dask

OPET Tarihe Saygı Projesi Sosyal Etki Analizi Raporu yayımlandı

Ekonomi (AA) - Anadolu Ajansı | 07.04.2026 - 12:53, Güncelleme: 07.04.2026 - 14:59 26 kez okundu.
 

OPET Tarihe Saygı Projesi Sosyal Etki Analizi Raporu yayımlandı

- OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk: - "Kültürel miras korunurken, turizmin canlandığını, yerel ekonominin güçlendiğini görmek, bizim için son derece kıymetli"
İSTANBUL (AA) - Çanakkale ve Gelibolu Tarihi Yarımadasında OPET'in devam eden Tarihe Saygı Projesi'ne yönelik hazırlanan ve projenin sahadaki somut karşılığını içeren Sosyal Etki Analizi Raporunun sonuçları paylaşıldı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Fakültesi Uygulamalı İstatistik Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burcu Mestav tarafından hazırlanan "OPET Tarihe Saygı Projesi-Çanakkale Gelibolu Tarihi Yarımada ve Truva Köyleri Sosyal Etki Analizi Raporu", Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) "Çıktı-Sonuç-Etki-Sosyo-Kültürel" etki analizi çerçevesi kullanılarak gerçekleşti. Tüm başlıklarda 4,40'ın üzerinde puan alan projenin kültürel mirası koruduğu, yerel ekonomiyi canlandırdığı, yerel topluluklar, turizm profesyonelleri ve ziyaretçiler nezdinde güçlü bir kabul gördüğü belirtildi. Sosyal etki araştırmasına göre, proje, yüzde 100'e yakın toplumsal kabul oranı ile yalnızca bir sosyal sorumluluk projesi değil, aynı zamanda Türkiye genelinde uygulanabilecek örnek bir kalkınma modeli olarak öne çıkıyor. OPET'in Çanakkale ve Gelibolu Tarihi Yarımadasında 2006'da başlattığı proje kapsamında 10 köy (Alçıtepe, Seddülbahir, Bigalı, Kilitbahir, Kocadere, Behramlı, Büyük ve Küçük Anafarta, Tevfikiye, Çıplak) ile Eceabat ilçesinde çevre düzenlemeleri yapılırken, müzeler ile kültür merkezleri oluşturuldu ve bölge halkına yönelik çeşitli eğitimler verildi. Proje dahilinde 57. Alay ve Akbaş şehitlikleri aslına uygun olarak restore edildi ve Eceabat'ta işlevini yitiren okulun yerine modern bir ilköğretim okulu inşa edildi. Çanakkale merkez ve Gelibolu Tarihi Yarımadasının 10 köyünde ikamet eden yerel halk ve 182 profesyonel turist rehberinin katılımıyla yürütülen araştırma sonrasında elde edilen bulgulara göre, yöre halkının yüzde 93,4'ü, turist rehberlerinin ise yüzde 93'ü projeyi başarılı olarak değerlendirdi. Çalışmada birleştirilmiş (iki grup) kompozit skor 100 üzerinden 91,5 olarak hesaplandı. Skor, uluslararası değerlendirme kriterleri ve ILO karar çerçevesinde "koşulsuz devam" kategorisinde değerlendirildi. Yöre halkının yüzde 90,9'u, turist rehberlerinin ise yüzde 91,8'i projenin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Rehberlerin yüzde 98,3'ü ziyaretçi artışı gözlemlerken, yöre halkının yüzde 92,7'si bölge cazibesinin arttığı görüşünü paylaştı. Turist rehberlerinin yüzde 92'si, ziyaretçi trafiğinde yüzde 20'nin üzerinde artış gözlemlediğini aktardı. Yüzde 40 oranında bir artışla Alçıtepe, Bigalı ve Tevfikiye Arkeo-Köy, ziyaretçi sayısında yüksek oranda artışın sağlandığı ve buna bağlı olarak ekonomik açıdan fayda sağlayan köyler oldu. - 57. Alay Şehitliği, tüm rotaların merkezi oldu Yöre halkının ziyaret ettiği alanlar incelendiğinde yüzde 82,8 ile 57. Alay Şehitliği, yüzde 78,8 ile Akbaş Şehitliği ve yüzde 63,1 ile Eceabat Şehitler Camisi öne çıktı. Rehberlerin rota tercihleri analiz edildiğinde yüzde 100 erişim ile 57. Alay Şehitliği, tüm rotaların merkezinde yer aldı. Profesyonel turist rehberleri verilerine göre, Arkeo-Köy Tevfikiye yüzde 95,6 ziyaret oranına ulaşırken, Etno-Köy Çıplak ise yüzde 64 oranında tur rotalarına dahil edildi. Yöre halkı araştırmasına göre, katılımcıların yüzde 90,5'i yenilenen tuvaletleri projenin yaygın bilinen altyapı unsuru olarak belirtti. Yöre halkı katılımcılarının yüzde 47,4'ü OPET ismini doğrudan anarken, yüzde 56,2'si projeye yönelik memnuniyetini teşekkür ederek ifade etti. Küçük Anafarta ve Büyük Anafarta köyleri yüzde 100 paydaş onay oranıyla projenin yüksek toplumsal kabulüne ulaşan yerleşimleri oldu. Kocadere, Seddülbahir ve Kilitbahir köyleri ise yüzde 90 bandındaki istikrarlı performanslarıyla projenin sürdürülebilir toplumsal etkisini yansıttı. Proje kapsamında düzenlenen mesleki gelişim kurslarına katılan 78 kişinin yüzde 73'ünü kadınlar oluşturdu. Stant kullanımında kadın oranı yüzde 23,7 ile yüzde 13,6 oranındaki erkeklerin yaklaşık iki katına ulaştı. Yöre halkı arasında sosyo-kültürel etki puanı 5 üzerinden 4,75 ortalama elde etti. - "Sahada somut bir karşılık buldu" Açıklamada görüşlerine yer verilen Tarihe Saygı Projesi'nin lideri OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, binlerce yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapan, tarihi dokusuyla eşsiz bir bölge olan Çanakkale ve Gelibolu Yarımadasının milletin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde özel bir yere sahip olduğunu belirtti. Öztürk, 2006'da başlattıkları projenin aradan geçen 20 yılda bu toprakların tarihi ve manevi mirasını koruyan, köyleri yeniden ayağa kaldıran, şehitlikleri hak ettiği şekilde düzenleyen, müze ve kültür alanlarıyla bölgeye değer katan kapsamlı bir dönüşüm hareketine dönüştüğüne değinerek, şunları kaydetti: "Kültürel miras korunurken, turizmin canlandığını, yerel ekonominin güçlendiğini görmek, bizim için son derece kıymetli. Ama belki de en anlamlı kazanım, insanların geçmişleriyle daha güçlü bir bağ kurabilmesi, bu toprakların hikayesini hissederek sahiplenmesi oldu. Sosyal Etki Analizi Raporu'nda belirtildiği gibi projemizin sahada somut bir karşılık bulması, yerel halktan turizm profesyonellerine kadar geniş bir kesim tarafından benimsenmesi, bizleri ayrıca gururlandırıyor. Bu projeyi geçmişimize duyduğumuz saygının ve geleceğe karşı sorumluluğumuzun bir ifadesi olarak görüyoruz. Tüm bu çalışmalarımızla OPET markasının toplumsal duyarlılığını ve ülkesine olan bağlılığını, sevgisini göstermiş olmak, bizim için ayrı bir mutluluk ve onur kaynağı."    
- OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk: - "Kültürel miras korunurken, turizmin canlandığını, yerel ekonominin güçlendiğini görmek, bizim için son derece kıymetli"

