önlenebilir hastalıkların yeniden yaygınlaşmasının, yalnızca bireysel sağlık açısından değil, sağlık sistemleri açısından da önemli bir yük oluşturabildiğini ve özellikle risk grubunda yer alan bireylerde hastalıkların daha ağır seyretmesinin, yoğun bakım ihtiyacını artırabildiğini aktardı.

Aşıların bireysel korumanın ötesinde toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkati çeken Öngel, "Aşılama, yalnızca kişinin kendisini korumasını değil, aynı zamanda toplumdaki kırılgan grupların da korunmasını sağlar. Bu nedenle aşı tereddüdünün azaltılması, toplum sağlığının sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır." değerlendirmelerinde bulundu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.