dask

Temiz çevre için sıfır atık ve koruma projelerine ağırlık verilmesi öneriliyor

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 28.04.2026 - 12:05, Güncelleme: 28.04.2026 - 12:35 52 kez okundu.
 

Temiz çevre için sıfır atık ve koruma projelerine ağırlık verilmesi öneriliyor

- 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ne katılan Van YYÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Feray Gökdere: - "İklim değişikliğine uyum sürecinde yeni teknolojiler geliştirmeli, sıfır atık ve çevre koruma projelerine ağırlık vermeliyiz. Bu şekilde süreci daha sağlıklı yönetebilir ve gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakabiliriz"
VAN (AA) - EMRE ILIKAN - Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ayşegül Feray Gökdere, iklim değişikliğine uyum sürecinde sıfır atık ve çevre koruma projelerine ağırlık verilmesini önerdi. Van Gölü Havzası'nda, Türkiye'nin farklı bölgelerinde ve Sibirya'da 2005'ten bu yana küresel iklim değişikliği, yağış rejimi, kuraklık ve su kaynakları üzerine bilimsel çalışmalar yürüten Gökdere, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ne katılan ekipte yer aldı. Antarktika Bilim Seferi'ndeki akademisyenlerle küresel iklimden yer bilimlerine, yakın uzay çalışmalarından biyolojik çeşitliliğe, sağlık ve tarımdan ekosistem dinamiklerine kadar birçok alanda araştırma yapan Gökdere, burada elde ettiği bilgileri yürüttüğü çalışmalardaki verilerle karşılaştırma imkanı buldu. Çalışmalarını akademisyenler ve öğrencilerle de paylaşan Gökdere, AA muhabirine, Cumhurbaşkanlığının, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsünün bilime verdiği desteğin önemli olduğunu söyledi. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'nin çok başarılı geçtiğini belirten Gökdere, "Bilimsel araştırmalarımızı yaptık, örneklerimizi topladık. Ben paleoiklim alanında çalışıyorum. Paleoiklim konusunda şöyle bir durum var, geçmişin izlerini sürerek geleceğe yönelik tahminler yapıyor, projeksiyonlar oluşturuyoruz. Bu çalışmaların en iyi yapıldığı yer ise Antarktika. En net veriler buradan elde ediliyor. Buradan elde ettiğimiz verileri, daha önce küresel ölçekte yaptığımız çalışmalarla elde ettiğimiz verilerle karşılaştırarak gelecekteki iklim değişikliklerine yönelik projeksiyonlar oluşturmayı hedefliyoruz. İhtiyaç duyduğumuz materyalleri örnekleyebildiğimiz için bu süreçte kendimi çok mutlu ve başarılı hissediyorum." değerlendirmesinde bulundu. - "İklim sisteminde artık çok daha hızlı ve belirgin değişimler gözlemliyoruz" Küresel iklim değişikliği konusunda 2005'ten bu yana bilimsel çalışmalar yaptığını anlatan Gökdere, Van Gölü'nün iklim geçmişinin araştırıldığı projede de yer aldığını, araştırmalarının hep bu doğrultuda geliştiğini ifade etti. Gökdere, Türkiye ve Rusya işbirliğinde 2015-2018 yıllarında Sibirya'da ve Türkiye'deki bazı göllerde çalışma yaptığını belirterek, şunları kaydetti: "Farklı bölgelerden alınan örneklerle çalışmalarımızı sürdürdük. Yeni projeyle Antarktika'dan elde ettiğimiz verilerle karşılaştırmalar yaparak daha güçlü projeksiyonlar oluşturmayı hedefliyoruz. Bu çalışmaların hem ülkemize bilimsel katkı sağlayacağını hem de uluslararası alanda önemli bir altlık oluşturacağını düşünüyorum. İklim hızla değişiyor, artık bir iklim kriziyle karşı karşıyayız. Bu noktadan sonra hem ulusal hem de uluslararası düzeyde iklim değişikliğine uyum sürecinin tartışılması gerekiyor. İklim sisteminde artık çok daha hızlı ve belirgin değişimler gözlemliyoruz. Artan sıcaklıklar, düzensiz yağışlar, kuraklık ve aşırı hava olayları bize açıkça bir iklim kriziyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bu süreci yönetebilmek için sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik politikaları hayata geçirmeli, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeli, su ve doğal kaynakları daha verimli kullanmalı ve sıfır atık ile çevre koruma projelerine ağırlık vermeliyiz." Gökdere, doğada insan etkisinin azaltılması gerektiğini ancak bazı geri dönüşü olmayan noktalara gelindiğine dikkati çekerek, "Bu nedenle iklim değişikliğine uyum sürecinde yeni teknolojiler geliştirmeli, sıfır atık ve çevre koruma projelerine ağırlık vermeliyiz. Bu şekilde süreci daha sağlıklı yönetebilir ve gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakabiliriz. Bu yüzden bu tür çalışmalar önem taşıyor." dedi. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ne katılım sürecine değinen Gökdere, "Buraya katılabilmek için bir fikrinizin olması gerekiyor. Ben de bir fikirle yola çıktım. Bu süreçte verilen destekler için Cumhurbaşkanlığımıza, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü ekibine teşekkür ederim. Bunlar kolay süreçler değil ancak bu tür çalışmalar artık yapılabilir hale geldi. Bu da yeni projelerin önünü açacaktır." diye konuştu.
- 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ne katılan Van YYÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Feray Gökdere: - "İklim değişikliğine uyum sürecinde yeni teknolojiler geliştirmeli, sıfır atık ve çevre koruma projelerine ağırlık vermeliyiz. Bu şekilde süreci daha sağlıklı yönetebilir ve gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakabiliriz"

VAN (AA) - EMRE ILIKAN - Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ayşegül Feray Gökdere, iklim değişikliğine uyum sürecinde sıfır atık ve çevre koruma projelerine ağırlık verilmesini önerdi.