İSTANBUL (AA) - Çanakkale ve Gelibolu Tarihi Yarımadasında OPET'in devam eden Tarihe Saygı Projesi'ne yönelik hazırlanan ve projenin sahadaki somut karşılığını içeren Sosyal Etki Analizi Raporunun sonuçları paylaşıldı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Fakültesi Uygulamalı İstatistik Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burcu Mestav tarafından hazırlanan " OPET Tarihe Saygı Projesi-Çanakkale Gelibolu Tarihi Yarımada ve Truva Köyleri Sosyal Etki Analizi Raporu", Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) "Çıktı-Sonuç-Etki-Sosyo-Kültürel" etki analizi çerçevesi kullanılarak gerçekleşti.

Tüm başlıklarda 4,40'ın üzerinde puan alan projenin kültürel mirası koruduğu, yerel ekonomiyi canlandırdığı, yerel topluluklar, turizm profesyonelleri ve ziyaretçiler nezdinde güçlü bir kabul gördüğü belirtildi.

Sosyal etki araştırmasına göre, proje, yüzde 100'e yakın toplumsal kabul oranı ile yalnızca bir sosyal sorumluluk projesi değil, aynı zamanda Türkiye genelinde uygulanabilecek örnek bir kalkınma modeli olarak öne çıkıyor.

OPET'in Çanakkale ve Gelibolu Tarihi Yarımadasında 2006'da başlattığı proje kapsamında 10 köy (Alçıtepe, Seddülbahir, Bigalı, Kilitbahir, Kocadere, Behramlı, Büyük ve Küçük Anafarta, Tevfikiye, Çıplak) ile Eceabat ilçesinde çevre düzenlemeleri yapılırken, müzeler ile kültür merkezleri oluşturuldu ve bölge halkına yönelik çeşitli eğitimler verildi. Proje dahilinde 57. Alay ve Akbaş şehitlikleri aslına uygun olarak restore edildi ve Eceabat'ta işlevini yitiren okulun yerine modern bir ilköğretim okulu inşa edildi.

Çanakkale merkez ve Gelibolu Tarihi Yarımadasının 10 köyünde ikamet eden yerel halk ve 182 profesyonel turist rehberinin katılımıyla yürütülen araştırma sonrasında elde edilen bulgulara göre, yöre halkının yüzde 93,4'ü, turist rehberlerinin ise yüzde 93'ü projeyi başarılı olarak değerlendirdi.

Çalışmada birleştirilmiş (iki grup) kompozit skor 100 üzerinden 91,5 olarak hesaplandı. Skor, uluslararası değerlendirme kriterleri ve ILO karar çerçevesinde "koşulsuz devam" kategorisinde değerlendirildi. Yöre halkının yüzde 90,9'u, turist rehberlerinin ise yüzde 91,8'i projenin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Rehberlerin yüzde 98,3'ü ziyaretçi artışı gözlemlerken, yöre halkının yüzde 92,7'si bölge cazibesinin arttığı görüşünü paylaştı. Turist rehberlerinin yüzde 92'si, ziyaretçi trafiğinde yüzde 20'nin üzerinde artış gözlemlediğini aktardı. Yüzde 40 oranında bir artışla Alçıtepe, Bigalı ve Tevfikiye Arkeo-Köy, ziyaretçi sayısında yüksek oranda artışın sağlandığı ve buna bağlı olarak ekonomik açıdan fayda sağlayan köyler oldu.

- 57. Alay Şehitliği, tüm rotaların merkezi oldu

Yöre halkının ziyaret ettiği alanlar incelendiğinde yüzde 82,8 ile 57. Alay Şehitliği, yüzde 78,8 ile Akbaş Şehitliği ve yüzde 63,1 ile Eceabat Şehitler Camisi öne çıktı. Rehberlerin rota tercihleri analiz edildiğinde yüzde 100 erişim ile 57. Alay Şehitliği, tüm rotaların merkezinde yer aldı. Profesyonel turist rehberleri verilerine göre, Arkeo-Köy Tevfikiye yüzde 95,6 ziyaret oranına ulaşırken, Etno-Köy Çıplak ise yüzde 64 oranında tur rotalarına dahil edildi.

Yöre halkı araştırmasına göre, katılımcıların yüzde 90,5'i yenilenen tuvaletleri projenin yaygın bilinen altyapı unsuru olarak belirtti. Yöre halkı katılımcılarının yüzde 47,4'ü OPET ismini doğrudan anarken, yüzde 56,2'si projeye yönelik memnuniyetini teşekkür ederek ifade etti.

Küçük Anafarta ve Büyük Anafarta köyleri yüzde 100 paydaş onay oranıyla projenin yüksek toplumsal kabulüne ulaşan yerleşimleri oldu. Kocadere, Seddülbahir ve Kilitbahir köyleri ise yüzde 90 bandındaki istikrarlı performanslarıyla projenin sürdürülebilir toplumsal etkisini yansıttı.

Proje kapsamında düzenlenen mesleki gelişim kurslarına katılan 78 kişinin yüzde 73'ünü kadınlar oluşturdu. Stant kullanımında kadın oranı yüzde 23,7 ile yüzde 13,6 oranındaki erkeklerin yaklaşık iki katına ulaştı. Yöre halkı arasında sosyo-kültürel etki puanı 5 üzerinden 4,75 ortalama elde etti.

- "Sahada somut bir karşılık buldu"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Tarihe Saygı Projesi'nin lideri OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, binlerce yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapan, tarihi dokusuyla eşsiz bir bölge olan Çanakkale ve Gelibolu Yarımadasının milletin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde özel bir yere sahip olduğunu belirtti.

Öztürk, 2006'da başlattıkları projenin aradan geçen 20 yılda bu toprakların tarihi ve manevi mirasını koruyan, köyleri yeniden ayağa kaldıran, şehitlikleri hak ettiği şekilde düzenleyen, müze ve kültür alanlarıyla bölgeye değer katan kapsamlı bir dönüşüm hareketine dönüştüğüne değinerek, şunları kaydetti:

"Kültürel miras korunurken, turizmin canlandığını, yerel ekonominin güçlendiğini görmek, bizim için son derece kıymetli. Ama belki de en anlamlı kazanım, insanların geçmişleriyle daha güçlü bir bağ kurabilmesi, bu toprakların hikayesini hissederek sahiplenmesi oldu. Sosyal Etki Analizi Raporu'nda belirtildiği gibi projemizin sahada somut bir karşılık bulması, yerel halktan turizm profesyonellerine kadar geniş bir kesim tarafından benimsenmesi, bizleri ayrıca gururlandırıyor. Bu projeyi geçmişimize duyduğumuz saygının ve geleceğe karşı sorumluluğumuzun bir ifadesi olarak görüyoruz. Tüm bu çalışmalarımızla OPET markasının toplumsal duyarlılığını ve ülkesine olan bağlılığını, sevgisini göstermiş olmak, bizim için ayrı bir mutluluk ve onur kaynağı."

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.