Van Gölü Havzası'nda, Türkiye'nin farklı bölgelerinde ve Sibirya'da 2005'ten bu yana küresel iklim değişikliği, yağış rejimi, kuraklık ve su kaynakları üzerine bilimsel çalışmalar yürüten Gökdere, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ne katılan ekipte yer aldı.

Antarktika Bilim Seferi'ndeki akademisyenlerle küresel iklimden yer bilimlerine, yakın uzay çalışmalarından biyolojik çeşitliliğe, sağlık ve tarımdan ekosistem dinamiklerine kadar birçok alanda araştırma yapan Gökdere, burada elde ettiği bilgileri yürüttüğü çalışmalardaki verilerle karşılaştırma imkanı buldu.

Çalışmalarını akademisyenler ve öğrencilerle de paylaşan Gökdere, AA muhabirine, Cumhurbaşkanlığının, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsünün bilime verdiği desteğin önemli olduğunu söyledi.

10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'nin çok başarılı geçtiğini belirten Gökdere, "Bilimsel araştırmalarımızı yaptık, örneklerimizi topladık. Ben paleoiklim alanında çalışıyorum. Paleoiklim konusunda şöyle bir durum var, geçmişin izlerini sürerek geleceğe yönelik tahminler yapıyor, projeksiyonlar oluşturuyoruz. Bu çalışmaların en iyi yapıldığı yer ise Antarktika. En net veriler buradan elde ediliyor. Buradan elde ettiğimiz verileri, daha önce küresel ölçekte yaptığımız çalışmalarla elde ettiğimiz verilerle karşılaştırarak gelecekteki iklim değişikliklerine yönelik projeksiyonlar oluşturmayı hedefliyoruz. İhtiyaç duyduğumuz materyalleri örnekleyebildiğimiz için bu süreçte kendimi çok mutlu ve başarılı hissediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

- "İklim sisteminde artık çok daha hızlı ve belirgin değişimler gözlemliyoruz"

Küresel iklim değişikliği konusunda 2005'ten bu yana bilimsel çalışmalar yaptığını anlatan Gökdere, Van Gölü'nün iklim geçmişinin araştırıldığı projede de yer aldığını, araştırmalarının hep bu doğrultuda geliştiğini ifade etti.

Gökdere, Türkiye ve Rusya işbirliğinde 2015-2018 yıllarında Sibirya'da ve Türkiye'deki bazı göllerde çalışma yaptığını belirterek, şunları kaydetti:

"Farklı bölgelerden alınan örneklerle çalışmalarımızı sürdürdük. Yeni projeyle Antarktika'dan elde ettiğimiz verilerle karşılaştırmalar yaparak daha güçlü projeksiyonlar oluşturmayı hedefliyoruz. Bu çalışmaların hem ülkemize bilimsel katkı sağlayacağını hem de uluslararası alanda önemli bir altlık oluşturacağını düşünüyorum. İklim hızla değişiyor, artık bir iklim kriziyle karşı karşıyayız. Bu noktadan sonra hem ulusal hem de uluslararası düzeyde iklim değişikliğine uyum sürecinin tartışılması gerekiyor. İklim sisteminde artık çok daha hızlı ve belirgin değişimler gözlemliyoruz. Artan sıcaklıklar, düzensiz yağışlar, kuraklık ve aşırı hava olayları bize açıkça bir iklim kriziyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bu süreci yönetebilmek için sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik politikaları hayata geçirmeli, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeli, su ve doğal kaynakları daha verimli kullanmalı ve sıfır atık ile çevre koruma projelerine ağırlık vermeliyiz."

Gökdere, doğada insan etkisinin azaltılması gerektiğini ancak bazı geri dönüşü olmayan noktalara gelindiğine dikkati çekerek, "Bu nedenle iklim değişikliğine uyum sürecinde yeni teknolojiler geliştirmeli, sıfır atık ve çevre koruma projelerine ağırlık vermeliyiz. Bu şekilde süreci daha sağlıklı yönetebilir ve gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakabiliriz. Bu yüzden bu tür çalışmalar önem taşıyor." dedi.

10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ne katılım sürecine değinen Gökdere, "Buraya katılabilmek için bir fikrinizin olması gerekiyor. Ben de bir fikirle yola çıktım. Bu süreçte verilen destekler için Cumhurbaşkanlığımıza, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü ekibine teşekkür ederim. Bunlar kolay süreçler değil ancak bu tür çalışmalar artık yapılabilir hale geldi. Bu da yeni projelerin önünü açacaktır." diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.